{"title":"Politika - Siyaset","description":null,"products":[{"product_id":"devrimciler-de-insandir","title":"Devrimciler de İnsandır","description":"\u003cdiv\u003eUğur Ayken, 1975-76 döneminde ODTÜ-ÖTK’nın ve 1977’de Dev-Genç’in kurucularından birisi. Daha sonrasında TMMOB başta olmak üzere üzere devrimci mücadelenin çeşitli alanlarında yer aldı, 12 Eylül döneminde de Ana Devrimci Yol\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003edavasında yargılandı ve Mamak Cezaevinde yattı.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e“Devrimciler de İnsandır”, Uğur Ayken’in ağırlıkla o dönemlerdeki ve kısmen de sonrasındaki bazı ilginç anılarını sade ve akıcı bir dille kaleme aldığı bir kitap. Kitabı okurken Ayken’in en zorlu anların içinde nasıl ince bir mizahi bakışı\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eyakaladığını göreceksiniz. Bitirdiğinizde ise bir devrimcinin güçlü, özverili, kıvrak ve yaşam sevinci ile dolu yanlarının yanısıra bir taşra delikanlısının hayat karşısındaki acemiliklerini, zayıflıklarını, naifliklerini de göreceksiniz.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBir çırpıda okuyacağınız bu kitap sizde hoş bir duygu bırakacak, ilginç anılar okumanın lezzetini hissettirecek.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48247526031605,"sku":"9786052604199","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/sitee.jpg?v=1781018307"},{"product_id":"ozgurlugun-izinde-anilarim","title":"Özgürlüğün İzinde Anılarım","description":"\u003cp\u003eYakup Kepenek ODTÜ’lülerin çok iyi bildiği, okula kimliğini kazandıran önemli bilim adamlarından ve ülkenin önde gelen iktisatçılarından biri. Çok sayıda kitabı onlarca bilimsel makalesi var, binlerce öğrenci artık bir klasik olan ve şu sırada 33. Basımı piyasada \u003ci\u003eTürkiye Ekonomisi\u003c\/i\u003e kitabını biliyor. Yakup Kepenek aynı zamanda 1970’li yıllardan başlayarak CHP’de siyaset yaptı; Kasım 1992’den bu yana, önce Cumhuriyet’te Nisan  2019’dan sonra da Birgün’de  haftalık köşe yazıları yazıyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eÖzgürlüğün İzinde - Anılar\u003c\/i\u003e adlı kitabıyla, ODTÜ’lülerin Yakup Hoca’sı, bu kez diğer kitaplarından ayrışan bir eserle karşımıza çıkarak yaşamının tüm ayrıntılarını okurla buluşturuyor. Bu anı kitabının en dikkat çeken yönlerinden biri, açık sözlü olması. Yakup Hoca, yaşamına da bir bilim adamı nesnelliğiyle yaklaşmış. Yeri geldikçe, özellikle CHP’deki serüveninde, çuvaldızı kendine batırmaktan kaçınmamış.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ca\u003e\u003c\/a\u003eKaradeniz’in bir köyünde başlayan ve 1968 atmosferinde New York Üniversitesinde ekonomi doktorasına uzanan eğitim yılları, öğretimi, araştırması ve toplumsal sorumluluğu ile  ODTÜ’deki akademik yaşam ve özellikle \u003ci\u003eTürkiye Ekonomisi’\u003c\/i\u003e yazımı; oradaki iç ve dış kamuoyunu etkileyen güçlü bilim çevresinin, özellikle Cahit Arf’ın varlığı; eşi Nuran’ın kardeşi Cihan Alptekin’in Kızıldere’de öldürülmesinin ağır sarsıntıları; 1977’deki 9 aylık boykot döneminde ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneği başkanıyken uğranılan silahlı saldırı; 12 Eylül 1980 baskıcı yönetiminde YÖK eliyle üniversiteden uzaklaştırılma; dönemin demokrasi mücadelesinin en parlak sayfası olan “Aydınlar Dilekçesi”nin kaleme alınış öyküsü; yargı kararıyla 1990’da ODTÜ’ye dönüş; ODTÜ Bilim ve Teknoloji Politikaları Merkezi-TEKPOL’ün  kurulması; gazete yazarlığı ve diğer toplumsal çalışmalar kitapta yer alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSiyasetten dışlandığında, Magnum Opus‘um diyecek kadar emek vererek yazdığı ve tüm gelirini Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneğine bağışladığı “Cumhuriyet Çağdaşlaşmasından Günümüze Türkiye’nin Değişimi” (2. Basım, Remzi 2024), elinizdeki yapıtın da kalbi olma özelliğini taşıyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKepenek’in anılarının en can alıcı kısmı ise kitabın son bölümünü oluşturan CHP’deki politik yaşamı. 1960’ların TİP’inin kapatılmış olması nedeniyle gidilen CHP’de, 1970’li yıllardan bugüne Bülent Ecevit, Erdal İnönü, Murat Karayalçın, Altan Öymen, Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlıklarında yaşanan sosyal demokrasinin macerası dile getiriliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eÖzgürlüğün İzinde,\u003c\/i\u003e ülkede bilim insanı olmanın güçlüklerini sergilemenin yanı sıra ülke siyasetine, özellikle de CHP’nin yakın tarihine ışık tutması açısından da önemli bir belge niteliği taşıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248733040885,"sku":"9786052604564","price":462.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-oi.jpg?v=1781039319"},{"product_id":"haklar-sempozyumu-bildiriler-sunumlar-findikli","title":"Haklar Sempozyumu-Bildiriler, Sunumlar\/Fındıklı","description":"\u003cdiv\u003eMECİ manifestosunun ışığında şekillenen bu eser, hak kavramını yalnızca insan merkezli değil, doğanın ve tüm canlıların yaşam alanlarını kapsayan bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eEkolojik yıkımlardan kentlerin betonlaşmasına, kadın mücadelesinden çocuk haklarına kadar uzanan geniş bir yelpazede, sömürü düzenine karşı onurlu ve eşit bir yaşam talebini yükseltiyor. Kazdağları’ndan Cankurtaran’a, derelerden meydanlara yankılanan bu ses; dünyayı yalnızca kâr aracı olarak gören zihniyete karşı, yaşamı savunmanın en temel hak olduğunu hatırlatan tarihi bir belge niteliği taşıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eFındıklı Belediyesi’nin öncülüğünde kurulan “İnsan Hakları Kentleri Türkiye Ağı” ile yerelden evrensele uzanan bir dayanışma köprüsü kurmayı hedefleyen bu çalışma, sadece bir durum tespiti değil, aynı zamanda güçlü bir eylem çağrısıdır. Adalet, eşitlik ve barışın ancak örgütlü bir mücadeleyle kazanılacağını vurgulayan satırlar, umudu yeniden yeşertmek isteyen herkesi ortak bir direniş zeminine davet ediyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKaradeniz’in kıyısından dünyaya yayılan bu inatçı ve kararlı irade, “bir arada yaşam” hayalinin ve geleceğin inşasının yol haritasını çiziyor.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248733270261,"sku":"9786052604588","price":245.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-hs.jpg?v=1781039324"},{"product_id":"bios","title":"Bios","description":"\u003cp\u003eÇağımızın önemli düşünürlerinden Esposito'nun çağın klasikleri arasında anılan eseri Bios bugünün en önemli başlıklarını ele alan bir eser. \u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBirilerin yaşaması için başkalarının ölmesi mi gerekir? Yaşamımızın ancak başkasının yok olmasıyla güzelleşebileceği inancı kaynağını nerede bulur? İnsanlığın selameti için hangi yaşamlar kurtarılmalı, hangi yaşamlar yok edilmelidir? Yaşanmaya değer yaşamlar ile değerden yoksun yaşamlar arasındaki çizgi kim tarafından nasıl çizilir? Bu çizgi nasıl haklı çıkarılır? Bütün bu sorular epeydir biyopolitikanın gündemini meşgul ediyor. Bunları yanıtlamaksa politikanın, hukukun ve yaşamın hiç olmadığı kadar iç içe geçtiği, hatta üst üste bindiği günümüzde daha da yakıcı hale geliyor. Kitlesel göçler, sağlık stratejileri, salgınlar, doğum, kürtaj ve öjeni politikaları, güvenlik fetişizmi, faşizm, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, sınırsız süresiz olağanüstü hâl politikaları, savaşlar ve hatta barışlar hep bu eksende anlamını buluyor. Yaşamın zıddı artık ölüm değil, başka bir yaşam, başkasının, başkalarının yaşamı. Böyle olduğunda bir yaşam politikası, bir anda bir ölüm fabrikasına dönüşebiliyor. \u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eYaşam dolaysızca politikaya tercüme olurken politikanın giderek biyolojik bir mizaca büründüğü yerde İtalyan düşünür Roberto Esposito, Michel Foucault ve Agamben’den sonra biyopolitikanın belki de en kuvvetli felsefi hattını örüyor. Felsefi diyoruz çünkü Esposito felsefe tarihinde derinlemesine bir yolculuğa çıkıyor. Platon, Aristoteles, Hobbes, Spinoza, Locke ve Nietzsche bu yolculuğun en önemli uğrak yerleri. Heidegger, Arendt, Merleau-Ponty, Simondon, Canguilhem ve Deleuze gibi isimlerse Esposito’nun çağımızın çıkmaz sokaklarını ve kaçış noktalarını tespit ederken diyaloğa girdiği düşünürler. İtalyan düşünürün bu isimlerle kurduğu temaslar salt teorik bir içerikten oluşuyor sanılmasın. Zira onun derdi, modernliğin beşiğindeki liberal bireycilikten beslenip sırf yaşamı muhafaza etmek, onu olası bütün düşmanlara karşı savunmak uğruna totalitarizme varan ve Nazizm’de hem zirve noktasını hem de kıyametini bulan bir ölüm politikasına karşı; yaşamı gelişip serpilmeye, zenginleşmeye, yaratmaya ve çoğaltmaya teşvik eden bir biyopolitika düşüncesi oluşturmak. Bireyseli değil kolektifi; mülkiyeti, el koymayı değil, armağan etmeyi, kamulaştırmayı savunan; başkasını düşman değil, ortak gören bir düşünce bu. Bu düşünceye kulak veriyoruz çünkü Esposito bir yaşam filozofu. Felsefeyi yaşamın, yaşamımızın tam ortasına yerleştiriyor. En karanlık zamanlarında bile politikadan vazgeçmiyor. Yaşamı politikanın bir işlevi, bir enstrümanı olmaktan çıkarıp politikayı yaşamın ta kendisi kılmak istiyor. Belki de bu yüzden politikanın artık bir ölüm kalım meselesi olduğu bu coğrafyada Esposito’nun karamsarlıktan değil, umuttan ve dirençten beslenen yaşam felsefesi ahvalimizi kalbinden yakalıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248734187765,"sku":"9786052604472","price":399.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/adsiz-tasarim.jpg?v=1781039341"},{"product_id":"guvenligin-ilgasi","title":"Güvenliğin İlgası - Bir Manifesto","description":"\u003cdiv\u003eBurjuva toplumunun en yüce kavramı olarak güvenlik, mevcut tüm iktidar yapılarının temelini oluşturur. Güvenlik, yalnız olduğumuz ve kıt kaynaklar üzerinde rekabete mecbur kaldığımızı, özel mülkiyetin doğal bir hak olduğunu, küçük özel yaşam adamızı başkalarının tehdidine karşı korumamız ve bunu yapmak için otoriteye boyun eğmemiz gerektiğini söyleyen canavarca düşüncedir. Güvenlik, insan olsun olmasın, bu gezegeni paylaştığımız her canlıyla dayanışma içinde olmak yerine, Leviathan'a saygı duymamızı ve boyun eğmemizi talep eder. Güvenlik bize, birbirimizin özgürlüğünü gerçekleştirmek yerine, onun önünde engel olduğumuzu söyler.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eAnti-Güvenlik Kolektifi, 2010 yılında kurulmuştur ve polis gücünün radikal bir eleştirisine kendini adayan, sermaye altında güvenliğin hem maddi hem de ideolojik hegemonyasına meydan okuyan bir grup akademisyen ve aktivistten oluşur. Mark Neocleous'un çalışmalarından esinlenen proje, güvenliğin analitik ve politik olarak parçalanması için kavramsal araçlar sağlamaya adanmıştır. Mark Neocleous, Londra Brunel Üniversitesi'nde Eleştirel Ekonomi Politik Profesörüdür. Savaş Erki, Polis Erki (2014); A Critical Theory of Police Power (2021); The Politics of Immunity (2022); ve Pacification (2025) gibi çok sayıda kitabın yazarıdır.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248734712053,"sku":"9786052604465","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-gi.jpg?v=1781039351"},{"product_id":"ulusotesi-tarimsal-hareketlerin-siyasi-dinamikleri","title":"Ulusötesi Tarımsal Hareketlerin Siyasi Dinamikleri","description":"\u003cp\u003eUMUDU VE MÜCADELEYİ KÜRESELLEŞTİRMEK\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e90’ların ortasından beri küresel kapitalist sistemin içerisinde mevcut imkanları zorlayarak bir araya gelen, ulusötesi şirketlerin belirlediği tarımsal politikalara karşı mücadele amaçlarını, söylemlerini ve örgütlenmelerini küreselleştiren toplumsal hareketler var.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTarımsal alanda bunların en etkin ve en bilineni olan La Via Campesina, kırsal sınıfların, yerli toplulukların, göçerlerin, kadınların, gençlerin tarım, avcılık, toplayıcılık faaliyetleri yaparak yaşadıkları yerlerde kalmaya, geçinmeye, umut etmeye, mücadele etmeye ve yaptığı her şeyi yerel düzeyden ulusötesi düzeye kadar taşıyabilme kapasitesi geliştirmesi açısından örnek bir hareket. Brezilya’da topraksız kır işçilerinin düzenlediği bir etkinlikte La Via Campesina sloganları atıldığını görebileceğiniz gibi, farklı ülkelerden emekçilerin katıldığı uluslararası bir toplantıda da La Via Campesina’nın fikirlerinin, söylemlerinin, aktivistlerinin etkin bir şekilde yer aldığını görebilirsiniz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eElinizdeki kitap, başta La Via Campesina olmak üzere dünyayı sarsacak türde küresel çapta örgütlenerek ulusötesi tarım-gıda sistemine karşı mücadele eden hareketleri eleştirel bir şekilde değerlendiriyor. Tarımsal sınıfların kendi içindeki farklılaşmaların yanı sıra, farklı ülkelerdeki rekabet halindeki örgütlenmeleri, bu örgütlenmelerin karşılaştığı zorlukları ve bunlarla başa çıkmak için yürüttükleri mücadeleleri ele alan bu kitap, dolayısıyla kırsal dönüşüme, tarımsal sınıflara, yerel, bölgesel, ulusal ve küresel ölçekli örgütlenmelere yönelik fikir yürüten herkesin ilgisini çekecek, yeni bakış açıları sunan bir özellik taşıyor. Ayrıca, Türkiye’de çiftçilerin hak arayışlarının ve eylemliliklerinin arttığı bir döneme denk gelmesi kitabın içeriğini daha da anlamlı kılıyor. Ulusötesi hareketleri çok yakından takip eden ve bu hareketlere çeşitli düzeylerde katkı sunan iki aktivist-araştırmacının hazırladığı bu kitabın Türkiye'de tarımda yaşanan neoliberal dönüşüme karşı mücadele umudu taşıyan herkese katkı sunmasını diliyoruz\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248735564021,"sku":"9786052604410","price":262.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-uo.jpg?v=1781039368"},{"product_id":"sona-dogru-akp","title":"Sona Doğru Akp","description":"\u003cp\u003e1970’li yıllardan bu yana Türkiye ekonomisi üzerine yazan İktisatçı Mustafa Sönmez, bu kez AKP’nin tüm serüvenini ele aldı. AKP’ye ilişkin birçok yazı ve kitabı olan yazar, bu kitabında AKP’nin iktisadi politikalarını ele alırken kitabın ana tezini de bu politikaların aslında İslamo-faşist bir rejim inşası açısından bir araç olarak kullanıldığı olarak belirliyor. Bu perspektif ışığında kitap iktisadi vurguların ötesine geçerek siyasal bir boyut kazanıyor. AKP’yi çeyrek asırlık tarihi içinde değerlendiren kitap; bu rejimin inşasında iktisadi olarak neoliberal politikaların nasıl kullanıldığını, yeri geldiğinde bunlardan nasıl sapıldığını, bu serüvenin yaşadığı tökezlemeleri, giderek iflasa sürüklenme olasılıklarını ele alıyor. Bu noktada kritik vurguyu da muhalefetin izleyeceği\/izlemesi gereken politikalara yapıyor.\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eAKP’nin serüvenini ele alırken 19 Mart 2025 sürecini de değerlendiren kitap, güncel boyutlarıyla ufuk açıcı özellikler kazanıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248735727861,"sku":"9786052604397","price":301.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-sda.jpg?v=1781039372"},{"product_id":"veri-gaspi","title":"Veri Gaspı","description":"\u003cp\u003eBu kitap, günümüzün teknoloji devlerinin veri çıkarıcı uygulamalarının sömürgeciliğin devamı olduğuna dair ikna edici bir argüman ve kolektif direniş için önemli bir rehber sunuyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eMeta, Amazon ve Alphabet gibi büyük teknoloji şirketleri, e-postalarımızı kontrol ettiğimizde, adımlarımızı saydığımızda, çevrimiçi alışveriş yaptığımızda ve işe gidip gelirken bilgi toplayarak günlük hayatlarımıza eşi benzeri görülmemiş bir erişime sahip. Büyük teknolojinin gözetimi ve insanlar üzerindeki etkileri oldukça kapsamlı ve ciddi sonuçlar doğuruyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eUlises A. Mejias ve Nick Couldry'nin bu ufuk açıcı kitapta gösterdiği gibi, bu muazzam veri birikimi hızla büyüyen bir endüstrinin tesadüfi sonucu değildir. Tıpkı ulusların haksız yere zenginlik ve hakimiyet için toprak ve maden çalması gibi teknoloji şirketleri de hayatlarımız için önemli olan kişisel verileri çalıyor. Mejias ve Couldry, bu soygunun tüm kapsamını ancak sömürgecilik çerçevesinde kavrayabileceğimizi savunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGeçmişteki toprak gaspları gibi günümüzün veri gaspı da verilerimizi kendi çıkarlarımıza karşı şirket kârı elde etmek için hammaddeye dönüştürüyor. Tarihsel sömürgecilik gibi günümüzün teknoloji şirketleri de yeni bir sosyal ve ekonomik düzen inşa eden, iş güvencesizliğine yol açan ve çevreyi bozan sömürgeci bir iş yapma biçimi tasarlıyorlar. Bu yöntemler küresel eşitsizliği derinleştiriyor, şirket zenginliğini Küresel Kuzey'de yoğunlaştırıyor ve ayrımcı algoritmalar ortaya çıkarıyor. Peki başka bir seçeneğimiz var mı?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ca\u003e\u003c\/a\u003e\u003ci\u003eVeri Gaspı\u003c\/i\u003e böyle bir seçeneğimiz olduğunu savunuyor: Sömürgeciliğin bu yeni biçimine karşı koymak için önceki direniş biçimlerinden öğrenmemiz ve tamamen yeni direniş biçimleri hayal etmek için birlikte çalışmamız gerekiyor. Mejias ve Couldry, sömürücü teknoloji uygulamalarına başarıyla karşı koyan seçmenlerin, işçilerin, aktivistlerin ve ötekileştirilmiş toplulukların hikayelerini paylaşıyor. Dünyamızı dönüştüren dijital medyanın keskin bir tartışması olan bu kitap, internet çağında mahremiyet, kendi kaderini tayin ve adalet konusunda endişeleri olan herkes için okunması gereken temel bir eser.\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248738840821,"sku":"9786052604373","price":402.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-vg.jpg?v=1781039420"},{"product_id":"kelebekler-sessiz-ucar","title":"KELEBEKLER SESSİZ UÇAR","description":"\u003cp\u003e\u003ci\u003eKelebekler Sessiz Uçar\u003c\/i\u003e, yazarın yaşamının tüm evrelerinden ziyade Filistin’de mücadele içinde geçen kısımlarını ön planda tuttuğu bir anılar seçmesidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÇocukluk arkadaşı Hamdi Gezmiş’in abisi Deniz Gezmiş’in idam edildiği gece Gezmişlerin evinde yaşanan dramla biçimlenen yaşam, Ankara SBF’de okurken dönemin birçok tanınmış siyasi aktörüyle birlikte öğrenci hareketinin ön saflarında mücadele, Kurtuluş hareketi içinde yer alıp hızla öne çıkış ve sonrasında ülkenin en çok arananlarından biri haline geliş ve ardından Filistin…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1982’de İsrail’in beş ay süren Beyrut kuşatmasında arkadaşlarıyla birlikte Filistin için savaş gibi tehlikeli, Sabra-Şatilla katliamı gibi dramatik ama bir o kadar da renkli Filistin  günleri; Filistin kamplarında dünyanın dört bir yanından gelen devrimciler, Ermeni ASALA örgütünün faaliyetlerine yakından tanıklık gibi nice ilginç olaylar... \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDört yıl süren Filistin macerasının ardından gizlice ülkeye dönüş ve süren faaliyetler, Kurtuluş hareketinin merkez komitesine seçilme, yeniden gidilen Filistin’in iç ayrışmalarında Yaser Arafat taraftarı olmakla suçlanarak Suriye tarafından bir yıl süreyle tutuklanma ve Sednaya Cezaevi, beş yıllık Filistin macerasının ardından merkez komiteden istifa ve fikir birliği ettiği arkadaşlarıyla birlikte ülkede ayrı siyasi faaliyet… \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2023 yılında kızını kaybeden yazarın yaşadığı iç hesaplaşma, sessizce kaybedilen mücadele arkadaşları, 2024 Ocak’ında Gazze’de başlayan soykırım girişimi ve gizlice İsrail’i destekleyen iktidarın yalanları ve tümünün çakışmasıyla ortaya çıkan travma ve öfke, bu kitabın hazırlanmasının tetikleyicileridir. Kelebekler gibi sessizce aramızdan ayrılanlara adanmış bir metinle karşı karşıyayız. Mücadele ile duyguların iç içe geçtiği bu anılar silsilesi okuru sarsıcı bir tanıklığa sürüklüyor.     \u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248739168501,"sku":"9786052604380","price":322.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ksu.jpg?v=1781039424"},{"product_id":"hatice-mithat-can","title":"HATİCE \u0026 MİTHAT CAN","description":"\u003cdiv\u003eBu kitap 6 Şubat 2023 Depremi’nde Antakya’da hayatını kaybeden iki mücadele insanının yaşamlarını ve mücadelelerini anlatıyor. Hatice ve Mithat Can’ın hayatlarının izinden 1950’lilerin Antakya’sına, Samandağ’a, Tarsus’a bakarken, yaşanan toplumsal dönüşüme onların gözünden şahitlik ederken, okur yörenin tarihine ve kültürüne dair pek çok şey öğreniyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e68 Kuşağının devrimci atılımını, özlemlerinin kanla, terörle bastırılmasını, dönemin Ankara’sını bu kuşağın iki insanın anlatımlarından dinliyoruz. 12 Mart sonrasında toplumsal muhalefet yükselirken, mücadelenin Adana ve Hatay’da emekçiliğini yapan Can’ların mütevazı ve fedakâr çabasına şahit oluyoruz. 1980 Askeri Faşist darbesinin yıldıramadığı ama hayatlarından çok şey çaldığı iki insanın, bütün zorluklara rağmen mücadele etmekteki ısrarının değerini bir kez daha anlıyoruz. 1980 sonrasının ilk mücadelelerinde, 90’lı yıllarda, 2000’li yıllarda ve yaşamlarının son dönemine kadar hemen her mücadele alanına emek vermiş iki ismin bıraktığı mirası görüyoruz.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKitabın ikinci bölümünde ise dostlarının onları anlatan yazıları yer alıyor. Sezai Sarıoğlu, Hamide Rencüs, Haydar Ergülen, Akın Birdal, Gülsüm Elvan, Gül Erdost, Abdullah Aydın, Çiğdem Mater, İsmail Saymaz, Ender İmrek, İrfan Değirmenci, Selin Nakıpoğlu, Ali Çerkezoğlu, Emsal Atakan, Oya Ersoy, Mehmet Karasu ve oğulları Eren Can, tanıdıkları Hatice ve Mithat Can’ı anlatıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eİki bitişik beyazdı onlar… Ömürlerinin bir aşamasında beyaza taşınmışlardı… Bakanlar önce beyaz olarak görürdü onları, sonra favori rengimiz kırmızı… Hatice Abla azıcık mora çalan kırmızı… Hâl böyle olunca benim için HaticeMithat birleşik yazılırdı, devlet ayrı…   Sezai Sarıoğlu\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eDünyaya bakışta, yaşamı güzelleştirme çabasında kalp kalbe verenler, dünyayı değiştirmek için çıktıkları siyasal mücadelede de omuz omuza vermenin bağlılığını sürdürürler. El ele, omuz omuza, kalp kalbe ve Can Can’a bir sevdayı büyütürler. Bu Hatice ve Mithat Can’ın haksızlıklara, zulme, katliamlara, aşağılanmalara, işkenceye, tacize, ırkçılığa, gericiliğe karşı ve yalnızca insan haklarıyla sınırlı değil yeryüzünü paylaştığımız tüm canlıların varlığına saygıya kadar uzanan büyük bir adanmışlığın sevdasıdır.  Haydar Ergülen\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHer ikiniz de insan hakları aşığı, çevrenize dostluk ışığı saçan iki “bilge “ insansınız. Türkiye’de insan hakları tarihi sizi böyle yazacak, böyle anacak.     Gül Erdost\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHatice abla yaşasaydı… Yaklaşık 22 bin yurttaşın hayatını kaybettiği ve 14 bin binanın yıkıldığı Hatay, bu kadar sahipsiz kalmaz ve yüzüstü bırakılmazdı. Enkaz altında can verenlerin, kaybolanların, kefensiz gömülenlerin, mezarı belli olmayanların hesabını soranlar olurdu. Bir kamu görevlisine bile dava açılamadıysa… Bir de adalet enkaz altında kaldıysa Hatice ablanın yokluğundan ötürü.    İsmail Saymaz\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eElimden gelse ne depremden ne de ölümlerinden söz etmeden yazıyı bitirmekti amacım. Ama nedense sürekli şöyle bir cümle takılıp durdu aklıma: “Hazırlıklıydılar, ülkedeki anti demokratik iktidarlara, darbecilere, hukuksuzluklara, gözaltılara, hatta hapisliğe hazırlıklıydılar. En hazırlıksız oldukları yerden geldi ölüm. Belli ki depreme hazırlıksızdılar! On binlerce canımız gibi.   Ali Çerkezoğlu\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248741462261,"sku":"9786052604328","price":329.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-hmc.jpg?v=1781039466"},{"product_id":"golkoyun-devrimci-yolu","title":"GÖLKÖY’ÜN DEVRİMCİ YOLU","description":"\u003cdiv\u003eGölköy’ün Devrimci Yolu, siyasal tarihimizin önemli kavşaklarından 1970’li yıllarda, Ordu’nun Gölköy ilçesinde yaşanan devrimci mücadeleye odaklanıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÇalışma, öncelikle Gölköy’ü tarihsel, coğrafi ve beşeri ilişkiler içinde bir bağlama oturtarak Gölköy’deki siyasallaşmanın koşullarını ve bileşenlerini ortaya koyuyor. İlçe siyasallaşmasının kırılma noktaları olarak Osmanlı-Cumhuriyet mirası, 1960’lı yıllardaki sola açılma ve bunun ilçe üzerindeki etkiler,  1970’li yıllarda devrimci hareketlerin ve özel olarak Devrimci Yol’un ilçedeki varlığının açığa çıkması ile 12 Eylül darbesi üzerinde yoğunlaşarak ilerliyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGölköy’ün Devrimci Yol’unda, halk hareketi niteliği kazanan sürecin dinamikleri, halkın devrimcilere bakışı, devrimcilerin halk ile kurduğu ilişkiler ve kolay yollara sapmadan halk ile hemhal olarak ilerlemenin olanakları da izlenmeye çalışılırken iç savaş politikaların ilçe üzerindeki sonuçları da açığa çıkarılmaya çalışılıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÖzellikle Reşat Akkaya’nın Ordu Valisi olmasından sonra, bütünüyle Ordu ilinin ve Gölköy ilçesinin özel operasyon alanı haline getirilmesi, faşist saldırıların organize oluşu ve kitle pasifikasyon yöntemlerinin hakim kılınması karşısında geliştirilmeye çalışılan tutum,  Aybastı ve Çamaş’ın da dahil edilmesiyle anlatılıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSon olarak da darbe sonrasında açığa çıkan tereddütsüz direnme eğilimi ve çabası örnekleriyle ortaya konulurken, bütün bu sürecin halk üzerinde bıraktığı siyasal etki aktarılıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGölköy’ün Devrimci Yolu, olanı, olmayanı, hevesleri, yanılgıları ve yenilgileriyle bir hatırlama çabası ve görece dar bir alan üzerinden bir ülke tasviri…\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248741757173,"sku":"9786052604335","price":266.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-gdy.jpg?v=1781039471"},{"product_id":"turkiyede-sag-ve-solun-olusumu-ve-1975-80-sivil-ic-savasi","title":"TÜRKİYE’DE SAĞ ve SOLUN OLUŞUMU VE 1975-80 “SİVİL” İÇ SAVAŞI","description":"\u003cdiv\u003eTürkiye’de sağ ve sol belirgin olarak 1950’ler sonrasında oluştu. Bu oluşum süreci aynı zamanda “Soğuk Savaş”ın en etkili sürdüğü yıllara denk geldi. 1980’e kadar sonraki 30 yıl boyunca da ülke siyaseti soğuk savaşın izlerini çok derinden hissetti.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu kitap Osmanlı’daki modernleşme ataklarından başlayarak ve esas olarak 1950’ler sonrası sağın ve solun oluşum süreçlerini incelikle ele alıyor. Aktörlerin ideolojik politik gelişim evrelerini, ayrışmaları, yeniden biçimlenişleri analiz ediyor. Bu ilk oluşumların zirve noktası 1975-80 dönemidir. Bu dönem bugüne kadarki gelişmeleri çok derinden etkilemesine rağmen daima gölgede bırakılan bir dönem oldu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e1975-1980 arası, toplumun her kesimini, coğrafyanın her köşesini kapsayan yaygın çatışma ortamı ile Türkiye için özel bir dönemdir. Bu çatışmalar son derece etkili sonuçlar da yaratmış, sağ cenahın muharip aktörünü dünyanın en güçlü, en kitlesel faşist hareketlerinden biri haline getirirken, sol cenahta da son derece kitlesel bir radikal silahlı sol hareket ortaya çıkarmıştır. Bu çatışma ortamının sonu ise, Türkiye’nin siyasi hayatını kökten değiştiren, etkisi bugün bile derin şekilde hissedilen bir askeri darbe ile geldi.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eAskeri darbenin etkileri öyle etkili oldu ki bütün dikkatler oraya odaklandı, onu ortaya çıkaran ortamın kendisi ikinci plana düştü. Bugün bile bu olayların ne olduğu, neyin ürünü olarak ortaya çıktığı, nasıl bir gelişim seyri izlediği vb. konusunda bir iki istisna dışında bir anlatım bulunmuyor. Olayların değerlendirmesi konusunda da fikirler birbirinden radikal şekilde ayrışıyor. Kimileri bu olayları anarşi ve terör olarak görmeye meyilli iken, kimilerine göre bunlar sağ-sol çatışmasıydı. Kimilerine göre ise o dönemde Türkiye’de bir iç savaş yaşandı.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu kitap bu yıllarda Türkiye‘de bir iç savaş yaşandığı tezini gerekçelendirmeye, aktörleri, nedenleri ve dinamikleri ile sürecin genel bir resmini çizmeye çalışıyor. Fakat bu iç savaşın, alışılmış örneklerin dışında “sivil” bir karakter taşıdığını ileri sürüyor ve bütün bunların gerisinde de iç politikanın soğuk savaşlaştırılmasının yattığını göstermeye çalışıyor.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248741986549,"sku":"9786052604304","price":560.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-tsso.webp?v=1781039476"},{"product_id":"orta-doguda-isciler-ve-sendikal-hareket","title":"Orta Doğu’da İşçiler ve Sendikal Hareket","description":"\u003cp\u003e“Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir’ ve Arap halkları istisna değildir.” \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYaklaşık 150 yıllık bir zaman dilimini ve iki kıtaya yayılan geniş bir coğrafyayı anlatan bu kitap Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerindeki işçilerin ve sendikal hareketin durumunu inceliyor. Bölgenin tarihini jeopolitik gelişmeler, savaşlar, siyasetçiler, anayasalar veya uluslararası anlaşmalar üzerinden okumuş olabilirsiniz. Bu kez, Arap Dünyası’nı grevler, iş kanunları, sendika liderleri veya sıradan işçilerin deneyimleri üzerinden anlatan bir kitapla karşı karşıyasınız. Türkiye ve Arap Dünyası arasındaki tarihi, kültürel, siyasi ve ekonomik bağlar sürekli konuşulsa da bölgedeki işçi hareketleri hakkında bilgi oldukça sınırlıdır. Kitabın amacı bu konudaki şaşırtıcı benzerlikleri aktarmak ve ilham vermektir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e“Tunus’ta sendikalar ülkenin bağımsızlığında ve demokratikleşmesinde kilit bir rol oynadılar. Böylece Nobel Barış Ödülü’nü kazandılar. Mısır’da devlet kontrolündeki sendikaların gücüne rağmen bağımsız sendikaların grevleri Arap Baharı’nın habercisi oldu. Filistin’de sendikalar önce İngiliz Mandasına sonra İsrail’e karşı verilen ulusal mücadelenin önemli bir aktörü oldular. Lübnan sendikaları, farklı mezhep ve etnik kökenlerden işçileri bir araya getirerek ülkede önemli bir istisna oluşturdu. Sendikaların tarihsel konumu Suriye Savaşı’nı ve bölgenin geleceğini anlamak için önemli ipuçları vermektedir. Cezayir’de demokratikleşme ve laiklik tartışmalarını, Irak’ta işgalleri ve yeniden inşa süreçlerini, Körfez sermayesinin dönüşümünü veya mültecilerin koşullarını yorumlayabilmek için sendikaları ve işçi hareketlerini anlamak gerekir.”\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248742674677,"sku":"9786052604250","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-osh.jpg?v=1781039488"},{"product_id":"mamaktan-mektuplar-1981-1987","title":"Mamak’tan Mektuplar 1981-1987","description":"“Her sayfasında, “Biz buradayız; hayattayız ve devam ediyoruz” diyor. Her an gözünüz üzerimizde de olsa, mizah dergisi çıkarırız tecrit hücresinde… Hücrenin penceresinden baka baka bir kavak ağacını yeşertiriz… Koğuşta “ayı oynatırız”! Plastik bir bidondan yapılmış kamerayla, hayalimizdeki filmi çekeriz. “Kukla tiyatrosu” oynatır eğleniriz. Sizin “eziyet olsun” diye okuttuğunuz Nutuk üzerinden haberleşiriz hücreden hücreye… Kırk küsur yıl sonra, kimi zaman, ne bileyim yağmurlu bir havanın hüznünü yaşatsa da, bize umuda dair uzun bir hikaye anlatıyor bu mektuplar. Ve direnişe dair bir hikaye… Çünkü direniş, bazen bir mektuptaki tebessümdür. Okuyanı da iyileştirir. O yüzden okunmaya değer.”   \u003cstrong\u003eAdnan Bostancıoğlu\u003c\/strong\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248742936821,"sku":"9786052604243","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mm.jpg?v=1781039493"},{"product_id":"oldugu-gibi-diyaloglar","title":"Olduğu Gibi Diyaloglar","description":"Diyaloglar serisinin bu son kitabında Siyasallı iki arkadaş ülkenin ve toplumun can alıcı kavşağa geldiğinin bilinciyle ülkenin, toplumun ve solun sorunlarını farklı farklı başlıklar altında tartışıp, sözlerini eğip bükmeden olduğu gibi söylüyorlar. Diyalogcular, bu kitapta da kendilerine has üslûplarıyla, sorunlara yaklaşımları ve çözümlemeleriyle okuru ilgi çemberine dahil ediyorlar ve sorun varsa çözüm de var; yeter ki çözüm için yola çıkılsın, diyorlar.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248743133429,"sku":"9786052604229","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ogd.jpg?v=1781039497"},{"product_id":"rusyada-sendikalar-isci-hareketleri-ve-hegemonya","title":"Rusya’da Sendikalar, İşçi Hareketleri ve Hegemonya","description":"Kulayev, Rusya’da işçi hareketlerini Sovyetler Birliği’nin çöküşünden günümüze kadar etraflı bir şekilde inceliyor ve son derece önemli sonuçlara varıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248743428341,"sku":"9786052604205","price":332.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/sitee-1.jpg?v=1781039502"},{"product_id":"darbeden-sonra-devrimci-yol-1980-1992","title":"Darbeden Sonra Devrimci Yol 1980-1992","description":"Devrimci mücadelenin 1970’li yıllarına dair pek çok anı yayımlandı. Yeni yeni de bütünsel değerlendirmeye yönelik kitaplar çıkmaya başladı. Bunlar artık bir külliyat oluşturmaya başladı ve 1970’li yıllara dair olgun değerlendirmeler yapılabilmesine olanak sağlayan bir tablo yarattı. 1980-85 yıllarına ilişkin ise az sayıda anı kitabı yayımlandı ve henüz bütünsel bir tablo oluşmadı. 1985 sonrası ise büyük ölçüde karanlıkta kalmış durumda.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248744050933,"sku":"9786052604168","price":532.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-2.webp?v=1781039516"},{"product_id":"1939-avrupa-sovyetler-birligi-turkiye","title":"1939 Avrupa, Sovyetler Birliği, Türkiye","description":"\u003cdiv\u003e29-30 Eylül 1938’de yapılan Münih Konferansı’ndan itibaren her şey savaşın kaçınılmazlığını gösteriyordu. Britanya’nın faşist Almanya’yı “yatıştırma” siyaseti gerçekte istedikleri her şeyi verip canavarı Sovyetler Birliği’nin üzerine salma projesiydi. Dünya felakete doğru koşarak giderken siyasi sorumluluk esas itibariyle bu iki ülkenin omuzlarındaydı; Britanya hükümetinin kuyruğuna takılı Fransa ve savaşa giden yolu adeta kolaylaştırmak için çabalayan Polonya da onlara katılıyordu. Herkes tehlikenin farkındaydı ve herkes pozisyon alıyordu; Orta Avrupa’nın askeri olarak da en güçlü ülkelerinden olan Çekoslovakya, Britanya ve Fransa’nın kışkırtması ve onayıyla nazi çizmeleri altında ezilirken Romanya ve Macaristan doğrudan doğruya faşist saflara hicret etmişti, Yugoslavya ve Yunanistan iç savaşa koşuyordu, Bulgaristan toprak kazanma peşindeydi, Baltık ülkeleri Kızıl Ordu tarafından işgalin eşiğindeydi.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eTürkiye, daha İstiklal Savaşı günlerinden beri Sovyetler Birliği’nin yakın dostuydu ve görünürde öyle kalmaya kararlıydı. Atatürk’ün ölümünün ardından iç siyasetteki dalgalanma henüz dış siyasete tam anlamıyla yansımamıştı. Avrupa başkentlerinden Moskova’ya kadar herkes Türkiye’nin Sovyetler Birliği’nin müttefiki olarak kalacağına emin görünüyordu, ancak Ankara, kaçınılmaz savaşın kısa süreceği ve muhakkak İngiltere ve Fransa’nın zaferiyle biteceğini düşünüyordu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHazal Yalın yeni eserinde savaşın ufukta olduğu 1939 yılında, Avrupa, Sovyetler Birliği ve Türkiye ilişkilerini mercek altına alıyor. Dünya savaşa giderken Türkiye’nin ve diğer hükümetlerin siyasi manevralarını tüm ayrıntılarıyla gözler önüne sererek dönemin atmosferini ve aktörlerin siyasi tutumlarını nesnel bir yaklaşımla değerlendiriyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e1939: Avrupa, Sovyetler Birliği, Türkiye, hem bir devam kitabı hem de önemli yeni tezler içeriyor. Yazarın 1945: Türkiye-SSCB İlişkileri adlı kitabı, savaşın son dönemine ait belgeler ışığında, Türkiye’nin bağımsızlıkçı siyasetten vazgeçerek sonunda NATO üyeliğine varan sürecin Batı’nın zoruyla değil, aksine Türkiye’nin isteğiyle gerçekleştiğini ortaya koyuyordu. 1939: Avrupa, Sovyetler Birliği, Türkiye ise bu sürecin tetiklendiği tarihi kesiti inceliyor ve temel tezi belgelere dayanarak formüle ediliyor: Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve tek eksen kayması aslında savaş öncesinde, daha 1939’da gerçekleşmiştir.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKitapta 1939 yılına ilişkin çok sayıda Sovyet belgesinden başka Türkiye ve İngiltere belgeleri de ele alınıyor. Eser, kapsamlı tarih anlatısından ve ortaya koyduğu tezlerden başka ek bölümdeki belgelerle de tarihçiler ve siyaset bilimciler için olduğu gibi tarih okuru için de ilgiyle okunacak bir kitap olma özelliği taşıyor.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248744673525,"sku":"9786052604120","price":875.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-2_d96fd52b-af21-43a2-8240-6454838b23ff.jpg?v=1781039525"},{"product_id":"dogu-bati-ikileminde-atut-ve-politik-marksizm","title":"Doğu-Batı İkileminde Atüt ve Politik Marksizm","description":"“Doğu-Batı İkileminde ATÜT ve Politik Marksizm” başlıklı kitapta, yazarın, “kültür savaşımı” tezlerine alternatif bir yaklaşım arayışıyla Marksist tezleri ve Marksizm içerisindeki tartışmaları araştırmaya yöneldiği izlenmektedir.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248745001205,"sku":"9786052604106","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site_78a59837-fa1e-42aa-b135-a6194c499cf2.jpg?v=1781039534"},{"product_id":"muebbet-hucresinde-dusunmek","title":"Müebbet Hücresinde Düşünmek","description":"\u003cdiv\u003eDaha on sekiz yaşında mutlak sıfır noktasının altında kuantum fiziği hakkında konuşabilecek kaç kişi tanırsınız? Hadi tanırsınız diyelim; peki ya, daha bu konuda bilimsel teoriler bile değil ancak ilk varsayımların ortaya konulduğu bir çağda, daha 1980’lerin sonunda kuantların aslında bildiğimiz anlamda madde parçacıkları değil enerji biçimleri olduğu hakkında fikir yürütebilecek kimse tanıdınız mı hiç?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSiz de okuyunca bu kitaptaki düşüncelere katılır ya da katılmayabilirsiniz ama o satırlarda ölmeye mahkûm edilmiş zekâ pırıltısını, ele alınan konulardaki derinliği görmemeniz mümkün değil.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBöyle bir aklın yok edilmekte oluşu, onun şizofreniye itilmiş olması (resmi rapordur bu) sadece bizlerin, yani Kemal’i tanıyanların değil, hepimizin trajedisi olmalı.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu ülkede ne çok acılar yaşandı! İşkenceler, hapisler, ölümler… Kemal hepsini biz bugün dışarıdakilerden daha ağır yaşadı ve halen de yaşıyor; ölene kadar infaz!\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eOnun hücre duvarlarını aşmasına ve kalan ömründe dışarıyla ilgili düşler görebilmesine yardımcı olur mu bu küçük kitap?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSadece umut ediyoruz.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248752963829,"sku":"9786052604083","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mh.jpg?v=1781039761"},{"product_id":"meci-toplumsal-bir-hareket-ve-anti-kapitalist-ihtimaller","title":"MECİ: Toplumsal Bir Hareket ve Anti-Kapitalist İhtimaller","description":"Bu kitap, ortak çalışmaya dayalı ‘karşılıksız ve gönüllü olma’ ilkeleri etrafına kurulmuş dayanışma temelli kadim \u003cem\u003emeci\u003c\/em\u003e kültürünü odağına almakta ve \u003cem\u003emeci\u003c\/em\u003e kültürünün 2019 yerel seçimleri ile birlikte yenilenen politik içeriğini ve toplumsal yansımalarını Rize ilinin Fındıklı ilçesinde yazarın gerçekleştirdiği saha çalışması temelinde konu etmektedir.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248753422581,"sku":"9786052604076","price":301.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-1_52a99c1a-f43d-433a-bb1b-87f0c353a0d5.jpg?v=1781039765"},{"product_id":"devrimci-yol-hareketi","title":"Devrimci Yol Hareketi","description":"Devrimci Yol’la ilgili pek çok anı, nehir söyleşi, kasaba\/kent\/\/bölgesel sözlü tarih anlatıları yayımlandı. Fakat hiçbiri, hareketin bütününü kapsayan bir analitik değerlendirme yapmaya girişmedi. Belki nedeni, bütünün yeterince görülebilir olmamasıydı. Ancak yıllar içinde oluşan külliyatla bütünsel tablonun önemli bir kısmı aydınlanmaya başladı.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248753881333,"sku":"9786052604038","price":532.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-4.jpg?v=1781039773"},{"product_id":"diyarbakirda-devrimci-mucadele-1976-86","title":"Diyarbakır’da Devrimci Mücadele 1976-86","description":"Bu kitap, Türkiye ve Kürdistan devrimci süreçlerinin önemli bir tarih kavşağında iki tarihi kesiştirme imkanına sahip bir şehirde, açık faşizmin azgın saldırganlığı altında yürüttüğümüz devrimci yeraltı mücadelesinden hatırladıklarımızla oluşturuldu. Yapabildiklerimizin onurunu, yapamadıklarımızın sorumluluğunu omuzlamak ve yitirdiğimiz yoldaşlarımızın büyük hatırasıyla birlikte gelecek kuşaklara aktarmak için…","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248753979637,"sku":"9786052604021","price":364.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-3_016b7afb-9a1c-41b3-8bbc-295db4ee29b9.jpg?v=1781039775"},{"product_id":"kemalizmden-islamciliga","title":"Kemalizmden İslamcılığa","description":"Elinizdeki kitap, Türkiye’de devlet ideolojisinin 1923’ten günümüze uzanan değişimini ve Kemalizmden İslamcılığa doğru dönüşümünü ele alıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248754307317,"sku":"9786052604007","price":399.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-1-1_49ab2965-153a-470f-b30b-d68950b79677.jpg?v=1781039779"},{"product_id":"putinin-emek-ikilemi-istikrar-ve-durgunluk-arasinda-rus-siyaseti","title":"Putin’in Emek İkilemi İstikrar ve Durgunluk Arasında Rus Siyaseti","description":"Bu kitap, Rusya’nın ekonomi politiğini, Rus sanayileşmesinin ve kentleşmesinin gelişimini, Putin rejiminin niteliğini ve meşrulaştırma stratejilerini, sendikaların durumunu ve işçi sınıfının güncel örgütlenme ve mücadele deneyimlerini ele alıyor. Ancak bunu, Rusya’nın Sovyetler Birliği’nden devraldığı sanayileşme ve kentleşme mirasının beraberinde getirdiği sorunlar üzerinden yapıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248755716341,"sku":"9786052603949","price":455.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-putin.jpg?v=1781039800"},{"product_id":"neoliberal-otoriter-donusum-ve-turkiye","title":"Neoliberal Otoriter Dönüşüm ve Türkiye","description":"Son 40 yıllık dönemde egemen olan neoliberalizm, siyasal rejimleri daha otoriterleştirdi. Dünya ekonomisinin bir avuç sermaye grubunun hakimiyetine girmesine paralel olarak, siyasal rejimler de birçok ülkede oligarşilere dönüştü.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248756044021,"sku":"9786052603925","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-nod.jpg?v=1781039804"},{"product_id":"mamak-gunlugu-1980-1989","title":"Mamak Günlüğü 1980-1989","description":"Mamak Askeri Cezaevi, Ankara Emniyet’indeki DAL’la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir. Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur. İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar, sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere, yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler. Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu, polis ve MİT’in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248756273397,"sku":"9786052603901","price":462.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mg.jpg?v=1781039810"},{"product_id":"isid-kobani-ve-sosyalistler","title":"Işid, Kobani ve Sosyalistler","description":"Elinizdeki kitap, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın TCK 302\/1 maddesine (Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma) göre açılan bir davada, mahkemeye sunulan “Savunma”nın bir bölümüdür. Yargılamanın konusu, kamuoyunda “6-8 Ekim Kobani olayları” olarak bilinmekte. HDP Merkez Yürütme Kurulu üyeleri hakkında, olaylara sebebiyet verdiği gerekçesiyle 37’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis “ceza”sı isteniyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248756470005,"sku":"9786052603871","price":269.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-iks.jpg?v=1781039814"},{"product_id":"mahalle-deyip-gecme","title":"Mahalle Deyip Geçme","description":"Doğan Subaşı’nın Mahalle Deyip Geçme adlı kitabı, sadece parti mensupları için değil, doğru insan ilişkileri kurmak, iletişimini güçlendirmek isteyen herkes için bir kılavuz niteliğinde.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248759288053,"sku":"9786052603833","price":224.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mdg.webp?v=1781039832"},{"product_id":"selahattin-demirtas-bir-siyasi-rehinelik-oykusu","title":"Selahattin Demirtaş Bir Siyasi Rehinelik Öyküsü","description":"\u003cdiv\u003e“(Kitaba) Bu önsözü yazarken bir yandan da Sevilay Çelenk’in Gazete Duvar’da yayımlanan 16 Eylül 2021 tarihli yazısını okuyorum. Aysel Tuğluk’u, Osman Kavala’yı, Ahmet Altan’ı ve beni konu alan bu yazıya Sevilay Çelenk, Norman Ohler’in Harro ile Libertas: Bir Aşk ve Direniş Hikayesi adlı kitabından yaptığı alıntıyla başlıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBerlin merkezli anti faşist direnişin üyelerinden 33 yaşındaki üyesi Harro Schulze-Boysen, idam edilmeden önce anne ve babasına bir mektup bırakır: ‘Eğer burada olsaydınız görünmez olup beni ölümün karşısında gülerken görürdünüz. Çoktan aştım onu. Ne yapalım, Avrupa’da zihnin hasadının kanla yapılması adetten olmuş.’\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eElinizdeki kitap da bu amaçla yazılmış tarihi bir eser niteliğindedir. “Zihin hasadı”na engel olmak için direnen milyonlara ve bu kitabın yazarı Hayri Demir’e, emeği geçen herkese yürek dolusu teşekkürlerimle…”\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSelahattin Demirtaş\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eEdirne Cezaevi\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eDost ya da düşman, herkes Selahattin Demirtaş’ın yargılandığından haberdar. Dahası herkesin bu konuya dair bir kanaati de mevcut. Ancak yakınları ve avukatları dışında neredeyse hiç kimse dava sürecinin ayrıntılarına vakıf değil. Milyonlar bu dava sürecinde, neler yaşandığını, ne olup bittiğini bilmiyor. İktidar ise manipülasyon çabasını inatla sürdürüyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eDemirtaş kendi tanımlamasıyla “Bir siyasi rehine” olarak tutuklandı, yargılandı ve yargılama süreci bu yaklaşımla da sürdürüldü. Demirtaş’ın yargılama süreci, Türkiye’de siyaset-yargı ilişkisinin çok boyutlu röntgenini çekmeyi kolaylaştırıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eNe yazık ki, ilk andan itibaren geliştirilen süreçle birlikte yargılama safhaları ve yargılamaların temelini oluşturan dava dosyaları bu süreçte yeterince irdelenmedi. Toplumun büyük bir kesimi bu yargılamaların siyaseten yürütüldüğü konusunda hemfikir olsa da dava sürecine dair başvurabileceği bir kaynak yoktu. Yargılamalar, toplumdan kaçırılarak cezaevlerinde oluşturulan özel duruşma salonlarında yürütüldü.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGelecekte Türkiye’nin gerçek siyasal tarihi yazılacaksa bu karanlık dönemi tüm yönleriyle kayda geçmek gerekiyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu kitap, binlerce sayfalık dava dosyalarını, tutanakları, savunmaları bir süzgeçten geçirerek, bir siyasi rehineliğin nasıl ve ne şekilde hayata geçirildiğine yanıt vermek amacıyla hazırlandı. Süreç, sadece dava odağında gelişen olaylarla sınırlı değildi. Bu paralelde dava dışında yaşanan gelişmeler de doğrudan davaların bir parçası olarak vuku buldu. Çalışmanın bir ayağı da bu gelişmeleri ele alarak dava ekseninde analiz etmek oldu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu kitabın temel derdi tarihin konusu olacak bir süreci ve aktörler arası ilişkiyi güncelin insafına bırakıp aktarımdan men etmeye dönük gidişata karşı el frenini çekmektir.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248766038261,"sku":"9786052603499","price":350.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-sd.jpg?v=1781039930"},{"product_id":"yonetim-bizde-mulkiyet-bizde-paris-komununden-gunumuze-isci-denetimi","title":"Yönetim Bizde Mülkiyet Bizde - Paris Komünü’nden Günümüze İşçi Denetimi","description":"Sanayi çağı ile birlikte ücretliler sendikalarda örgütlendiler, grevlerle mücadele ettiler ve hatta üretimi patronlar olmadan kontrol etmeyi amaçlayan çeşitli özyönetim kurumları yaratarak kapitalist sistemin temel dayanaklarına meydan okuyacak kadar ileri gittiler.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248767447285,"sku":"9786052603208","price":577.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ybmb.jpg?v=1781039959"},{"product_id":"hegel-ve-felsefe-notlari","title":"Hegel ve Felsefe Notları","description":"Bu çalışma Hegel’i “tanıtan”, onu “anlatan” bir eser değil, Hegel’i Marksist açıdan yorumlayıp gerek onun yaşamını, gerekse onun temel düşüncelerini tarihsel bağlamda açıklayıp sınıf mücadelesi eksenine oturtan ve Marx’a neyi devrettiğini, ona neyi kazandırdığını bilince çıkarmayı hedefleyen bir eserdir.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248767676661,"sku":"9786052603246","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-hvfn.webp?v=1781039966"},{"product_id":"gecmisten-gelecege-kivilcimliyi-anlamak","title":"Geçmişten Geleceğe Kıvılcımlı’yı Anlamak","description":"Türkiye Sosyalist Hareketi’nin en önemli düşünce ve eylem insanlarından Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın 50 ölüm yıldönümü, onun siyasal mücadele tarihinin, Marksist teorinin geliştirilmesi yönünde yürüttüğü teorik çalışmaların daha fazla görünür hale geldiği bir zaman kesiti.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248767774965,"sku":"9786052603260","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ggka.jpg?v=1781039969"},{"product_id":"olum-ne-yana-duser-usta-diyarbakir-suruc-ankara-katliamlari","title":"Ölüm Ne Yana Düşer Usta Diyarbakır, Suruç, Ankara Katliamları","description":"\u003cdiv\u003e10 Ekim 2015 Cumartesi günü, mevsime inat, güneşli bir gündü. Kitlelerin Ankara Garı’na aktığı kalabalık, coşkulu, heyecanlı, sevinçli bir gün…\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248768364789,"sku":"9786052603239","price":455.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-onydu.jpg?v=1781039970"},{"product_id":"marksizmin-doguya-acilisi-somurgecilik-savas-devrim","title":"Marksizmin Doğu'ya Açılışı - Sömürgecilik, Savaş, Devrim","description":"Marx da sömürgeci aydınlar gibi batı-merkezci miydi? Hindistan yazılarında ortaya konan görüşleri nasıl yorumlamak gerekiyor? Sömürgecilikle Avrupa Sosyal Demokrasisinin nasıl bir ilişkisi vardı? Lenin’in Marx yorumunu ayırt edici kılan faktörler neler? Bir zamanlar “tarihsiz halklar” olarak nitelenen çevre ülke halkları nasıl bir evrimle dünya proletaryasının öncü gücüne dönüştü?","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248771969269,"sku":"9786052603062","price":406.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mda.jpg?v=1781040050"},{"product_id":"rusya-cokus-yukselis-ve-dinamikler","title":"Rusya - Çöküş, Yükseliş ve Dinamikler","description":"... Sovyetler Birliği ve mirasçısı olarak Rusya Federasyonu’na dair sorulması gereken, yanıt bekleyen hâlâ çok fazla soru var. Hazal Yalın, elinizdeki bu kitapta, bütün bu sorulara dikkat çekici yanıtlar ortaya koyuyor. İnsanlığın ‘alternatif ’ arayışının öznesi olmuş bir yapıyı etkileyen iç ve dış faktörleri yeniden ele alıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248771903733,"sku":"9786052603017","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1883-rusya-cokus-yukselis-ve-dinamikler.jpg?v=1781040048"},{"product_id":"socialist-register-2020-pazar-distopyasinin-otesi-yasamanin-yeni-yollari","title":"Socialist Register 2020  - Pazar Distopyasının Ötesi: Yaşamanın Yeni Yolları","description":"Editörler: Leo Panitch \u0026amp; Greg Albo \u003ci\u003eSocialist Register\u003c\/i\u003e’ın 56. sayısı yirmi birinci yüzyıldaki politik ve ekonomik hayatı bugüne kadar belirleyen neoliberal kapitalizmin derin çelişkilerinin ötesine -ve sürecin kendisini de ihmal etmeden- bakma arzusuyla hazırlandı.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248777539829,"sku":"9786052602508","price":269.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1697-socialist-register-2020-pazar-distopyasinin-otesi-yasamanin-yeni-yollari.jpg?v=1781040157"},{"product_id":"islam-sosyalizm-bolsevik-devrimi-ve-din","title":"İslam - Sosyalizm Bolşevik Devrimi ve Din","description":"Çalışma Sovyet devriminin Türkiyeli okur tarafından pek bilinmeyen bir yanını, Bolşeviklerin dini alandaki politikalarını ve bu politikaların Müslüman toplumlar üzerindeki etkilerini inceliyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248780062965,"sku":"9786052602355","price":420.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/islam-sosyalizm-site.jpg?v=1781040208"},{"product_id":"siyasette-dinsellesme","title":"Siyasette Dinselleşme","description":"Elinizdeki kitap, tırpanlanan refah devleti, neo-liberal saldırganlık ve dünyanın hemen her yerinde büyüyen dine dayalı hareketler çağında Türkiye’de din ile siyaset arasındaki ilişkiye – siyasetin dinsel olanın zaviyesinden yeniden şekillenmesi anlamındaki dinselleşmeye- yakından bakmaya çalışıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248782618869,"sku":"9786052602157","price":224.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1411-siyasette-dinsellesme.jpg?v=1781040255"},{"product_id":"neoliberalizm-bilgi-ve-universiteler","title":"Neoliberalizm, Bilgi ve Üniversiteler","description":"Türkiye’de üniversite üzerine akademik tartışmalar yeni değil. Ancak, dünyadaki gelişmelere paralel olarak, Türkiye’de yükseköğretim araştırmalarının uluslararası ve disiplinler arası bir akademik alan olarak gelişimi ve bu alana özgü araştırma merkezleri, kongre ve bilimsel dergilerin ortaya çıkması yeni bir durum.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248784355573,"sku":"9786052602034","price":322.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1365-neoliberalizm-bilgi-ve-universiteler.webp?v=1781040288"},{"product_id":"socialist-register-2019-altust-olmus-bir-dunya-mi","title":"Socialist Register 2019 - Altüst Olmuş Bir Dünya mı?","description":"\u003cp\u003eSocialist Register 2019 ÇİN-ABD gerilimi\/ilişkileri bağlamında bir yanıt aramaya çalıştı ve mevcut sorunsalın nasıl bir kavramsal hazne ve kuramsal artalanla betimlenebileceğini göstermek istedi. Greg Albo ve Leo Panitch’in sorunların genel çerçevesini analiz eden Önsöz’üne aşağıdaki şu makaleler eşlik etti.\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248808308981,"sku":"9786052601969","price":269.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1323-socialist-register-2019-altust-olmus-bir-dunya-mi.jpg?v=1781041053"},{"product_id":"neoliberal-iktidar-ve-ozne-foucaultnun-izinde-guncel-bir-inceleme","title":"Neoliberal İktidar ve Özne - Foucault’nun İzinde Güncel Bir İnceleme","description":"Neden kaygılıyız? Neden endişeliyiz? Neden her eylemimizi bir “kazanç“ sağlamak için gerçekleştirilmesi gereken bir performans olarak kurgulamak zorunda kalıyoruz? Birbirimize güveniyor muyuz? Birbirimizi destekliyor muyuz? Yoksa, “kazanmak” ve “rekabette öne geçmek” artık hayatta kalmanın tek yolu haline geldiğinden, birbirine hınç ve haset duyan birer düşmana mı dönüştük? Neyin yoksunluğunu çekiyoruz? Gerçekten özgür müyüz?","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248808472821,"sku":"9786052601860","price":332.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1364-neoliberal-iktidar-ve-ozne-foucaultnun-izinde-guncel-bir-inceleme-2-baski.jpg?v=1781041062"},{"product_id":"dunya-yeniden-sekillenirken-2","title":"Dünya Yeniden Şekillenirken 2","description":"“Dünya Yeniden Şekillenirken -2” yaşanan büyük geçiş dönemini mercek altına alıp izlemeye çalışan bir kitap dizisinin ikincisi. Dizi, gelişmeleri sürekli takip eden ve gelecek öngörülerinde bulunan analitik bir rehber niteliğinde. Dünyada olup bitenlerin tematik bir eksen çerçevesinde incelenmesini ve bunun politik mücadeleler üzerindeki etkisini ortaya koymayı hedefliyor. Elinizdeki kitap özellikle şu sorulara cevap arıyor: Aşınmakta olan ABD hegemonyası bugün itibariyle ne durumda? Bu açıdan, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya, Uzakdoğu’ya kadar dengeler yeniden nasıl şekilleniyor?","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248809816309,"sku":"9786052601891","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1278-dunya-yeniden-sekillenirken-2.jpg?v=1781041086"},{"product_id":"marxin-orkestrasi","title":"Marx’ın Orkestrası","description":"Marx, bir ad-oluştan fazlasıdır, şimdi sadece bir teorik metinler dizisinin yazarı olarak görünse de, büyük bir kavganın, dünyayı değiştirmek üzere harekete geçmiş makinenin parçası, bu parçaları eşsiz bir biçimde bir araya getirerek yaşadığı zaman içinde tarihsel dönüşümün siyasi imkânları için hareket etmekten kaçınmamış biridir. Hem kendisidir hem de onun adıyla anılan bir mücadeleye emek vermiş başkalarıdır. Tekil bir adı, bir çoğullukla (orkestra) birlikte düşünmeye çağıran başlık -MARX'IN ORKESTRASI- henüz okumaya başlamadan sınıf mücadelesini, farklı seslerden, araçlardan oluşan bir kolektiflik olarak gördüğünü söylemektedir bize.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248813781237,"sku":"9786052601518","price":262.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1177-marxin-orkestrasi.jpg?v=1781041157"},{"product_id":"bir-sinirda-hapsolmak-ulus-sag-marksizmle-polemik","title":"Bir Sınırda Hapsolmak Ulus - Sağ Marksizmle Polemik","description":"\u003cdiv\u003eBağdatlı şehzade Barmecide’in, bir dilenciye boş tabaklarla “ziyafet çektiği” hikâyeyi bilirsiniz. Ancak boş tabaklardan oluşan bu bahşedilmiş ziyafet, pek tabii ki Bağdatlı dilencimizin karnını doyurmaz. Barmecide’in sofrasında, dilencinin, olmayan yemeklerle ziyafete alınması, aslında trajikomik bir olay anlatır bize; trajikomiklik olmayanın zarafeti ve şatafatından yeşerir. Bu tıpkı günümüz insanının, yaratılmış, görkemli sanal hikâyelerle beslenmesi mefhumunda olduğu gibi, özünde bir aldatma hikâyesidir. Şehzadenin, hayali ürünlerle, dilencinin zihninde sanal gerçeklik yaratmaya çalıştığını anlatan öykü; günümüz şehzadelerinin (siz kapitalizm diye okuyunuz), bir çeşit dilenciye çevrilmiş olan günümüz insanına sunduğu “ziyafet” öyküsüyle örtüşür. Her iki öykü de tam bir fantazmagoryadır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eAncak günümüz insanının, Bağdatlı dilenciden çok daha şanslı(!) olduğunu söylemeliyiz; çünkü önüne serilmiş olan Barmecide sofrası çok daha şatafatlı, zengin ve boydan boya boş tabaklarla dolu. Üstelik bu boş\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003etabakların her birinin içinde bireyi, ve dolayısıyla toplumu geçici doyma hissine ulaştıran bir sürü hayali yemek var. Kuşkusuz “din” bu yemekler içinde en doyurucu olanı; ama itiraf etmek gerekir ki en lezzetlisi değil.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e“Futbol”, Barmecide sofrasındaki en lezzetli yemek olma konusunda liderliğini bir süre daha kimseye kaptırmayacak gibi. Lakin tüm doyuruculuğuna ve lezzetine rağmen “din” ve “futbol”; asla “ulusçuluk” kadar\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003ebesleyici değiller. “Ulusçuluk”, sofradaki boş tabağa konduğu ilk andan itibaren, günümüz dilencisi olan sıradan birey için, her zaman besin değeri en yüksek hayali yemek oldu ve bazen sofraya hiç beklemediklerimiz\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003ede oturdu…\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248819384565,"sku":"9786052036471","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/963-bir-sinirda-hapsolmak-ulus-sag-marksizmle-polemik.jpg?v=1781041247"},{"product_id":"dunya-yeniden-sekillenirken","title":"Dünya Yeniden Şekillenirken","description":"Dünya, çok katmanlı ve pek de kısa sürmeyeceği anlaşılan, köklü bir dönüşüm sürecinin içinden geçmektedir. ABD hegemonyası çözülürken yerine hangi öznenin, nasıl bir siyasetle bu boşluğu dolduracağı henüz belirsizdir. Değişimin diğer bir boyutu ise, 2008 mali krizi ve bunu bir dalga halinde takip eden 2012 isyanlarının ardından yeni bir evresi başlayan neoliberal kapitalizme ilişkindir. Son yıllarda yaşanan çok boyutlu kriz karşısında henüz bir çıkış reçetesi üretilebilmiş değildir ve ana aktörler açısından tüm arayışlar neoliberal perspektifin dışına çıkmamaktadır.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248826364149,"sku":"9786052036181","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1058-dunya-yeniden-sekillenirken.jpg?v=1781041415"},{"product_id":"adalet-icin-700-bin-adim","title":"Adalet İçin 700 Bin Adım","description":"\u003cdiv\u003eAdalet Yürüyüşü, Türkiye tarihinin önemli dönemeçlerinden birisi olarak kayda geçti. Elinizdeki kitap yürüyüşü çok geniş bir bakış açısıyla ele alıyor. Tüm ayrıntıları ve bilinmeyenleri dile getirirken, olgun değerlendirmeler içeren çok kapsamlı bir eser. Aytuğ Atıcı, sadece Yürüyüşün başından sonuna yer alarak tarih yazan on binlerden birisi olmadı. Aynı zamanda sürecin doğrudan mutfağında yer alırken, tuttuğu günlükle tarihsel bir tanıklığı da yerine getirdi. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eÖnsözünü Kemal Kılıçtaroğlu’nun yazdığı kitapta , pek çok sanatçı,gazeteci ve siyasetci anı ve görüşlerini paylaşıyor.Enin Berberoğlu ise girişte duygu ve düşüncelerini paylaştığı yazısında şöyle diyor:\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e‘’ Kıymetli Dostum, Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı saygın bir hekim ve hocadır. Halkın nabzını lafta değil, hakikaten tutar. Tedaviye cevabı hastanın gözünden anlar. Bu memleketin en büyük açlığının adalet olduğunu da muhtemelen çoğumuzdan önce fark etti. Reçetesine de ‘Yürüyelim’ diye yazdı. Çünkü insan yürürken etrafına bakar. Kendi gibileri görür, bulur, paylaşır. Karşı istikametten gelenle selamlaşır, konuşur, anlaşır. Belki o da bize katılır. İnanıyorum ki, bu yazdıklarımın tamamı ve fazlası Adalet Yürüyüşünde yaşandı. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eO yürüyüşte ben de olmak isterdim. Maalesef sizleri Maltepe’de beklemek zorunda kaldım.’’\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248826495221,"sku":"9786052036174","price":154.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1048-adalet-icin-700-bin-adim.jpg?v=1781041418"},{"product_id":"buyuyen-zaman-ihtiyaci","title":"Büyüyen Zaman İhtiyacı","description":"\u003cdiv\u003eZaman, sanıldığı ve gösterilmek istendiği gibi herkese eşit ve demokratik bir biçimde dağıtılmamıştır. Toplumsal zamanın örgütlenişine ve günlük hayatın bölünümlerine baktığımızda diğer her şeyde olduğu gibi sınıfsal bölünüm, zamanın yaşanışında da karşıt biçimlerle çıkar ortaya.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGörelilik kuramı, «sabit», «değişmez», «kendinde» ve  «süredurumsal» zaman kavrayışını yıktı ve yeni bir zaman kavrayışı getirdi. Zaman kavrayışındaki bu değişimin teoriyle ilişkisinin kurulması ise eksik kalan yön oldu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu çalışmada gündelik hayatın her konusuna sirayet etmiş ve belirler hale gelmiş olan hızlanmanın üretim teknolojileri ve üretim süreçleriyle, küreselleşmeyle, günlük hayatın örgütlenmesiyle ilişkileri kuruluyor. Yanısıra, konu sadece teknolojideki gelişmeler ve üretim ve dolaşım süreçlerindeki etkileriyle sınırlı ele alınmıyor; toplumsal ilişkilerdeki değişim, düşünce ve\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eduygularımız, algı ve bilinç oluşumundaki değişmeler ve oluşan karşı görüş ve yaşam biçimleri de değerlendiriliyor. Üretim süreçlerinin ve gündelik hayatın hıza bağlı örgütlenmesini empoze eden kapitalizmin «zaman yönetimi» politikalarının karşısına çalışma sürelerini azaltmanın,\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003ekapitalizmin zamanımızın üzerindeki hegemonyasını kırmanın ve zamanın kendisinin başlıca değer haline geleceği özgürleşmenin olanakları koyuluyor. Önceki zamanlara, önceki yaşam biçimlerine özlem duyulması ve onları geri getirme arayışları eleştirilirken, kapitalizmin kendi «şimdi»sini mutlaklaştırması ve çözümü kendi döngüsüne hapsetmesine karşı yeni bir toplumu ve yeni bir yaşamı var etmenin imkanları serimleniyor. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eZamanı yaşayışın nicelleştirilerek hiçleşmesi, nitelikli zaman geçirmeye ayrılabilen süreyi gitgide azaltıyor. Yapmak istediklerimiz ve ancak onları yaptığımız zaman kendimizi gerçekleştirebilecek olduklarımız özlem halinde dururken, yapmak istemediklerimize mahkûm olarak geçiyor zamanımız. Elimizden alınmış hayatımız, yaşanmayan, yaşanamayan zamanlar mezarlığı bırakarak sonlanıyor. Dışımızda, üstümüzde, bizi yöneten ve ezen, dijitalleştikçe nesneleşen, içinde yok olup gittiğimiz bu zamanın yabancısıyız.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKapitalizm, elimizden aldığı zamanları kendisiyle birlikte çürütüyor. Çözülü, parçalanmış, nesneleştirilmiş ve hiçleştirilmiş... Toplumsal ve bireysel olarak zamanı nasıl kullanacağımız, zamanın ve hayatın kurgusunu değiştirmek, büyüyen bir soru ve büyüyen bir ihtiyaç. Bilişim çağının çözümlenmiş bütün kodları, küresel mekanın küresel zamanı, yeni sınıf ve yeni toplum\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003edurumu, ihtiyaçlarımızı karşılama biçimini kökten değiştirmenin imkanları, hayatı sarsacak ve kökten değiştirecek yeni bir zamanı, yeni bir hayatı çağırıyor: ZAMANDA KÖLELİKTEN ZAMANDA ÖZGÜRLÜĞE.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248827347189,"sku":"9786052036105","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1025-buyuyen-zaman-ihtiyaci.jpg?v=1781041432"},{"product_id":"odtu-tarih-direniyor","title":"ODTÜ Tarih Direniyor","description":"\u003cp\u003eNeden ODTÜ Tarihi? ODTÜ 60 yıllık bir kurum ve daima muhalif. Peki ama neden ODTÜ daima muhalif? Bu geleneğin nasıl mayalandığını, nasıl filizlendiğini, nasıl olgunlaştığını anlamak, bugünün üniversite eğitiminin, bugünün Türkiye'sinin ve günümüz sol muhalefetinin açmazları karşısında kimi ipuçları vermez mi? Üstelik ODTÜ'de en güçlü muhalif rüzgarların estiği dönemler, ODTÜ'nün bilimsel üretiminin zirve yaptığı dönemler oldu. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAmerikan projesi olarak kurulan ODTÜ nasıl bir dönüşüm yaşayarak, sonraki muhalif niteliğini kazandı? THKO neden ODTÜ'de doğdu? Neden ÖTK türü bir örgütlenme sadece ODTÜ'de var olabildi? 1980'lerdeki darbe dönemi nasıl aşıldı, ODTÜ kendisini nasıl yenileyebildi? Neoliberal atmosfer ODTÜ'de ne ölçüde tahribat yarattı? AKP döneminde muhaliflik nasıl sürdü?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1956'daki kuruluştan bugünlere kadar uzanan, olayların birinci derece aktörlerinden yaklaşık 100 ODTÜ'lü akademisyen, çalışan ve ağırlıkla öğrencilerin anı ve değerlendirmelerinin kurgulanmasıyla oluşan bir sözlü tarih çalışması. Sürükleyici olaylar birçok bilinmeyen boyutları ve aktörlerin insani yönlerini de katarak adeta bir roman kıvamında akıyor. Ve okur bir geleneğin oluşumuna tanıklık ediyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÇalışmaya katılan akademisyenlerden bazıları şöyle: Prof. \u003cb\u003eUğur Ersoy\u003c\/b\u003e (kuruluş dönemi Rektör yardımcısı), Prof. \u003cb\u003eTosun Terzioğlu\u003c\/b\u003e (Eski Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı ve sonrasında Sabancı Üniversitesi eski Rektörü, yakınlarda vefat etti), \u003cb\u003eAhmet Acar\u003c\/b\u003e (bir önceki Rektör), Prof. \u003cb\u003eYakup Kepenek\u003c\/b\u003e, Prof. \u003cb\u003eMehmet Kıcıman\u003c\/b\u003e (eski Rektör), Prof. \u003cb\u003eMustafa Tokyay\u003c\/b\u003e, Prof. \u003cb\u003eRaşit Kaya\u003c\/b\u003e. Ayrıca anılarıyla eski Rektörlerden \u003cb\u003eKemal Kurdaş\u003c\/b\u003e ve Prof. \u003cb\u003eIlgaz Alyanak\u003c\/b\u003e da yeralıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖğrencilerden yer alanlardan bazıları ise şöyle: \u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e68 kuşağından,\u003c\/b\u003e Akın Atauz, Tuncay Çelen, Akın Dirik, Mustafa Yalçıner, Ertuğrul Kürkçü, Nuran Ağırnaslı, Ali Artun, Metin Çulhaoğlu, Levent Tosun, Yılmaz Aysan, Hakkı Yazıcı; \u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e78'lilerden\u003c\/b\u003e Taner Akçam, Mehmet Ali Yılmaz, Mehmet Uğur, Cumhur Aytulun, Selçuk Ülkü, Bülent Forta, Ahmet Asena, Doğan Tılıç, Adnan Bostancıoğlu;\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e88 ve 98'lilerden\u003c\/b\u003e Aydın Bodur, Metin Özuğurlu, Taner Yüzgeç, Menderes Tutuş, Yıldız Temurtürkan, Cengiz Bozkurt, Hakan Gülseven, Ecehan Balta, İlknur Hacısoftaoğlu, Yeşim Tuba Başaran, Doğan Ergün; ve de \u003cb\u003eson dönem akademisyen ve öğrenciler\u003c\/b\u003e...\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248831672565,"sku":"9786059679763","price":616.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site_c4d230f3-bb85-460d-9a88-09e21afdc5e3.jpg?v=1781041509"},{"product_id":"biyopolitika-cilt-2-foucaultdan-gunumuze-biyopolitikanin-izdusumleri","title":"Biyopolitika - Cilt 2 \/ Foucault’dan Günümüze Biyopolitikanın İzdüşümleri","description":"\u003cdiv\u003eSerimizin 1. kitabı olan Platondan Arendte Biyopolitikanın Felsefi\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKökenlerin’de, biyopolitka’nın, kendini henüz bir kavram olarak açığa\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003evurmamış zamanlardaki izlerine odaklanan editörümüz Onur Kartal, derlediği makalelerle Platon’dan Arendt’e kadar biyopolitika tartışmalarını retrospektif bir metodoloji ile bizlere aktarmış ve kavramın nihayet kullanılmaya başladığı zamanlar için güçlü bir zemin oluşturmuştu. 2. Ciltte ise 20. yy siyaset kuramlarının görmezden gelemediği\/gelemeyeceği biyopolitkanın, bir kavram olarak yapıtlarında görünüm kazandığı Michel Foucault, Gilles Deleuze, Giorgio Agamben, Antonio Negri Michael Hardt, Judith Butler, Agnes Heller, Nikolas Rose Paul Rabinow, Donna Haraway, Roberto Esposito ve Michael Dillon’a doğru bir hat çiziliyor. 3. Ciltte ise “Biyoiktidarın Suretleri: Yaşam İpotek Altında” başlığıyla gerçeklikteki görünümlerine odaklanacağız.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248834326773,"sku":"9786059679480","price":462.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/761-biyopolitika-cilt-2-foucaultdan-gunumuze-biyopolitikanin-izdusumleri.jpg?v=1781041551"}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/collections\/notabene_ana_kalip.jpg?v=1782478933","url":"https:\/\/notabene.com.tr\/en\/collections\/politika-siyaset.oembed?page=3","provider":"NotaBene Yayınları","version":"1.0","type":"link"}