{"title":"Ters Kule Yayınları","description":"","products":[{"product_id":"fenerbahce-yi-sev-efsane-ol","title":"Fenerbahçe’yi Sev Efsane Ol!","description":"\u003cp\u003eErkan Karaca kimdir? \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eO bir emektar, o bir sporcu, o bir sanatçı, o bir dost, o bir ağabey, o bir baba, o bir eş, o bir meddah, o bir psikolog, o bir güzel insan, o bir efsane ve “o” çok büyük bir FENERBAHÇE SEVDALISI…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ca\u003e\u003c\/a\u003eBu kitapta anlatılan, aslında sadece Fenerbahçe Spor Kulübüne adanmış bir hayattır. Yani müthiş bir hikâye. 65 yaşındaki bir adamın, gece-gündüz demeden halen son gücüne kadar Fenerbahçe’nin başarısı için çabalaması…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ca\u003e\u003c\/a\u003e38 yıl boyunca film şeridi gibi gelip geçenler… Köyünden kaçarak İstanbul’a gelen bir gencin Fenerbahçe ile bütünleşen serüveni; kıymetli başkanlar; müthiş başarılara imza atan antrenör ve teknik direktörler; tarihe geçen oyuncular; sayısız idari personel; unutulmaz maçlar; yurtiçi, yurtdışı şampiyonluklar… Yaşananların öyküleri, anılar… \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ca\u003e\u003c\/a\u003eKitapta hepsini ve fazlasını bulacaksınız. Kısacası her yönüyle içerden ve işin mutfağından anlatılan bir gayri resmi tarih. Son 38 yılın Fenerbahçe basketbol tarihi…\u003c\/p\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248732844277,"sku":"9789759754877","price":500.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-bseo.jpg?v=1781039315"},{"product_id":"mavinin-ardinda","title":"Mavinin Ardında","description":"\u003cp\u003eBazı insanlar vardır ki bazen yalnızca bir cümleleriyle dünyayı yeniden keşfetmenizi sağlar. Bir bakışlarıyla kalbinize dokunur, sizi sarıp sarmalar, sevmeyi öğretir ve içinizi ısıtır. Türkan Bürkev, yani babaannem de onlardan biriydi. Her sözü, eşi benzeri olmayan bir şiirdi; gözleri, mavinin hayatımda hiç görmediğim bir tonuydu. Duygu dünyası, hayatı ve kişiliği, izleyen herkesi büyüleyen bir film gibiydi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBabaannem, benim en büyük ilham kaynaklarımdan biri oldu. Coşkusunu ve açık sözlülüğünü hep hayranlıkla izledim, ondan esinlendim. İnandığım doğrulardan vazgeçmemenin değerini o gösterdi bana. Kötünün içinde iyiliği görmeyi, hayatı sevmeyi, paylaşmayı ve en önemlisi kendi yolumun kahramanı olmayı ondan öğrendim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eFikirleri, davranışları ve sözleriyle çevresindekileri kendine hayran bırakırdı. Dünyayı kendi gözleriyle okur, iç dünyasını bizimle paylaşırdı. Sonsuz bir okyanus gibiydi; yaşanmışlık, bilgelik ve sevgiyle dolu bir okyanus… Sınırsız sevgisi, bir yanardağ gibi kendisinin dahi engelleyemediği duygusallığı, güçlü dışavurumcu yapısı ve patlamalarıyla aslında bir sanatçı kişiliğine sahipti. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAncak o, eserlerini hep kendine sakladı. Onun sanatçı yönünü ancak bugün şiirleriyle tanıma fırsatı elde edebildik. Kitaptaki her bir şiir başka bir evren, her bir kıta başka bir mevsim, her bir sözcük ise insanı derin düşüncelere daldıran bir derya.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu şiirler, hepimizin aklına ve kalbine dokunarak -onun da yaptığı gibi- dünyayı yeniden keşfetmemizi, anlamamızı ve hissetmemizi sağlıyor. Böylesine özel ve eşsiz bir ruhun, dizeleri aracılığıyla bize dokunması ise gerçekten tarifsiz bir hazine. \u003c\/p\u003e\n\u003cb\u003eİlyun Bürkev\u003c\/b\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248733499637,"sku":"9789759754860","price":203.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ma.jpg?v=1781039329"},{"product_id":"bir-davet-bir-armagan","title":"Bir Davet Bir Armağan","description":"\u003cdiv\u003eBir Davet Bir Armağan, Ayşen Arıduru’nun insana, yaşama dair felsefesini, inançlarını, duygu ve düşüncelerini, hayatın gerçeklerinden yola çıkarak derleyip toparladığı bir kitap.\u003c\/div\u003e\u003cdiv\u003eİnsanın hataları, hayalleri, eksiklikleri, erdemleri, arzuları, bilinci, savruluşları ve potansiyeline dair Arıduru’nun okurlara daveti ve armağanı niteliğindeki bu kitap, yazarın kendi hayatından, kariyerini ve ilişkilerini örerken edindiği prensiplerinden ve deneyimlerinden damıtılarak kaleme alınmıştır.\u003c\/div\u003e\u003cdiv\u003eBir Davet Bir Armağan, sadece liderlere değil, gündelik hayatın dertleriyle mücadele eden okurların tümüne hitap eden, yaşam ve yöneticilikle ilgili etkili perspektifler ve yaklaşımlar içeren bir eser.\u003c\/div\u003e\u003cdiv\u003eHayata, insana dair... Ve hep insanla...\u003c\/div\u003e\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248735990005,"sku":"9789759754853","price":238.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-bdba.jpg?v=1781039377"},{"product_id":"renkli-ciceklerim-var","title":"Renkli Çiçeklerim Var","description":"\u003cdiv\u003eRenkli Çiçeklerim Var Özge Doğar’ın 8. Kitabı raflardaki yerini aldı.  Çiçekçi Kadın Pembe, sokağın içinden öylesine geçen insanlara utanarak seslenirken, yeni öyküler başlatıyor bizlerde; kadınlığa, insanlığa, geleceğe dair kapı aralıyor, umudun oltasına takılmamızı sağlıyor. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eDoğa sesini bizlere duyurmaya çalışırken varoluş alanında kadın nerede? \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGelecekteki insan, bugüne baktığında iklim krizini yaratan insan krizlerini mi görecek?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÇaresiz romantikler miyiz yoksa tüketim çılgınları mı? \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eİnsan insanı ararken, kendini yapay zekâda mı yoksa kahve falında mı bulmaya çalışıyor?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHer gün önünden geçtiğimiz Çiçekçi Pembe’yi görmemezliğe devam mı edeceğiz? O, hayata düşleriyle tutunurken biz doymak bilmeyen şişman yaşlı çarkın arasında aşkı bulabilecek miyiz? Peki ya artık aşk da yoksa…\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eNe güneş ceplere sığar ne de deniz banka cüzdanlarına…\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eYumruğun kadardır yüreğin, gökyüzü işte oraya sığar.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e“Benim adım Pembe, siz bana Çiçekçi Kadın dediniz, adımı sormaya bile gerek duymadınız... Hep o köşede duran, adı, hikâyesi olmayan Çiçekçi Kadın’dım sadece. Biliyordum pek de önemim yoktu ama ben inatla çiçekler uzattım size. Papatya, gül, mimoza... Çeşit çeşit, rengârenk çiçekler…\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBana geldiğinizde seviniyorum, çiçek satacağım için değil ha! Yeknesaklaşmış dünyamı renklendireceğiniz için. Nasıl mı? Düşlerimle! Sadece rengârenk çiçeklerim yoktu, düşlerim de boldu. Şimdi sadece çiçeklerimi değil hayallerimi de uzatıyorum size...”\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248736481525,"sku":"9789759754846","price":238.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-1_75c7e2fe-17bc-4a82-9f9a-d425a840fcfe.jpg?v=1781039381"},{"product_id":"sema","title":"Sema","description":"\u003cdiv\u003eSema toplumsal normlardan, kolektif utançlardan, ortak sevinçlerden, cinsiyetçi inançlardan ilham aldı. Sema’da, Aşk’ın farklı anlamlarını görüyoruz. Birey olarak var olmaya çalışan Sema’nın kimi zaman sadece duyduğu, kimi zaman şahit olduğu, kimi zaman da bizzat yaşadığı anlar bir hikaye akışında, şiir ile çizimin harmonisinde okura sunuluyor. Bu harmoninin okuyucuya açtığı alan o kadar göreceli ki; okura çok iş düşüyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSema’nın her bir sayfasında yazar, çizer, okuyucu, herkes var.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eİyi seyirler… \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248736415989,"sku":"9789759754839","price":269.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site_918dc14a-5e71-491d-8f09-b998e52bf1db.jpg?v=1781039381"},{"product_id":"icsel-yol","title":"İçsel Yol","description":"\u003cdiv\u003eKadın Doğum Kliniği. Suzan, Frau Adler, Sabira, Türkan Aydın ve Mai-Lin... Kadınlar koğuşu. Yer Almanya – Hamburg. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGülsen Gülbeyaz’ın, kimisi düşük yapmış, kimisinin rahmi alınmış, kimisi kürtaj olmuş beş kadının hikâyelerinden yola çıkarak kaleme aldığı İçsel Yol, başlı başına bir kadın romanı. Dilleri, inançları, kültürleri ve yaşları farklı olan bu beş kadın, kendi inisiyatifleri dışında bir hastane odasında buluşuyorlar. Babanın, kocanın, sevgilinin “dışarıda” kaldığı bu koğuşta yaralı, hasta, örselenmiş de olsalar, kendi içlerine bir yol bulabilmenin mücadelesini veriyor kadınlar. Yazarın ele aldığı yedi gün, eski Ahit’te anlatılan yaradılış hikâyesine benzer bir doğuma tanıklık ediyor. Kadın doğum kliniğinde, neden “kadın” da doğmasın ki?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eİçsel Yol’da kadınlar, sadece egemen erkeklikle, ırkçılıkla, emek sömürüsüyle değil, kendileriyle de yüzleşiyorlar. İçsel Yol, bunun nasıl’ını, hayattan yola çıkarak anlatan çarpıcı bir roman.\u003c\/div\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248736645365,"sku":"9789759754822","price":231.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-icsel-yol.jpg?v=1781039385"},{"product_id":"koln-radyosu-sustu","title":"Köln Radyosu Sustu","description":"\u003cdiv\u003eAğır işlerde çalışarak geçen suskunluk yıllarının ardından gurbetteki işçilerin yardımına hafta içi her sabah ve akşam birer saat kendi dillerinde yayın yapan Köln Radyosu yetişir. 2 Kasım 1964: Radyo istasyonundan ilk Türkçe yayın, memleketten seslenen bir efsane, bir dost sesi, yaşama sevinci… Köln Radyosu,  sanki gurbette yaşayanların her şeyi, içlerine gömülmüş kendi sesleri… Dilsiz kalmış gurbetçilerin birbirlerine gönderdikleri selamlar, şarkılar, türküler… Alamanya, bir anlığına sanki memleket... Köln Radyosu yayında; çoluk çocuk, konu komşu suspus. Vardiyalı çalışanlar için yayınlar kasete kayıtlı.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGeçtiğimiz yıl, Almanya ile Türkiye arasındaki işgücü anlaşmasının 60. yılı dolarken, gurbette yaşamlarını uzun yıllar yabancılık duygusuyla çaresiz ve hep çalışarak, dilsiz geçiren, onlarla birlikte acılarını yaşayan, paylaşan, iki kültür arasında erken yaşta olgunlaşan, devlet kapılarında ana babalarına tercüman olmuş çocuklarıyla kimi zaman rolleri değişen “Misafir İşçiler”, iç ve dış politik çıkarlar için hâlâ nesneleştirilmeye devam ediliyor. Memleketten seslenen Köln Radyosu’nun yayın saatleri ise Almanya’daki tasarruf tedbirleri nedeniyle birkaç saatle kısıtlanmış. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e“Köln Radyosu Sustu” çok kültürlü bir öykü kitabı. Kitabın kahramanları Sergio, Mara, Luis, Jose, Cecil, Pankac, Tara, Üşa, Vasan, Sandip, Nişa, Devdan, Zeliş, Xalo, Sima, Jasmine, Evan, Ralf, Gerd, Cihan, Rüya, Emê, Pembe... Öykülerin konuları gibi kahramanları da dünyalı… Gülsen Gülbeyaz’ın öykülerinde çok kültürlülük ve dünyalılık zorlama değil, Yaşar Kemal’in tarif ettiği o büyük, rengârenk çiçeklerle kaplı bahçe kadar doğal. Hayatın tüm çelişkileri öykülere sinmiş ancak birbirleriyle kavgalı değil Gülbeyaz’ın kahramanları. “Köln Radyosu Sustu”, göçmen hâllerinin kırıklığını, kabına sığamayışını, acısını, öfkesini, dünyayla ve kendisiyle kavgasını evrensel bir bakışla işlerken, umudu da yeni bir ülkeyle hayal ediyor. “Yeni Ülke’nin Beyaz Atletli Çocukları” umutlarımızı yarına taşıyor. Onların hayalleri Köln Radyosu’ndan yükselen türküler kadar sıcak, içten ve yürekli. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248736809205,"sku":"9789759754808","price":217.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-krs.jpg?v=1781039391"},{"product_id":"sen-de-anlat-gesche","title":"Sen De Anlat Gesche","description":"\u003cdiv\u003eGökyüzünün kendilerinin olduğunu sanan titrek kırlangıçların yuvalarının çalındığı 80’li yılların ardından, hayatının son otuz yılını Almanya’da sürgünde geçirmiş Aras Rodoslu, ölümünden sonra bulunan, yayımlanmamış romanı ile ardında bıraktığı soru işaretlerine yenilerini ekler.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eTürkiye ve Almanya’da hayatlarına girdiği ve onu hayatlarına kabul etmiş kadınlar, önce cenaze töreni, sonrasında ise kâğıt tomarı halinde bulunan yeni romanın yayımlanmasını kutlamak için toplandıklarında, aslında her birinde farklı birer Aras’ın yaşadığını görürler. Sevdiği her kadında bilinmez bir eksikliğini tamamlamış ama aynı zamanda onlara ayna olmuş Aras, sürgünde bölük pörçük bir hayat yaşamış, aslında bir yere sığamamış, sonunda yaşama ağrısı kulağında taşıdığı çınlama sesi gibi büyük bir yüke dönüşmüştür.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eYüzyıllar önce Bremen’de yaşamış Gesche gibi Aras da, muhtemeldir ki içten içe yüksüz bir hayata özenmiş, on beş kişiyi zehirleyerek öldürmüş o korkunç ve zavallı Gesche, Aras’ın bu hayatta anlamaya çalıştığı son insan olmuştur. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHayati Yıldız, Beyaz Bayraklı Çocuk adlı çok sevilen romanından sonra bu kez yine heyecanla okunacak başka bir romanla edebiyat dünyasındaki yerini kalıcı hale getiriyor. Sen de Anlat Gesche, soluk soluğa okunan hikayesi kadar hayatla ilgili sorularıyla da akılda kalacak bir kitap.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248736841973,"sku":"9789759754815","price":217.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-gesche.jpg?v=1781039390"},{"product_id":"adana-nin-kurtulus-mucadelesi-anilari","title":"Adana’nın Kurtuluş Mücadelesi Anıları","description":"\u003cdiv\u003eBu kitap önemli bir tarihi belge özelliği taşımaktadır. Cumhuriyetin kuruluşunun taşları ulusal kurtuluşun içinde döşenmiştir. Kitap da Adana ve Çukurova bölgesinde kurtuluştan kuruluşa giden taşların nasıl döşendiğini tüm ayrıntılarıyla anlatan bir tarihi belgedir. A. R. Yüregir’in torunu T. Z. Yüregir dedesinin hatıratını günümüz Türkçesiyle güncellemiş ve yüzlerce dipnot ekleyerek çeşitli açıklamalarla konuları çok daha anlaşılır hale getirmiştir. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKitap, Mondros Ateşkes Anlaşmasının imzalanmasının ardından Adana’nın Fransızlar tarafından işgal edilmesi ile başlayan ve Adana’nın işgalden kurtuluşu olan 5 Ocak 1922 tarihine dek uzanan bir zaman dilimini kapsamaktadır. Kuvvayı Milliye’nin Adana, Ceyhan, Osmaniye, Tarsus, Karataş, Pozantı, Saimbeyli ve bu yerleşim birimlerine bağlı kırsal ve kentsel bölgelerdeki mücadelesini anlatmaktadır.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eİlk bölüm, Birinci Dünya savaşı sonunda Adana ile başlar. İşgalin ilk günlerinde Adana’da yaşananlar ayrıntılı bir biçimde anlatılır. İşgale karşı silah arkadaşı Yozgatlı Ahaveynzade Avni Bey ile Adana ve ardından Yeni Adana gazetelerini kurmaları ve bu gazetelerin kapatılmaları ve A. R. Yüregir’in kadın kılığına girerek Kayseri’ye kaçışı kitapta yer alır.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eA. R. Yüregir, Kayseri’de Mustafa Kemal Paşa ve Heyeti Temsiliye ile yazışarak Adana Müdafaai Hukuk Cemiyeti’ni kurar. İlk günden itibaren gerek Heyeti Temsiliye ve gerekse cepheler ile olan yazışmalarının bir kopyasını saklar ve aynı zamanda anı defteri tutar. Kilikya Cephesi Genel Kumandanlığının kuruluşunu; bu cephelerdeki savaşları; Sivas Kongresi’nden Ankara’ya dönen Mustafa Kemal Paşa ve kumandanların Pozantı’daki toplantısını; işgal altındayken Adana’da olanları; Adana’daki gizli istihbarat çalışmalarını; kısa süren ateşkes anlaşmasını; Maraş’ın işgalden kurtuluşunu; Adana’ya Heyeti Temsiliye ve Türk Ordusu ile ilgili doğru bilgilerin Yeni Adana Gazetesi ile gizlice ulaştırılmasını; Fransızlarla işbirliği yapan gazetelerle olan mücadeleyi; çeşitli çatışma ve katliamları; Adana tarihinde bir dönüm noktası olan Kaçkaç’ı; Adana’da kurulmak istenen Hıristiyan Cumhuriyetini; Oba çarpışmalarını; Vanlızade ailesinin acı öyküsünü; Kozan ve Haçın’ın Kuvayı Milliye’nin eline geçişini ve son olarak Ankara Antlaşması’na doğru Adana’nın milli mücadele tarihini Ahmet Remzi Yüregir’in kaleminden okuruz. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eAtatürk’ün milli mücadelede yer alanlardan anılarını yazarak bunların tarihte yerini almasını istemesi üzerine Ahmet Remzi Yüregir, bu anıları ilk kez 1934 yılında Yeni Adana Gazetesi’nde yazı dizisi olarak yayınlamaya başlamıştır. Yazı dizisinin başlangıcında okuyucularından da bu anılarla ilgili kendi tanıklıklarını paylaşmasını istemiştir. Gelen mektupların hepsine yazı dizisi boyunca yer vermiştir. Böylelikle bu anı dizisi Adana ve çevresinde Kurtuluş Savaşı’na tanıklık edenlerin katkılarıyla tamamlanmıştır.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248737136885,"sku":"9786057160591","price":700.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-adana.png?v=1781039396"},{"product_id":"eros-ve-hamsi","title":"Eros Ve Hamsi","description":"\u003cp\u003eBen kurulmadan çalamıyorum                                                 \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003ePoyraz döndürüyor başımdakini                                                           \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTiktak atıyorum anca nabza şerbet                                                       \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGüzelce kazısam gerçeği hayattan                                                                    \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGüzelinden bir resim yapamıyorum ki şöyle:\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eŞiirle dünyanın resminde tanışmak… Elinize pastel boya alıp resmetmek için etrafa bir bakar olun, bu dünya hangi renklerle görünüyor? Belki resmedilemeyen dizelere dökülüyordur, belki de “resim sessiz şiir, şiir dile gelmiş resimdir.” Eros ve Hamsi’deki şiirlerin kimileri tekbaşınalığın kalabalığında kulak misafirlikleri, kimileri kazıdıkça görünen bir “kazı-görün” hakikatin düş’ü… Eros ve Hamsi de pastel boyayla yapılmış bir resminin adıdır esasen.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eben yani içinizden birinizin eksikliği:                                                               \u003c\/p\u003e\n“karanlık bastırmadan kalkıp gidelim hadi”","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248737169653,"sku":"9786057160584","price":203.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-eh.jpg?v=1781039395"},{"product_id":"kiblemiz-ac-yatan-cocuklar-olsun","title":"KIBLEMİZ AÇ YATAN ÇOCUKLAR OLSUN","description":"\u003cp\u003e“Geçmişin karmaşasını bir türlü unutamamak, usulca geçip gitmiş tarihi ve gençliğimizi adeta diriltmeye çalışmak istememiz ideallerimizin güzelliğine olan inancımızla, yenilginin kalplerimizde bıraktığı derin izleri silmek için miydi yoksa?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSokaklardaki boyaları dökülmüş eski binaların duvar yüzeylerine çıkan kırık dökük sloganları tamamlama ustası değil miyiz?”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKitabın ilk bölümündeki metinleri okuyanlar, mektupların sanki kendilerine yazıldığı hissine kapılabilirler. Mektuplarda dile getirilenler, aslında hepimizi ilgilendiren konular. Naim Kandemir, yakın arkadaşı Cengiz Türüdü’ye hitaben yazdığı mektuplarda, geçmişi olduğu kadar bugünü ve gündelik yaşamı da sorgulayan samimi bir dil kullanmış. Bir mektubun bizleri nerelere götüreceğini görmek, aslında içimizdekini bu bahaneyle dışarı çıkarmak oluyor. Mektup ise, hâlâ en sıcak ve samimi iletişim aracı. \u003c\/p\u003e\nKitabın ikinci bölümünde ise yazar, hayata ve dünyaya bakışını rüyalarla anlatıyor. Rüyalarda yansıtılan dünya, okurun zihnine hiç yabancı gelmeyecek. Karmaşık ve sorunlarla örülü çağımızda, rüyayla gerçek zaten iç içe değil mi? Mektuplar ve rüyalardaki lezzetli üslup yazarın kimliğinin de güzel bir yansıması aynı zamanda.","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248737366261,"sku":"9786057160560","price":154.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-kayco.jpg?v=1781039400"},{"product_id":"ucurtma-tamircisi","title":"UÇURTMA TAMİRCİSİ","description":"\u003cp\u003e- Avrupa’da dolaşan “hayalet” bize de gelir mi?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Migrene kafa tutulur mu?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Oynaklığın sonu neden hüsrandır?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Evinde çelik kasa olanların listesi bir gün çıkartılırsa...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Bu memleket bizim mi, kimin?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Anonslu kasetlerle iletişim...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Uçurtma tamircileri neden az?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Cabriolet otomobilin faydaları...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Bilmeden yapanlar nasıl yapıyor?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Safralar demirbaş olursa...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Hayatın delikleri nasıl kapatılır?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Anıların bir solma vadesi var mı?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- 78 Kuşağı’nın demirbaş şiiri hangisi olmalıdır?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Devrimi göremeyen kuşağın gençlere vasiyeti nedir?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu ve benzer soruların yanıtlarını arayan hikâyelerle okur, yazarla birlikte bu kitapta hayat cümbüşünün içine düşüyor ve şenlik kitap boyunca sürüyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHer şeye rağmen hayattan umudunu kesmeyen, yaşama sevincini yitirmeyenleri insan sıcaklığıyla sarıp sarmalayan hikâyeler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazar, hikâyelerde günlük yaşamın psikopatolojisini takip ederken, okur da hikâye kahramanlarıyla sohbet ederken buluyor kendini.\u003c\/p\u003e\nTemiz, insancıl, soylu, dürüst insanların hayatını inşa etmeyi ve böyle bir topluma gidecek yolun önünü açmayı gönlünde taşıyan yazar, hikâyelerden çıkan sonucu manifesto gibi, hikâyelerin kahramanlarıyla okura özgün ve lezzetli bir edebiyat diliyle sunuyor.","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248737431797,"sku":"9786057160577","price":154.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ut.jpg?v=1781039401"},{"product_id":"kuresel-adalet-emperyalizm-ve-uluslararasi-yargilamalar","title":"Küresel Adalet Emperyalizm ve Uluslararası Yargılamalar","description":"\"Tarihin en caniyane yüzyılı\" olan 20. yüzyıl, onca savaş, yıkım ve sömürüyle beraber bir dizi uluslararası hukuk kurumunu da bizlere “armağan etti”. Tüm devletlerin ve elbette halkların eşit olduğunu vazeden bu kurumlar emperyalistlerin düzenlemelerinden mi ibaretti yoksa “kapitalist küreselleşmenin kurbanlarının göreli zaferlerinin” mi sonucuydu? Uluslararası otoritelerin yaptığı yargılamalarda sanık koltuğunda oturanlar galipler miydi, madunlar mı?  Wallerstein’ın ifadesiyle “kişisel ve kolektif hayatlarında en büyük bedelleri ödeyen” halklar için bu kurumlar ve yargılamalar işlevli oldular mı?\n\u003cp\u003eKüresel Adalet, bu sorulara uluslararası yargılamaları inceleyerek cevap vermeye çalışırken diğer yandan kapitalist dünya-sistemin 16. yüzyıldan çağımıza taşıdığı Avrupa-merkezcilik ile bir hesaplaşmaya girişiyor. Bu bağlamda uluslararası ceza yargılamalarının Nürnberg’den başlayarak daimî Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kurulmasıyla devam eden serüveni eleştirel bir perspektifle inceleniyor. Bağımlılık okulunun Marksist temsilcilerinin ve özel olarak dünya-sistemleri analizinin sunduğu zengin çerçeve çalışmaya yol gösterirken uygulanan “adalet”in evrenselliğinin tartışılması için de bizlere kapı aralıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248737792245,"sku":"9786057160546","price":217.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/adsiz-tasarim_992f0dc9-6b1e-4630-81a8-39b234657d2f.jpg?v=1781039404"},{"product_id":"beyaz-bayrakli-cocuk","title":"Beyaz Bayraklı Çocuk","description":"\u003cp\u003e“Denize dökülen bir dereye “Afrika Vadisi” adını takmıştık, her gün en büyük maceramız içerilere doğru keşifler yapmaktı. Yarattığımız canavarları alt ede ede vadinin içlerine girer, imparatorluğumuza dâhil ettiğimiz göller inşa eder, orada bir türlü yakalayamadığımız balıkları arardık. Yorgun argın eve dönüş yolunda iddialarla geçen konuşmalar arasında kavgamızı eder, sonraki güne küs girer, akşam “En iyi arkadaşımı yitirdim mi?” korkusu yaşar, ertesi gün yine kaldığımız yerden başlardık.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSürmene’den çocukluk arkadaşı Şükrü’nün, idam hükmüyle tutulduğu tek kişilik hücresinde yazdığı bölük pörçük mektupların izini sürerek geçmişle hesaplaşan Mesut, aslında benliğinin derinliklerinde ülkenin bugünüyle hesaplaşır. 1. Gezi, 2. Gezi, KHK’ler, bini aşkın yurttaşın hayatını kaybettiği katliam ve karanlık günler… Şükrü’nün yanlış adrese postalanan mektupları gibi geçmişin anıları da kesik kesiktir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHayati Yıldız, Beyaz Bayraklı Çocuk adlı romanında üç farklı zaman kesitini iç içe halkalar halinde ustalıkla kurguya yerleştirirken, aslında bugünü işaret ediyor. Bugünde saklı geçmişi ve bugünde saklı geleceği kesitler halinde romanına yediren Yıldız’ın kurguladığı şimdi, okura adeta gerçek hayattaki geleceği sunuyor. Bu negatif gelecekte, baskıcı ve otoriter dikta koşullarında geçmişin birkaç isyan denemesinin ardından yenilmiş bir toplumun ve bireylerin resmi çiziliyor. Oysa hayat devam ediyor. İsyan edenleri, düşenleri ve ölenleri, yeni isyanların acemi taşıyıcıları, yeni zamanların farklı dertleri ve umutları takip ediyor. Her satırında “Acaba?” dedirten Beyaz Bayraklı Çocuk, bugün yaşadığımız sürecin varabileceği yer konusunda edebiyat cephesinden bir ikaz olarak da okunabilir. \u003c\/p\u003e\nBeyaz Bayraklı Çocuk, ne geçmişin realitesini gözden kaçıran bir güzelleme, ne de geleceğe ilişkin saf bir umut taşıyor. Karamsar olmadığı gibi iyimser de sayılmaz. Yıldız’ın gerçekçi anlatımıyla, romanda önümüze açılan dünya pek de iç açıcı değil. Hayati Yıldız’ın, “Göndere çektiğimiz beyaz bayrağa rağmen saldırıya uğradık biz.” diyen roman kahramanları hâlâ yıkıntılar arasında dolaşıp “Afrika Vadisi”ni keşfetmek üzere yola çıkacak korsan gemisine maceracı çocuklar topluyor.","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248737857781,"sku":"9786057160553","price":217.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/kllnmlk-bbc.png?v=1781039406"},{"product_id":"kiev-de-bir-baris","title":"KİEV’DE BİR BARIŞ","description":"Barış otuzlarına merdiven dayamış, cinselliğini doya doya yaşayan bir kadındır… Üst sınıfa mensup bir ailenin kızı olan Barış’ın tek eksiği sevgidir. Annesi, babası ve çevresinin ikiyüzlü yaşamına şahitlik ettikçe, sevgiyi göremedikçe baktığı her şey çoğalır. Sonunda içindeki boşluğu öfke doldurur. Annesinin kansere yakalanması babasına duyduğu nefretle karışık bağlılığı kamçılar. Barış babasıyla yüzleşeceği bir yolculuğa çıkar. Kiev’e gider, anne ve babasıyla ilgili unuttuğu çok şeyin gerçekliğine ulaşır. Ülkesinden Kiev’e seks turizmi için gelen adamların ırkçı, cinsiyetçi, maço tavırlarıyla karşılaşır. Ezber bozmaya karar verir. Barış, kendisi olmaya engel yaşama karşı bir protesto örgütler. Seks teröristi olmaya karar veren Barış, Kiev’de tanıştığı Vlad’ın yardımıyla bir porno film çeker. Amacına ulaştığını, dikkat çektiğini, varoluşunu onayladığını düşündüğü yerde kendisiyle karşılaşır. Kiev’deki Barış, yaralarını kanatan, anılarında kaybolan, anlamdan kaçarken aşka düşen bir kadın olduğunu keşfeder. Kiev’de Bir Barış Müge Halukivna’nın ilk romanı. Aykırı bir kadının dünyasını, sınıfsal ayrıcalığın sağladığı imtiyazın altını çizerek, cesaretle kaleme almış yazar. Cinselliği pornografik biçimde işlerken, duyguları ve bilinçdışını erotik hale getirmiş. Yeraltı edebiyatına dâhil edebileceğimiz roman, uyum üstüne kurulu toplum anlayışını, görmezden gelenleri, ikircikli yaşayanları rahatsız etmeyi hedefliyor.","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248738218229,"sku":"9786057160508","price":224.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site_8002d2e3-177a-4bd7-a592-fb88ae27f63f.jpg?v=1781039410"},{"product_id":"genis-merdiven","title":"Geniş Merdiven","description":"\u003cdiv\u003eBarış Yıldırım müziğin içinden gelen bir yazar olarak müziğin farklı boyutlarına ilişkin yazılarını Geniş Merdiven adı altında bir araya getirdi. Theodorakis’in bir şarkısında geçen “geniş merdiven” yazarın birlikte müzik yaptığı ve epik oratoryolar sahnelediği orkestranın da adı.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cstrong\u003eZülfü Livaneli’nin Önsözünden:\u003c\/strong\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eMayıs 1979’da Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde bir konferansa davet edildim. Konu “Türkiye’de Müziğin Yerel ve Evrensel Boyutları” idi. Böyle ayrıntılı ve özel ilgi gerektiren konferansın ancak birkaç yüz dinleyici bulacağını sanırken, inanılmaz bir kalabalıkla\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003ekarşılaştım. Akşam sekizde yapılan konferansa dört bin dinleyici gelmişti. Bu, yalnız Türkiye’de değil, sanat olaylarına ilginin çok büyük olduğu bazı Batı kentlerinde bile rastlanamayacak bir dinleyici sayısıydı. Daha sonra, yalnız nicelik olarak değil, nitelik olarak da ender rastlanacak bir dinleyici kalitesi ortaya çıktı. Söyleşinin sonunda iki yüz elliye yakın yazılı soru geldi. Bu sorular, kesinlikle inanıyorum ki bugün en yetkili müzik kurullarımızda tartışılamayan bir açıklık ve yetkinlikle sorulmuştu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBir hafta sonra aynı konferansı İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesi’nde tekrarladım. Oradaki sorularda da aynı ince ve irdeleyen bilinç seziliyordu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu iki konferans bana çok şey öğretti. Demek ki üniversitelerimizin müzik konusuna böyle bir ilgisi ve azımsanmayacak bir kültür birikimi vardı. Müzik sorunları, “Şu parçayı severim! Bunun sesi güzel!”den daha derin, daha köklü bir boyutla ele alınıyor, üzerinde düşünülüyor, tartışılıyordu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu konferanslar ve tepkileri, müzik sorunlarını bürokratik mekanizmalarla çözmek yerine, yurt çapında daha büyük ve boyutlu tartışmalara girmek gerektiğini kanıtladı. Müziğimize bir teorik temel hazırlamak zorundaydık. Seslerin yüreğimizde uyandırdığı kıpırtılarla yürüyemezdik artık.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eYazık ki aradan geçen bunca yıl, bu konuda bir ilerleme değil gerilemeye neden oldu. Adorno gibi müzik üstüne düşünen ve onu kültürün değişimi içinde gerçek yerine oturtan yazılar, kitaplar okuyamadık.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eŞehre göçün yarattığı, adına önce dolmuş, sonra minibüs müziği denen tür ezici bir biçimde toplumu ve aydınları etkisi altına aldı. Sonra buna pop eklendi. Şu anda Türkiye, popüler kültüre gömülmüş durumda. Başka alanlarda gelişmiş ve bir noktaya kadar yetkinleşmiş olan entelektüellerin müzik konusundaki yüzeysellikleri can acıtıcı boyutta.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHep böyle gidecek değildi tabi. Bu dinamik, kendi içinden müzik üstüne düşünen ve yazan kafalar da çıkaracaktı. Birkaç yıl önce, başlarda sosyal medyadaki nitelikli görüşleri ve daha sonra yazılarıyla dikkatimi çeken Barış Yıldırım adlı genç bir arkadaş, bu boşluğu dolduracak gibi görünüyordu. Çünkü hem geniş bir literatür ve yabancı dil hakimiyetiyle konuyu derinlemesine ele alıyor, hem de sağlam nota ve enstrüman bilgisiyle müziğin “içinden” olduğunu belli ediyordu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eMüziğin tüzükle idare edilmeye çalışıldığı bir baskı döneminde Barış Yıldırım’ın bu nitelikli kitabını sunmaktan onur duyuyorum.\u003c\/div\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248738250997,"sku":"9786057160539","price":301.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/adsiz-tasarim_46955613-35cd-44c9-96b2-c64ed7ddf173.jpg?v=1781039410"},{"product_id":"dar-sokak-80","title":"Dar Sokak 80","description":"\u003cp\u003e1980 yılının sıcak yazında Almanya’nın ortasında bir küçük köye Türkiye’den üniversite öğrencisi iki devrimci genç geldi. İkisi için de Türkiye’de “vur emri” vardı. Biraz nefes almaları gerekiyordu. Buradaki “Dar Sokak”ta sıradan insanların hayatlarına karıştılar. O sokaktaki küçük bir kızın dünyası birdenbire bütün sevgilerin çarpıştığı bir sahneye dönüştü.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAradan 33 yıl geçti.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTürkiye’nin Gezi İsyanı günlerinde, yine çok sıcak bir yaz gününde ve o köyün yakınlarında bir ilçede geçmişin renklerini yüklenmiş hayatlar kesişiverdi. Yenilgi, taşınması en güç yüktü, evet...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003ePeki, yenilen kimdi? Yürüyen kim? Ya kalan neydi?\u003c\/p\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248738447605,"sku":"9786057160522","price":217.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/dar-sokak-80-site.jpg?v=1781039414"},{"product_id":"perdesizler","title":"Perdesizler","description":"\u003cp\u003e\u003ci\u003ePerdesizler\u003c\/i\u003e odağına insanı ve insanlık hallerini alan, boşluklarla örülmüş öykülerden oluşan bir ilk kitap. Öykü karakterleri bir tür “var oluş biçimini” temsil ediyor. Onaylanmama ya da dışlanma, öğrenilmiş korkuları doğuruyor… Bazen bir önyargıya, bazen de bilinçdışına gizlenmiş sinsi bir çaresizliğe ya da öfkeye dönüşüyor korku. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003ePerdesizler\u003c\/i\u003e perdeleri aralarken, yüzleşmenin sanıldığı gibi sadece acı getirmediğini, aksine hayatı olumladığını anlatıyor… Tanıdık veya yabancı, fark etmez, insanın insana değmesi kendini arama ve bulma yolunda korkulara ışık tutuyor. Dokunmaktan geriye bir gülümseme veya şefkat kalıyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003ePerdesizler\u003c\/i\u003e hayatlara ilham veriyor… \u003c\/p\u003e","brand":"Ters Kule Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248738513141,"sku":"9786057160515","price":217.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/perdesizler-site.jpg?v=1781039415"}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/collections\/terskule-badge-logo2.svg?v=1782401801","url":"https:\/\/notabene.com.tr\/collections\/ters-kule-yayinlari.oembed","provider":"NotaBene Yayınları","version":"1.0","type":"link"}