{"title":"Tarih","description":null,"products":[{"product_id":"devrimciler-de-insandir","title":"Devrimciler de İnsandır","description":"\u003cdiv\u003eUğur Ayken, 1975-76 döneminde ODTÜ-ÖTK’nın ve 1977’de Dev-Genç’in kurucularından birisi. Daha sonrasında TMMOB başta olmak üzere üzere devrimci mücadelenin çeşitli alanlarında yer aldı, 12 Eylül döneminde de Ana Devrimci Yol\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003edavasında yargılandı ve Mamak Cezaevinde yattı.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e“Devrimciler de İnsandır”, Uğur Ayken’in ağırlıkla o dönemlerdeki ve kısmen de sonrasındaki bazı ilginç anılarını sade ve akıcı bir dille kaleme aldığı bir kitap. Kitabı okurken Ayken’in en zorlu anların içinde nasıl ince bir mizahi bakışı\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eyakaladığını göreceksiniz. Bitirdiğinizde ise bir devrimcinin güçlü, özverili, kıvrak ve yaşam sevinci ile dolu yanlarının yanısıra bir taşra delikanlısının hayat karşısındaki acemiliklerini, zayıflıklarını, naifliklerini de göreceksiniz.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBir çırpıda okuyacağınız bu kitap sizde hoş bir duygu bırakacak, ilginç anılar okumanın lezzetini hissettirecek.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48247526031605,"sku":"9786052604199","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/sitee.jpg?v=1781018307"},{"product_id":"ozgurlugun-izinde-anilarim","title":"Özgürlüğün İzinde Anılarım","description":"\u003cp\u003eYakup Kepenek ODTÜ’lülerin çok iyi bildiği, okula kimliğini kazandıran önemli bilim adamlarından ve ülkenin önde gelen iktisatçılarından biri. Çok sayıda kitabı onlarca bilimsel makalesi var, binlerce öğrenci artık bir klasik olan ve şu sırada 33. Basımı piyasada \u003ci\u003eTürkiye Ekonomisi\u003c\/i\u003e kitabını biliyor. Yakup Kepenek aynı zamanda 1970’li yıllardan başlayarak CHP’de siyaset yaptı; Kasım 1992’den bu yana, önce Cumhuriyet’te Nisan  2019’dan sonra da Birgün’de  haftalık köşe yazıları yazıyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eÖzgürlüğün İzinde - Anılar\u003c\/i\u003e adlı kitabıyla, ODTÜ’lülerin Yakup Hoca’sı, bu kez diğer kitaplarından ayrışan bir eserle karşımıza çıkarak yaşamının tüm ayrıntılarını okurla buluşturuyor. Bu anı kitabının en dikkat çeken yönlerinden biri, açık sözlü olması. Yakup Hoca, yaşamına da bir bilim adamı nesnelliğiyle yaklaşmış. Yeri geldikçe, özellikle CHP’deki serüveninde, çuvaldızı kendine batırmaktan kaçınmamış.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ca\u003e\u003c\/a\u003eKaradeniz’in bir köyünde başlayan ve 1968 atmosferinde New York Üniversitesinde ekonomi doktorasına uzanan eğitim yılları, öğretimi, araştırması ve toplumsal sorumluluğu ile  ODTÜ’deki akademik yaşam ve özellikle \u003ci\u003eTürkiye Ekonomisi’\u003c\/i\u003e yazımı; oradaki iç ve dış kamuoyunu etkileyen güçlü bilim çevresinin, özellikle Cahit Arf’ın varlığı; eşi Nuran’ın kardeşi Cihan Alptekin’in Kızıldere’de öldürülmesinin ağır sarsıntıları; 1977’deki 9 aylık boykot döneminde ODTÜ Öğretim Üyeleri Derneği başkanıyken uğranılan silahlı saldırı; 12 Eylül 1980 baskıcı yönetiminde YÖK eliyle üniversiteden uzaklaştırılma; dönemin demokrasi mücadelesinin en parlak sayfası olan “Aydınlar Dilekçesi”nin kaleme alınış öyküsü; yargı kararıyla 1990’da ODTÜ’ye dönüş; ODTÜ Bilim ve Teknoloji Politikaları Merkezi-TEKPOL’ün  kurulması; gazete yazarlığı ve diğer toplumsal çalışmalar kitapta yer alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSiyasetten dışlandığında, Magnum Opus‘um diyecek kadar emek vererek yazdığı ve tüm gelirini Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneğine bağışladığı “Cumhuriyet Çağdaşlaşmasından Günümüze Türkiye’nin Değişimi” (2. Basım, Remzi 2024), elinizdeki yapıtın da kalbi olma özelliğini taşıyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKepenek’in anılarının en can alıcı kısmı ise kitabın son bölümünü oluşturan CHP’deki politik yaşamı. 1960’ların TİP’inin kapatılmış olması nedeniyle gidilen CHP’de, 1970’li yıllardan bugüne Bülent Ecevit, Erdal İnönü, Murat Karayalçın, Altan Öymen, Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlıklarında yaşanan sosyal demokrasinin macerası dile getiriliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eÖzgürlüğün İzinde,\u003c\/i\u003e ülkede bilim insanı olmanın güçlüklerini sergilemenin yanı sıra ülke siyasetine, özellikle de CHP’nin yakın tarihine ışık tutması açısından da önemli bir belge niteliği taşıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248733040885,"sku":"9786052604564","price":462.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-oi.jpg?v=1781039319"},{"product_id":"behcet-in-kir-notlari","title":"Behçet'in Kır Notları","description":"\u003cdiv\u003eSiyasal tarihimizin az bilinen bir kesitine içerden bakış olan Behçet’in Kır Notları- Hanefi Güler Kitabı, Hanefi Güler’e (Behçet) dair tanıklıklardan ve Hanefi Güler tarafından tutulmuş notlardan oluşuyor. Hanefi Güler’in yaşam öyküsü ile paralel ilerleyen tanıklıklar, 12 Eylül öncesinde Diyarbakır’da, Urfa’da yürütülen devrimci mücadeleye odaklanmaktadır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBizzat Hanefi Güler tarafından tutulan Notlar ise, 12 Eylül darbesine karşı örgütlenen antifaşist mücadelenin özgün denemelerinden birisi olan Devrimci Yolun kır gerillası deneyimine dairdir. Olanakları, sınırları, moral-motivasyon kaynakları ve insanlarıyla kır gerillası oluşturarak mücadele süreci ve sürecin sona erişine dair ilk ağızdan bir anlatım.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e12 Eylül'ün ardından verilen en gelişkin kır mücadelesine dair hamasetten uzak, yer yer duygusal, yer yer eleştirel, öz eleştirel, ama pişmanlık göstermeyen bir anlatım.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248733303029,"sku":"9786052604533","price":210.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-bkn.jpg?v=1781039324"},{"product_id":"perdedeki-mucadele","title":"Perdedeki Mücadele","description":"\u003cp\u003eSokaklarda yankılanan sloganlar, fabrikalarda, üniversite amfilerinde yükselen sesler, meydanlarda çoğalan kalabalıklar, duvarlarda “başka bir dünya” talep eden yağlı boya yazılar…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTürkiye’nin 1970’li yılları, ülke tarihinin en çalkantılı, hareketli ve fırtınalı dönemlerinden biriydi. Siyasi kutuplaşmalar, sınıf bilincinin, solun ve işçi hareketlerinin yükselişi, derin toplumsal dönüşümler ve belleklere kazınan kitlesel olaylar, yalnızca gündelik yaşamı ve politik atmosferi değil, sanatın da her alanını etkisi altına almıştı. Bu yoğun siyasal – toplumsal iklimden en çok beslenen sanat dallarından biri de kuşkusuz sinemaydı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖzellikle o dönemde üretilen bazı filmler, doğrudan politik tavırları ve muhtevaları itibariyle “devrimci sinema” örnekleri olarak anıldılar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003ePerdedeki Mücadele\u003c\/i\u003e, bugüne dek büyük ölçüde politik içerikleriyle ele alınan bu filmleri, bu kez sinemanın kendine özgü yaratım imkânlarından nasıl faydalanıldığı, sinemasal tekniklerin nasıl kullanıldığı, stilistik unsurların filmsel anlamın inşasında nasıl rol oynadığı soruları eşliğinde yeniden değerlendiriyor. Türkiye’nin sinema tarihi içerisinde önemli bir yere sahip olan 1970’lerin devrimci sinema örneklerini, \u003ci\u003efilm stiline\u003c\/i\u003e odaklanarak inceliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eO dönemde çekilen \u003ci\u003eArkadaş (1974), Diyet (1974), Bir Gün Mutlaka (1975), İzin (1975), Güneşli Bataklık (1977), Maden (1978)\u003c\/i\u003e ve \u003ci\u003eDemir Yol\/Fırtına İnsanları (1979)\u003c\/i\u003e filmlerini, yalnızca konuları itibariyle değil, çekim ölçeklerinden kurgu ritmine, kamera hareketlerinden mekân kullanımına, anlatı içerisinde bireysel hikâyelerle kolektif mücadelelerin nasıl yan yana getirildiğine kadar uzanan stilistik özellikleri bağlamında mercek altına alıyor. Böylece çalışma, devrimci içerikleriyle anılan yapıtların perdeye aktarılış biçimini anlamaya çalışıyor, sinemanın kendine özgü ifade olanaklarının bu filmlerde nasıl organize edildiğini görünür kılmayı amaçlıyor. Filmlerin yalnızca “ne” anlattığına değil, “nasıl” anlattığına da bakarak Türkiye’nin sinema tarihi içerisinden bu önemli deneyime yeni bir perspektiften yaklaşmayı öneriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÇalışma 1970'lerde üretilen filmlerin stilistik özelliklerinin incelemeleriyle birlikte, aynı zamanda dünyadaki devrimci sinema deneyimlerini ve Türkiye'deki tarihsel gelişimini de kapsamlı biçimde ele alıyor. 1960'lar ve 1970'lerde sinema dergilerinde yürütülen ve bugün belki de büyük ölçüde “unutulmuş” olan devrimci sinema tartışmalarını arşiv belgeleri ışığında bugüne taşıyor, yeniden değerlendiriyor. Türkiye'de devrimci sinema anlayışının nasıl şekillendiğini ve dönemin sinema çevrelerinin kendilerini nasıl konumlandırdığını anlamak açısından bu tartışmalar önemli bir çerçeve sunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKitap ayrıca, Türkiye sinema tarihi çalışmalarına farklı bir metodolojik perspektif getirmeyi, aynı zamanda Türkiye’nin yakın siyasal ve sanatsal tarihine dair yeni bir bakış sunmayı hedefliyor. Film stili unsurlarını yalnızca gözlemlerle değil, aynı zamanda \u003ci\u003esinemetri\u003c\/i\u003e olarak adlandırılan bir yaklaşımla ele alıyor. Çekim uzunlukları, kamera açıları, çekim ölçekleri, mekân dağılımları ve daha pek çok stilistik unsur ölçümlerle, nicel verilerle inceleniyor. Böylece film stili üzerine yapılan yorumlar somut verilerle destekleniyor. Bu yaklaşım hem kitaba hem de Türkiye’de politik sinema üzerine yapılan çalışmalara yeni ve özgün bir boyut kazandırıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003ePerdedeki Mücadele\u003c\/i\u003e, yalnızca akademik dünyaya değil, daha geniş bir okur kitlesine de sesleniyor. Sinema tarihçileri, akademisyenler ve sinema öğrencileri kadar, Türkiye’nin yakın tarihine, toplumsal-siyasal mücadelelerine ve sinema sanatına ilgi duyan herkes için yeni bir okuma öneriyor.\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248733532405,"sku":"9786052604540","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site_faf60edd-103f-4f60-8852-248fc8845ec8.jpg?v=1781039328"},{"product_id":"alevi-terim-ve-deyimleri-sozlugu","title":"Alevi Terim ve Deyimleri Sözlüğü","description":"\u003cp\u003eDil yaşamın ta kendisidir, kültürün, inancın taşıyıcısıdır. Kavramlar ve terimler, evreni ve dünyayı, yaşamı anlamamızın anahtarlarıdır. Alper Çağlayan hocamız yeryüzü insanlığına büyük kapılar açan Alevilikle ilgili temel kavramları, terimleri, merak edilen ve hemen herkesin sorduğu değerleri oluşturan sözcükleri özlü, sade bir üslupla bir başvuru kaynağı boyutunda halkımıza sunmaktadır. Bu ülkemiz için bir kazanımdır. Emeklerine yüreğine sağlık, var olasın hocam... \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAyhan AYDIN\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eDoksanlı yıllardan itibaren Alevîlik ve dolayısıylaAleviler Türkiye gündeminde önemli ölçüde gündem oluşturmuştur. Konu ile ilgili çok sayıda kitap, makale, tez ve röportajlar kaleme alınmıştır. Türk toplumu yoğun bir şekilde Alevilikle ilgili konular üzerine düşünmeye ve konuşmaya başlamıştır. Fakat konunun inceliklerini ortaya koyan temel çalışmalar olmadığından dolayı bazı konular ya yanlış anlaşılmış, ya da yanlış ifade edilmiştir. Alevilikle ilgili deyim ve sözcükler \"Yol” içindeki asıl mânâsının dışında değerlendirilmelere tabi tutulmuştur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu çalışmanın, \"Yol\" içinde uzun yıllar hizmet veren ve \"Yol\"un gereklerini bir hayat tarzı olarak yaşamına aktarmış bulunan Alper Çağlayan'ın kaleminden çıkmış olması büyük önem taşımaktadır. Sözlük incelendiğinde iki husus görülecektir. Birisi, Alevilikle ilgili olarak kaleme alınan eserlerde sık sık geçen fakat yeni nesillerce anlaşılamayan kelimelerin açıklanması; diğeri ise yine Alevilikte sıklıkla kullanılan deyimlerin \"Yol\" içinde ifade ettiği mânâların açıklanmasıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu açılardan bakıldığında Alper Çağlayan'ın bu sözlük çalışması bir başvuru kitabı olarak değerlendirilmelidir. Eserin, kendi sahasında önemli bir boşluğu doldurduğu görülmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Yesari GÖKÇE (Dede)\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eAsırlardır Horasan'dan Balkanlar'a pîrleri, mürşîdleri, ocakları, dergâhları, tâlibleri, adabı ve erkânı ile varlığını devam ettiren Alevî Bektaşi Yol'u ideal insan ve ideal toplum modelinin oluşturulmasını temin edecek değerler dizgesine sahiptir. Sevgi, hoşgörü, doğruluk, dürüstlük, şefkat, merhamet gibi kıymet biçilemeyen, Hakk ve halk katında muteber bu değerlerin yaşatılması, onların anlaşılması, açıklanması ve genç nesillere öğretilmesi ile mümkündür. Bir geleneğin açıklanması ve öğretilmesi ise kavramlara, deyimlere, kısacası aslına uygun bir terminolojiye ihtiyaç duymaktadır. Değerli araştırmacı Alper Çağlayan'ın yılların emeği Alevî Deyim ve Terimleri Sözlüğü'nün bu ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte bir eser olduğu düşüncesiyle kendisini tebrik ederim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eProf.Dr. Osman EĞRİ\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248733761781,"sku":"9786052604496","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-alv.jpg?v=1781039332"},{"product_id":"ali-riza-binboga-yarinlar-bizim-otobiyografi","title":"Ali Rıza Binboğa Yarınlar Bizim Otobiyografi","description":"\u003cp\u003eSert bir iklimde, dağların eteklerinde doğan bir köy çocuğunun zorlu yaşam mücadelesini, azmini yansıtan; o çocuğun yıllar içinde öğretmen, mühendis ve müzisyen olup büyük başarılara imza atışının sürükleyici öyküsü… Ama bu kadar da değil. Köy Enstitüsü iklimini yansıtan öğretmen okulunun idealist öğretmenleri, İTÜ’ye girişteki badireler, 1960’lı yılların gençlik önderleri, atak mühendislik yılları, 1975 Eurovision Yarışması Türkiye elemelerinde halk oyu birinciliğinin elinden alınmasına rağmen müzik dünyasına hızlı giriş; sahne, tiyatro ve sinema çalışmaları ve pek çok ünlü sanatçı ile kesişen yollar, 12 Eylül yıllarındaki sahne yasağıyla birlikte müzik dünyasından uzaklaştırılma, geçim kavgası için zorunlu olarak başlayan ticaret hayatının bir müzik insanına ters doğası, telif haklarının ülkemizde yerleşmesi için girdiği zorlu mücadele ve yol arkadaşı besteciler…\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eAli Rıza Binboğa’nın kitabı akıcı üslubuyla okuru içine çekiyor. Bu otobiyografi sadece yazarı tanıyanlara seslenmiyor, aynı zamanda bugünün gençlerine, sanatçı adaylarına da ilham veriyor. Yeri geldiğinde sanatçı kendisiyle dalga geçiyor; yeri geldiğinde tutkusunu, yaratıcılığını ya da acılarını abartısız bir biçimde gözler önüne seriyor. Alttan alta görünen şey ise mücadeleci bir kişiliğin kendini gerçekleştirmesi… \u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003e \u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eUzun yıllar önce Ali Rıza Binboğa’dan yaşam öyküsünün bazı kesitlerini dinlemiştim. Aslında her bir kesit, romanlara konu olacak kadar ilginçti. Kitabı da yarım bırakılamayacak kadar sürükleyici. Ali Rıza çok coşkulu, çok heyecanlıdır. O coşku ve heyecanını dostlarına da yansıtır. Otobiyografisini okuyunca da göreceksiniz, geçen yıllar, yaşadığı zorluklar onun bu coşkusundan, heyecanından bir şey eksiltememiş.\u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003eProf. Dr. İsa Eşme, \u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003eeğitimci, araştırmacı yazar, Yükseköğretim Kurulu eski Başkan Vekili\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003e \u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003e \u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eBinboğa’nın Eurovizyon Şarkı Yarışmasında gasp edilen birinciliği konusu günlerce gazetelerin birinci sayfalarında manşet oldu. TRT’den çıt çıkmıyordu. Ama o küsmedi, yılmadı çünkü halkın gönlünde taht kurmayı başarmıştı. Müzik camiasında zirvelere çıktı. “Yarınlar Bizim” hit olup patlamıştı. Arkasından “Baharım Sensin”, “İlköğretmen”, “Türkiyemin Kızları” geldi. Müzik dünyasının, sinemanın kapıları ona birer birer açıldı. Ciddi bir müzik kurumu elinden tutsa, muhtemelen uluslararası bir sanatçı olurdu. Zira müthiş bir ciğeri, 2 oktav sesi vardı, opera sanatçılarına özgü yeteneklere sahipti. Aynı zamanda da şarkı sözü yazarı ve bestekârdı.\u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eKitabı okurken gözlerim doldu ve o günleri yeniden yaşadım. Yaşamını akıcı bir dille kaleme alırken geçmişi hatasız biçimde, çok iyi harmanlaması kitaba ayrı bir değer katmış. \u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003eErkan Özmen, gazeteci\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003e \u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eSoyadını, eteklerinde doğduğu dağlardan alan Ali Rıza Binboğa’nın, binlerce engeli aşıp öğretmenlikten İTÜ’ye, oradan yüksek mühendisliğe uzanan yolculuğunda yakalandığı müzik tutkusu, onu sanat dünyasının zirvelerine taşıdı. Binboğa’nın öz yaşam öyküsü, sıkıntı ve yokluk dolu bir ortamda doğan bir çocuğun, Cumhuriyet’in sunduğu olanaklarla nasıl yeniden doğduğunun güzel bir örneğini oluşturur. \u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003e \u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003eAli Rıza Binboğa, yaşam direncini ve sevincini, büyük bir içtenlikle kaleme alıp okunmaya değer bir eser ortaya koymuş.\u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003eDr. Turgut Enginoğlu\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003ci\u003e \u003c\/i\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248733958389,"sku":"9786052604502","price":315.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/on-kapak-arb.jpg?v=1781039337"},{"product_id":"veli-lok","title":"Veli Lök","description":"\u003cp\u003eVeli Lök insanlığa adanmış bir ömür olarak yaşamını anlamlandırabilen istisnai insanlardandır. Onun için yaşamda temel yol gösterici bilimdir. O  mesleki deontolojiye bağlı iyi bir hekim, akademik özgürlüğe ve tıp eğitimine önem veren iyi bir akademisyendir. Hekimlik onun için bir yaşam biçimi, tıp ise aynı zamanda bir sanattır. Veli Lök Türkiye’de artroskopinin tanınmasına ve yaygınlaştırılmasına öncülük etmiştir. Üniversiteden uzaklaştırıldığında çok sevdiği akademiden ve öğrencilerinden koparılmış, açtığı muayenehaneyi bir bilim mabedine dönüştürmüştür.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÜnlü patolog Rudolf Virchow, “\u003ci\u003eTıp sosyal bir bilimdir ve politika geniş ölçekte uygulanan tıptan başka bir şey değildir.\u003c\/i\u003e” der. Veli Lök de sağlığın siyasetiyle yakından ilgilenmiştir. 1968 Ege Üniversitesi Asistanlar Sendikası kurucularından; 1977-79 İzmir Tabip Odası (İTO) Başkanı; 1979’daysa TİP senatör adayıdır. Aynı zamanda Aydınlar Dilekçesi imzacısı, Barış Davası sanıklarındandır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eO insanı merkeze alır, insanı yüceltir. İnsan hakları açısından uluslararası bilime katkı sunar, ülkemizde uygulanması için çaba gösterir. İşkencenin belgelenmesinde kanıta dayalı, alternatif tıbbi raporlara öncülük eder. Verdiği tıbbi raporlar nedeniyle sık sık devletle karşı karşıya gelir, yargılanır. İşkencecileri bilimsel mücadelesi ile zor durumda bırakır. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTüm yaşanan olumsuzluklara karşı sakindir, dingindir, sabırlıdır, rasyonel akılla hareket eder.  İnsan hakları alanında verdiği alternatif raporlarla, ortopedi alanında mesleki çalışmalarla iyi bir insan, iyi bir sosyalistin nasıl olması gerektiği konusunda rol modeldir. Elinizdeki kitap tüm yönleriyle Veli Lök’ü ele alan, onu ve değerlerini tüm kuşaklara  tanıtan bir eserdir. Kolektif  hafızamıza katkı sunması dileğiyle...\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248734253301,"sku":"9786052604489","price":350.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/adsiz-tasarim-2.jpg?v=1781039341"},{"product_id":"kasabanin-devrimi","title":"Kasabanın Devrimi","description":"\u003cdiv\u003eKaradeniz coğrafyası devrimci mücadelenin zirve yaptığı 1975-80 döneminde sosyalistlere çok önemli atılımların yaşandığı bir zemin sundu. Bunda Kızıldere’nin etkisi oldukça önemliydi ve THKP-C ardıllarının 1975 sonrası gelişimi açısından da Karadeniz coğrafyasında yaşananlar nispeten ayrıksı bir yer tuttu. Bu coğrafyada Devrimci Yol ve Kurtuluş ağırlık kazanırken aralarındaki siyasal rekabet büyük şehirlere kıyasla yumuşak yaşandı.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKaradeniz’de 1975-80 döneminde ön plana çıkan Fatsa Yerel Yönetim Deneyimi oldu. Oysa Fatsa’nın hemen yanında devrimcilerin ciddi bir kitlesel zemin elde ettikleri Bulancak da vardı. Kasabanın Devrimi Karadeniz’deki THKP-C ve DEV-GENÇ sempatisinin nasıl biçimlendiğine, Kurtuluş hareketinin bölgedeki gelişimine ışık tutarken esas olarak Bulancak üzerinde yoğunlaşıyor. Bulancak’taki devrimci mücadelenin yerel dinamikler üzerinde geliştiğini anlatırken Kurtuluş hareketinin merkezi etkisinin Bulancak’ta oldukça sınırlı oluşuna da işaret ediyor. Yereldeki devrimciler ilçede önemli bir kitleselleşme sağlamayı başarıyorlar. Kitapta bu başarının seyri ve yerel özgünlüğün arka planındaki dinamikler ele alınıyor. Ancak bu kendiliğinden gelişimin başarıları irdelenirken bir noktadan itibaren kendi sınırlarıyla da yüzleşiliyor. Fatsa benzeri bir kitle etkinliğinin sağlandığı Bulancak’taki devrimci mücadelenin neden benzer bir sıçrama gösteremediği sorgulanıyor. Fatsa’daki yerel yönetim anlayışının değeri teslim edilirken demokrasi konusundaki kimi eksik ve hatalara da işaret ediliyor. Bulancak’taki yerel özgünlüğün zamanla nasıl evrildiği, yerelin ötesi görülmeye başlandığında karşılaşılan sorunlar ele alınıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKitap bu yönleriyle o dönemin anlaşılması açısından kayda değer veriler sunarak geçmiş mücadelelere ilişkin külliyatta kendine özgü bir yer tutuyor.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248734449909,"sku":"9786052604458","price":269.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-kd.jpg?v=1781039347"},{"product_id":"namlunun-ucundaki-sendika-aster-is","title":"NAMLUNUN UCUNDAKİ SENDİKA Aster-İş","description":"\u003cdiv\u003eNamlunun Ucundaki Sendika gerçekten de namlunun ucunda yer alan, askeri iş yerlerinde çalışan işçilerin örgütlenme çabalarını ve karşılarına çıkartılan engelleri anlatan bir kitap. Örgütlenmesi en zor\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003esektörlerden birinde faaliyet yürüten Aster-İş Sendikasının 1975-80 döneminde, ordunun en merkezi yerinde, Ankara’daki son derece başarılı örgütlenme macerası işçi sınıfı tarihi açısından da özgün bir\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eboyutttur. Yazar bu örgütlenme çalışmasının en önündeki kişidir ve konuyla ilgili kitaplarda yer almayan özgünlükleri yansıtırken alana ilişkin bilinmeyen, farkında olunmayan, hataya düşülen konulara da\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eaçıklık getirmektedir.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e“Tarihsel başarı hikayeleriyle paradoksal bir ilişki içinde karşımıza çıkan, altında kaldığımız kümülatif enkaz açısından ve günümüz penceresinden bakıldığında meselenin o kadar da basit olmadığı\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003egörülecektir. Doğru yaklaşım, zamanın “şeyleri” değiştirerek sürüklediği bu noktada, bu çok boyutlu değişime gereksindiği önemi vererek, meseleleri yeni ve mümkünse farklı bir bakış açısıyla mevcut kakofoni\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003earasından titizlikle ayırıp rasyonel, özgün bir perspektifle ortaya koymaktır. Bu ise enkaza bakıp vaveyla koparmakla değil, olmuş olanla olması gerekeni aynı düzlem üzerinde yayıp, geleceği kurgulamakla\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eyapılabilir ancak. Bunun dışında herhangi bir çabanın, ne kadar iyi niyetle başlamışsa başlasın, nasıl devam ederse etsin self-tatminin ötesine geçmesi beklenmemelidir.”\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248734974197,"sku":"9786052604434","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-nus.jpg?v=1781039355"},{"product_id":"denizlerin-idamina-bir-baska-bakis","title":"Denizlerin İdamına Bir Başka Bakış","description":"\u003cp\u003eDenizlerin idamına evet oyu veren CHP milletvekilleri kimlerdi?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eCHP’liler evet oyu vermese idamlar durdurulabilir miydi?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eCHP, daha önce idam kararını durdurmak için Anayasa Mahkemesine başvurup idamları durdurduğu halde, ikinci oylamadan sonra neden Anayasa Mahkemesine başvurmadı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eMecliste ve Senato’da oylama sırasında neler yaşandı?  Milletvekilleri ve senatörler arasında idamları onaylama konusunda farklılık var mıydı? İdamları durdurmak için hangi vekiller ve senatörler çaba harcadı? Demirel, İnönü, Ecevit, Erbakan, Türkeş, Aybar, Feyzioğlu, Bölükbaşı nasıl tavır aldılar?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eKadın milletvekilleri, Kürt milletvekilleri, Alevi milletvekilleri oylamada farklı oylar kullandı mı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eParti kararına rağmen Denizlerin idamına oy vermeyen tek Adalet Partili kimdi?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eBirkaç senatör daha imza verse idamlar durdurulabilir miydi?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eMecliste, Senatoda, Askeri Yargıtay’da idam kararına muhalefet şerhlerini kimler yazdı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eDenizlerin idamlarının durdurulması için başlatılan imza kampanyasını kimler örgütledi, kimler kampanyaya imza verdi?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eİmza kampanyasına katılanlardan kimler öldürüldü?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eİdamların durdurulması için yapılan eylemler (İsrail Elçisi Elrom’un rehin alınması, Nurhak, Kızıldere, Boğaziçi uçağının kaçırılması, Jandarma Genel Komutanı Kemaletttin Eken’in rehin alınması girişimi) nasıl sonuçlandı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eSovyetler Birliği idamların durdurulması için çaba harcadı mı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eİngiliz gizli belgelerine Kızıldere Katliamı nasıl yansıdı? MİT görevlisi Mehmet Eymür Kızıldere’yi nasıl anlattı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eHalit Çelenk dışında Denizlerin avukatları kimlerdi?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eİsmet İnönü idamları durdurabilir miydi?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eBaşbakan Nihat Erim, ‘balyoz harekatını’ neden başlattı? Erim’e suikasti kimler yaptı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eHukuka uygun yargılansalar Denizler nasıl ceza alırlardı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eŞarkışla’da nasıl yakalandılar? Şarkışla Ağıtı nasıl ortaya çıktı?\u003c\/p\u003e\n \n\u003cp\u003eVe daha idam sürecinin bilinmeyen pek çok yönünü bu kitapta bulacaksınız.\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248735760629,"sku":"9786052604427","price":322.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-di.jpg?v=1781039372"},{"product_id":"kelebekler-sessiz-ucar","title":"KELEBEKLER SESSİZ UÇAR","description":"\u003cp\u003e\u003ci\u003eKelebekler Sessiz Uçar\u003c\/i\u003e, yazarın yaşamının tüm evrelerinden ziyade Filistin’de mücadele içinde geçen kısımlarını ön planda tuttuğu bir anılar seçmesidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÇocukluk arkadaşı Hamdi Gezmiş’in abisi Deniz Gezmiş’in idam edildiği gece Gezmişlerin evinde yaşanan dramla biçimlenen yaşam, Ankara SBF’de okurken dönemin birçok tanınmış siyasi aktörüyle birlikte öğrenci hareketinin ön saflarında mücadele, Kurtuluş hareketi içinde yer alıp hızla öne çıkış ve sonrasında ülkenin en çok arananlarından biri haline geliş ve ardından Filistin…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1982’de İsrail’in beş ay süren Beyrut kuşatmasında arkadaşlarıyla birlikte Filistin için savaş gibi tehlikeli, Sabra-Şatilla katliamı gibi dramatik ama bir o kadar da renkli Filistin  günleri; Filistin kamplarında dünyanın dört bir yanından gelen devrimciler, Ermeni ASALA örgütünün faaliyetlerine yakından tanıklık gibi nice ilginç olaylar... \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDört yıl süren Filistin macerasının ardından gizlice ülkeye dönüş ve süren faaliyetler, Kurtuluş hareketinin merkez komitesine seçilme, yeniden gidilen Filistin’in iç ayrışmalarında Yaser Arafat taraftarı olmakla suçlanarak Suriye tarafından bir yıl süreyle tutuklanma ve Sednaya Cezaevi, beş yıllık Filistin macerasının ardından merkez komiteden istifa ve fikir birliği ettiği arkadaşlarıyla birlikte ülkede ayrı siyasi faaliyet… \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2023 yılında kızını kaybeden yazarın yaşadığı iç hesaplaşma, sessizce kaybedilen mücadele arkadaşları, 2024 Ocak’ında Gazze’de başlayan soykırım girişimi ve gizlice İsrail’i destekleyen iktidarın yalanları ve tümünün çakışmasıyla ortaya çıkan travma ve öfke, bu kitabın hazırlanmasının tetikleyicileridir. Kelebekler gibi sessizce aramızdan ayrılanlara adanmış bir metinle karşı karşıyayız. Mücadele ile duyguların iç içe geçtiği bu anılar silsilesi okuru sarsıcı bir tanıklığa sürüklüyor.     \u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248739168501,"sku":"9786052604380","price":322.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ksu.jpg?v=1781039424"},{"product_id":"cetin-uygur-kitabi","title":"ÇETİN UYGUR KİTABI","description":"\u003cdiv\u003eİşçi sınıfının parladığı anlar vardır, çağına ve sonraki zamanlara damgasını vuran… Komün gibi, Ekim Devrimi gibi, Gal Madenci Direnişi gibi… Anadolu topraklarında da bu parlayışlar eksik olmaz: Yakın tarihteki 1970 15-16 Haziran eylemleri, 1980 Yeni Çeltek öz yönetim deneyimi, 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü, 2010 Tekel Direnişi… Bunlar belki hemen sonuç vermez ama kendi yolunda çok önemli birer birikimi temsil eder. Mazlumların yüreğine su serpen bir inancı besler, bir sonraki kervanın yolcularına rehberlik eder.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu başkaldırıların mutfağında, kitlelerin içinde kaybolmuş kimi esin kaynakları vardır. Bir adım önde giden isimsiz kahramanlar, çoban ateşi yakıcıları… İşte Çetin Uygur, tam da bu tasvirin ete kemiğe bürünmüş halidir. Çetin Uygur’un paltosunu şöyle bir silkeleseniz son 60 yılın bütün dönüm noktalarının kaldırım taşları; yürüyüşler, işgaller, grevler, cezaevleri, işkenceler, başkaldırılar dökülür. Hepsinin tek bir amacı vardır: Üretenlerin yöneten olacağı bir dünya hayalinin fitilini ateşlemek. Onun açısından bu bir slogan veya ütopya değildir.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÇetin Uygur, Türkiye’deki ilk işçi örgütçüleri kuşağının özelliklerini taşımasıyla, 1970’li yılların politikleşmiş işçi hareketine kattıklarıyla, 1989-91 dönemindeki yükselişte oynadığı rolle, 1991 sonrasında yeni bir işçi hareketinin oluşumuna yönelik önayak olduğu tartışmalarla, örgütlenme ve mücadele stratejisi arayışlarıyla işçi hareketinde benzersiz biridir. Bu yönleriyle işçi hareketinde 20 ve 21. yüzyıl arasında bir köprü rolü oynar, işçi hareketinin geçmişini temsil ettiği kadar bugününü ve geleceğini de temsil eder.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÇetin Uygur kitabı, onun bu uzun serüvenini ele alıyor; hayatının sadece dönüm noktalarını değil, yakından tanıyanların dahi pek bilmediği ayrıntıları içeren bir biyografik çalışma özelliği taşıyor. Mücadeleci kişiliğinin yanı sıra okur, onun renkli yanlarını da öğrenme fırsatını elde ediyor. Bununla beraber kitap, bir işçi hareketi tarihi kitabına, kısmen de bir siyasal tarih kitabına ilişkin boyutlar kazanıyor. Bu yönüyle 1975’lerden 2000’li yıllara işçi hareketinin soldan bir eleştirel değerlendirmesi olarak da okunabilir.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKitap, sendika-siyasal örgüt ilişkisi açısından önemli veriler ve bakış açıları sunuyor. 70’lerin işçi hareketine alışılmadık bir bakışla yaklaşarak bu alandaki külliyata katkı sağlamayı hedefliyor. Bu noktada Yeraltı Maden-İş ve Yeni Çeltek örgütlenmesi mercek altına alınıyor, örnek vaka incelemesi olarak da değerlendirilebilecek ayrıntı ve analizlerle mevcut çalışmaların epey ötesine geçiliyor. 1975-80 döneminin işçi hareketi ve ana aktörleri ise farklı bir pencereden ele alınıyor. 1980’li yıllara dair az bilinen pek çok ayrıntı okura sunuluyor. Emniyet ve cezaevlerindeki Çetin Uygur portresinden 1989 bahar eylemlerine, 1991’deki Zonguldak Büyük Yürüyüşüne ilişkin bilinmeyenler gibi… Okur 1990’ların emek alanındaki tartışmalarının bugünlerle bağını da izleme fırsatı elde ediyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSon bölümde yer alan makaleler ise özgün yaklaşımlarıyla tartışmalara derinlik katacak içeriklere sahip. Çetin Uygur’un icraat ve düşüncelerinin geleceğe ilişkin neler katabileceklerini ele alıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu yönleriyle kitap, Çetin Uygur’u tanıyanlara olduğu kadar tanımayanlara da hitap ediyor. Siyasal eğilimi fark etmeksizin duyarlı tüm işçiler, sendikal mücadeledeki açmazları hissedenler, sosyalistler, bu kitapla umut tazeleyecek; konuyla ilgilenen akademisyen ve araştırmacılar, zihinlerindeki sorulara ilişkin epey veri bulacaklar.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKısacası, 11 kişilik bir ekibin 2.5 yılda ortaya çıkardığı ve 16 yazarın yer aldığı bu kitap, Türkiye işçi sınıfı ve devrimci mücadele tarihi açısından önemli bir kaynak niteliğinde. Titiz bir çalışmayı yansıttığı gibi, kapsamlı hacmini unutturacak akıcılıkta bir dile sahip olması da dikkat çekici.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248740741365,"sku":"9786052604366","price":700.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-cu.webp?v=1781039453"},{"product_id":"hatice-mithat-can","title":"HATİCE \u0026 MİTHAT CAN","description":"\u003cdiv\u003eBu kitap 6 Şubat 2023 Depremi’nde Antakya’da hayatını kaybeden iki mücadele insanının yaşamlarını ve mücadelelerini anlatıyor. Hatice ve Mithat Can’ın hayatlarının izinden 1950’lilerin Antakya’sına, Samandağ’a, Tarsus’a bakarken, yaşanan toplumsal dönüşüme onların gözünden şahitlik ederken, okur yörenin tarihine ve kültürüne dair pek çok şey öğreniyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e68 Kuşağının devrimci atılımını, özlemlerinin kanla, terörle bastırılmasını, dönemin Ankara’sını bu kuşağın iki insanın anlatımlarından dinliyoruz. 12 Mart sonrasında toplumsal muhalefet yükselirken, mücadelenin Adana ve Hatay’da emekçiliğini yapan Can’ların mütevazı ve fedakâr çabasına şahit oluyoruz. 1980 Askeri Faşist darbesinin yıldıramadığı ama hayatlarından çok şey çaldığı iki insanın, bütün zorluklara rağmen mücadele etmekteki ısrarının değerini bir kez daha anlıyoruz. 1980 sonrasının ilk mücadelelerinde, 90’lı yıllarda, 2000’li yıllarda ve yaşamlarının son dönemine kadar hemen her mücadele alanına emek vermiş iki ismin bıraktığı mirası görüyoruz.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKitabın ikinci bölümünde ise dostlarının onları anlatan yazıları yer alıyor. Sezai Sarıoğlu, Hamide Rencüs, Haydar Ergülen, Akın Birdal, Gülsüm Elvan, Gül Erdost, Abdullah Aydın, Çiğdem Mater, İsmail Saymaz, Ender İmrek, İrfan Değirmenci, Selin Nakıpoğlu, Ali Çerkezoğlu, Emsal Atakan, Oya Ersoy, Mehmet Karasu ve oğulları Eren Can, tanıdıkları Hatice ve Mithat Can’ı anlatıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eİki bitişik beyazdı onlar… Ömürlerinin bir aşamasında beyaza taşınmışlardı… Bakanlar önce beyaz olarak görürdü onları, sonra favori rengimiz kırmızı… Hatice Abla azıcık mora çalan kırmızı… Hâl böyle olunca benim için HaticeMithat birleşik yazılırdı, devlet ayrı…   Sezai Sarıoğlu\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eDünyaya bakışta, yaşamı güzelleştirme çabasında kalp kalbe verenler, dünyayı değiştirmek için çıktıkları siyasal mücadelede de omuz omuza vermenin bağlılığını sürdürürler. El ele, omuz omuza, kalp kalbe ve Can Can’a bir sevdayı büyütürler. Bu Hatice ve Mithat Can’ın haksızlıklara, zulme, katliamlara, aşağılanmalara, işkenceye, tacize, ırkçılığa, gericiliğe karşı ve yalnızca insan haklarıyla sınırlı değil yeryüzünü paylaştığımız tüm canlıların varlığına saygıya kadar uzanan büyük bir adanmışlığın sevdasıdır.  Haydar Ergülen\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHer ikiniz de insan hakları aşığı, çevrenize dostluk ışığı saçan iki “bilge “ insansınız. Türkiye’de insan hakları tarihi sizi böyle yazacak, böyle anacak.     Gül Erdost\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHatice abla yaşasaydı… Yaklaşık 22 bin yurttaşın hayatını kaybettiği ve 14 bin binanın yıkıldığı Hatay, bu kadar sahipsiz kalmaz ve yüzüstü bırakılmazdı. Enkaz altında can verenlerin, kaybolanların, kefensiz gömülenlerin, mezarı belli olmayanların hesabını soranlar olurdu. Bir kamu görevlisine bile dava açılamadıysa… Bir de adalet enkaz altında kaldıysa Hatice ablanın yokluğundan ötürü.    İsmail Saymaz\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eElimden gelse ne depremden ne de ölümlerinden söz etmeden yazıyı bitirmekti amacım. Ama nedense sürekli şöyle bir cümle takılıp durdu aklıma: “Hazırlıklıydılar, ülkedeki anti demokratik iktidarlara, darbecilere, hukuksuzluklara, gözaltılara, hatta hapisliğe hazırlıklıydılar. En hazırlıksız oldukları yerden geldi ölüm. Belli ki depreme hazırlıksızdılar! On binlerce canımız gibi.   Ali Çerkezoğlu\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248741462261,"sku":"9786052604328","price":329.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-hmc.jpg?v=1781039466"},{"product_id":"golkoyun-devrimci-yolu","title":"GÖLKÖY’ÜN DEVRİMCİ YOLU","description":"\u003cdiv\u003eGölköy’ün Devrimci Yolu, siyasal tarihimizin önemli kavşaklarından 1970’li yıllarda, Ordu’nun Gölköy ilçesinde yaşanan devrimci mücadeleye odaklanıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÇalışma, öncelikle Gölköy’ü tarihsel, coğrafi ve beşeri ilişkiler içinde bir bağlama oturtarak Gölköy’deki siyasallaşmanın koşullarını ve bileşenlerini ortaya koyuyor. İlçe siyasallaşmasının kırılma noktaları olarak Osmanlı-Cumhuriyet mirası, 1960’lı yıllardaki sola açılma ve bunun ilçe üzerindeki etkiler,  1970’li yıllarda devrimci hareketlerin ve özel olarak Devrimci Yol’un ilçedeki varlığının açığa çıkması ile 12 Eylül darbesi üzerinde yoğunlaşarak ilerliyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGölköy’ün Devrimci Yol’unda, halk hareketi niteliği kazanan sürecin dinamikleri, halkın devrimcilere bakışı, devrimcilerin halk ile kurduğu ilişkiler ve kolay yollara sapmadan halk ile hemhal olarak ilerlemenin olanakları da izlenmeye çalışılırken iç savaş politikaların ilçe üzerindeki sonuçları da açığa çıkarılmaya çalışılıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÖzellikle Reşat Akkaya’nın Ordu Valisi olmasından sonra, bütünüyle Ordu ilinin ve Gölköy ilçesinin özel operasyon alanı haline getirilmesi, faşist saldırıların organize oluşu ve kitle pasifikasyon yöntemlerinin hakim kılınması karşısında geliştirilmeye çalışılan tutum,  Aybastı ve Çamaş’ın da dahil edilmesiyle anlatılıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSon olarak da darbe sonrasında açığa çıkan tereddütsüz direnme eğilimi ve çabası örnekleriyle ortaya konulurken, bütün bu sürecin halk üzerinde bıraktığı siyasal etki aktarılıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGölköy’ün Devrimci Yolu, olanı, olmayanı, hevesleri, yanılgıları ve yenilgileriyle bir hatırlama çabası ve görece dar bir alan üzerinden bir ülke tasviri…\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248741757173,"sku":"9786052604335","price":266.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-gdy.jpg?v=1781039471"},{"product_id":"turkiyede-sag-ve-solun-olusumu-ve-1975-80-sivil-ic-savasi","title":"TÜRKİYE’DE SAĞ ve SOLUN OLUŞUMU VE 1975-80 “SİVİL” İÇ SAVAŞI","description":"\u003cdiv\u003eTürkiye’de sağ ve sol belirgin olarak 1950’ler sonrasında oluştu. Bu oluşum süreci aynı zamanda “Soğuk Savaş”ın en etkili sürdüğü yıllara denk geldi. 1980’e kadar sonraki 30 yıl boyunca da ülke siyaseti soğuk savaşın izlerini çok derinden hissetti.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu kitap Osmanlı’daki modernleşme ataklarından başlayarak ve esas olarak 1950’ler sonrası sağın ve solun oluşum süreçlerini incelikle ele alıyor. Aktörlerin ideolojik politik gelişim evrelerini, ayrışmaları, yeniden biçimlenişleri analiz ediyor. Bu ilk oluşumların zirve noktası 1975-80 dönemidir. Bu dönem bugüne kadarki gelişmeleri çok derinden etkilemesine rağmen daima gölgede bırakılan bir dönem oldu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e1975-1980 arası, toplumun her kesimini, coğrafyanın her köşesini kapsayan yaygın çatışma ortamı ile Türkiye için özel bir dönemdir. Bu çatışmalar son derece etkili sonuçlar da yaratmış, sağ cenahın muharip aktörünü dünyanın en güçlü, en kitlesel faşist hareketlerinden biri haline getirirken, sol cenahta da son derece kitlesel bir radikal silahlı sol hareket ortaya çıkarmıştır. Bu çatışma ortamının sonu ise, Türkiye’nin siyasi hayatını kökten değiştiren, etkisi bugün bile derin şekilde hissedilen bir askeri darbe ile geldi.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eAskeri darbenin etkileri öyle etkili oldu ki bütün dikkatler oraya odaklandı, onu ortaya çıkaran ortamın kendisi ikinci plana düştü. Bugün bile bu olayların ne olduğu, neyin ürünü olarak ortaya çıktığı, nasıl bir gelişim seyri izlediği vb. konusunda bir iki istisna dışında bir anlatım bulunmuyor. Olayların değerlendirmesi konusunda da fikirler birbirinden radikal şekilde ayrışıyor. Kimileri bu olayları anarşi ve terör olarak görmeye meyilli iken, kimilerine göre bunlar sağ-sol çatışmasıydı. Kimilerine göre ise o dönemde Türkiye’de bir iç savaş yaşandı.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu kitap bu yıllarda Türkiye‘de bir iç savaş yaşandığı tezini gerekçelendirmeye, aktörleri, nedenleri ve dinamikleri ile sürecin genel bir resmini çizmeye çalışıyor. Fakat bu iç savaşın, alışılmış örneklerin dışında “sivil” bir karakter taşıdığını ileri sürüyor ve bütün bunların gerisinde de iç politikanın soğuk savaşlaştırılmasının yattığını göstermeye çalışıyor.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248741986549,"sku":"9786052604304","price":560.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-tsso.webp?v=1781039476"},{"product_id":"fidel-castro-cocukken","title":"Fidel Castro Çocukken","description":"Küba’ya ve çocukluğa dair hiçbir şey, özgürce uçan ve baharın gelişini haber veren Ateş Böcekleri kadar özel değildir. Çocukların sahip olduğu özgürlük ve bir şeyler yapma isteği, bilgi ve eğitimle güçlenir. Fidel’in çocukluğu da böyleydi; o, bilgi edinmenin ve faydalı olmanın gerçek mutluluğu getirdiğini keşfetti. Her gün iyi bir şey yapmanın önemini anladı. İşte bu yüzden Fidel, hiçbir zaman çocuk ruhunu kaybetmedi ve hep çocukların yanında oldu.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248742019317,"sku":"9786052604298","price":192.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/on-kapak-fkc-scaled.jpg?v=1781039476"},{"product_id":"fidel-castro","title":"Fidel Castro","description":"Fidel, kendisiyle yapılan uzun bir söyleşide şunları söylemişti: “(...) Benim devrimciliğim doğuştan değil elbette; fakat hep haksızlıklarla savaşan biri oldum. (...) Adalete, ahlaka ve eşitliğe olan bağlılığımsa zaman içerisinde derinleşti. Tüm bunlar, tartışmasız savaşçı bir mizaca ek olarak, politik ve devrimci görevlerim üzerinde güçlü bir etki yaratmış olmalı.” Başkumandan Fidel Kastro’nun yaşamından çeşitli bölümleri yansıtan bu küçük koleksiyonu hazırladık. Anhel Velazko, metinleri yazdı ve koleksiyonu düzenledi. Genciyle, yaşlısıyla Küba Sanatçılar Kolektifi üyeleri de çizimleri gerçekleştirdiler. Bu koleksiyonda okuyacağınız kısa öyküler Fidel’in gerçek yaşamından alınmadır. Kitaptaki bölümlerin çizgileri doğal olarak birbirinden farklı. Ama her biri tek bir bütünün ayrı birer tamamlayıcısı ve ortak bir konuda birleşiyorlar. O da, Küba’nın devrimci önderinin doğuştan bir savaşçı olduğunu anlatmaları. Farklı kuşakların sanatçıları yapıtlarıyla Fidel’e, günümüzün kültürel dokusuna gereksinim duyduğu o mücadeleci ruhu katmanın bilinciyle birer selam gönderiyorlar. Gençlerle, 17 Kasım 2005 günü yaptığı söyleşide şöyle demişti Başkumandan: “Beni çocukluğumdan bu yana her zaman ve hâlâ bir savaşçı olarak ayakta, dik tutan yaşama minnettarım; hâlâ öyle, çünkü henüz fikirlerim tükenmedi!”","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248742248693,"sku":"9786052604281","price":192.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/on-kapak-fk-scaled.webp?v=1781039480"},{"product_id":"orta-doguda-isciler-ve-sendikal-hareket","title":"Orta Doğu’da İşçiler ve Sendikal Hareket","description":"\u003cp\u003e“Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir’ ve Arap halkları istisna değildir.” \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYaklaşık 150 yıllık bir zaman dilimini ve iki kıtaya yayılan geniş bir coğrafyayı anlatan bu kitap Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerindeki işçilerin ve sendikal hareketin durumunu inceliyor. Bölgenin tarihini jeopolitik gelişmeler, savaşlar, siyasetçiler, anayasalar veya uluslararası anlaşmalar üzerinden okumuş olabilirsiniz. Bu kez, Arap Dünyası’nı grevler, iş kanunları, sendika liderleri veya sıradan işçilerin deneyimleri üzerinden anlatan bir kitapla karşı karşıyasınız. Türkiye ve Arap Dünyası arasındaki tarihi, kültürel, siyasi ve ekonomik bağlar sürekli konuşulsa da bölgedeki işçi hareketleri hakkında bilgi oldukça sınırlıdır. Kitabın amacı bu konudaki şaşırtıcı benzerlikleri aktarmak ve ilham vermektir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e“Tunus’ta sendikalar ülkenin bağımsızlığında ve demokratikleşmesinde kilit bir rol oynadılar. Böylece Nobel Barış Ödülü’nü kazandılar. Mısır’da devlet kontrolündeki sendikaların gücüne rağmen bağımsız sendikaların grevleri Arap Baharı’nın habercisi oldu. Filistin’de sendikalar önce İngiliz Mandasına sonra İsrail’e karşı verilen ulusal mücadelenin önemli bir aktörü oldular. Lübnan sendikaları, farklı mezhep ve etnik kökenlerden işçileri bir araya getirerek ülkede önemli bir istisna oluşturdu. Sendikaların tarihsel konumu Suriye Savaşı’nı ve bölgenin geleceğini anlamak için önemli ipuçları vermektedir. Cezayir’de demokratikleşme ve laiklik tartışmalarını, Irak’ta işgalleri ve yeniden inşa süreçlerini, Körfez sermayesinin dönüşümünü veya mültecilerin koşullarını yorumlayabilmek için sendikaları ve işçi hareketlerini anlamak gerekir.”\u003c\/p\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248742674677,"sku":"9786052604250","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-osh.jpg?v=1781039488"},{"product_id":"mamaktan-mektuplar-1981-1987","title":"Mamak’tan Mektuplar 1981-1987","description":"“Her sayfasında, “Biz buradayız; hayattayız ve devam ediyoruz” diyor. Her an gözünüz üzerimizde de olsa, mizah dergisi çıkarırız tecrit hücresinde… Hücrenin penceresinden baka baka bir kavak ağacını yeşertiriz… Koğuşta “ayı oynatırız”! Plastik bir bidondan yapılmış kamerayla, hayalimizdeki filmi çekeriz. “Kukla tiyatrosu” oynatır eğleniriz. Sizin “eziyet olsun” diye okuttuğunuz Nutuk üzerinden haberleşiriz hücreden hücreye… Kırk küsur yıl sonra, kimi zaman, ne bileyim yağmurlu bir havanın hüznünü yaşatsa da, bize umuda dair uzun bir hikaye anlatıyor bu mektuplar. Ve direnişe dair bir hikaye… Çünkü direniş, bazen bir mektuptaki tebessümdür. Okuyanı da iyileştirir. O yüzden okunmaya değer.”   \u003cstrong\u003eAdnan Bostancıoğlu\u003c\/strong\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248742936821,"sku":"9786052604243","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mm.jpg?v=1781039493"},{"product_id":"darbeden-sonra-devrimci-yol-1980-1992","title":"Darbeden Sonra Devrimci Yol 1980-1992","description":"Devrimci mücadelenin 1970’li yıllarına dair pek çok anı yayımlandı. Yeni yeni de bütünsel değerlendirmeye yönelik kitaplar çıkmaya başladı. Bunlar artık bir külliyat oluşturmaya başladı ve 1970’li yıllara dair olgun değerlendirmeler yapılabilmesine olanak sağlayan bir tablo yarattı. 1980-85 yıllarına ilişkin ise az sayıda anı kitabı yayımlandı ve henüz bütünsel bir tablo oluşmadı. 1985 sonrası ise büyük ölçüde karanlıkta kalmış durumda.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248744050933,"sku":"9786052604168","price":532.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-2.webp?v=1781039516"},{"product_id":"1939-avrupa-sovyetler-birligi-turkiye","title":"1939 Avrupa, Sovyetler Birliği, Türkiye","description":"\u003cdiv\u003e29-30 Eylül 1938’de yapılan Münih Konferansı’ndan itibaren her şey savaşın kaçınılmazlığını gösteriyordu. Britanya’nın faşist Almanya’yı “yatıştırma” siyaseti gerçekte istedikleri her şeyi verip canavarı Sovyetler Birliği’nin üzerine salma projesiydi. Dünya felakete doğru koşarak giderken siyasi sorumluluk esas itibariyle bu iki ülkenin omuzlarındaydı; Britanya hükümetinin kuyruğuna takılı Fransa ve savaşa giden yolu adeta kolaylaştırmak için çabalayan Polonya da onlara katılıyordu. Herkes tehlikenin farkındaydı ve herkes pozisyon alıyordu; Orta Avrupa’nın askeri olarak da en güçlü ülkelerinden olan Çekoslovakya, Britanya ve Fransa’nın kışkırtması ve onayıyla nazi çizmeleri altında ezilirken Romanya ve Macaristan doğrudan doğruya faşist saflara hicret etmişti, Yugoslavya ve Yunanistan iç savaşa koşuyordu, Bulgaristan toprak kazanma peşindeydi, Baltık ülkeleri Kızıl Ordu tarafından işgalin eşiğindeydi.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eTürkiye, daha İstiklal Savaşı günlerinden beri Sovyetler Birliği’nin yakın dostuydu ve görünürde öyle kalmaya kararlıydı. Atatürk’ün ölümünün ardından iç siyasetteki dalgalanma henüz dış siyasete tam anlamıyla yansımamıştı. Avrupa başkentlerinden Moskova’ya kadar herkes Türkiye’nin Sovyetler Birliği’nin müttefiki olarak kalacağına emin görünüyordu, ancak Ankara, kaçınılmaz savaşın kısa süreceği ve muhakkak İngiltere ve Fransa’nın zaferiyle biteceğini düşünüyordu.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHazal Yalın yeni eserinde savaşın ufukta olduğu 1939 yılında, Avrupa, Sovyetler Birliği ve Türkiye ilişkilerini mercek altına alıyor. Dünya savaşa giderken Türkiye’nin ve diğer hükümetlerin siyasi manevralarını tüm ayrıntılarıyla gözler önüne sererek dönemin atmosferini ve aktörlerin siyasi tutumlarını nesnel bir yaklaşımla değerlendiriyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e1939: Avrupa, Sovyetler Birliği, Türkiye, hem bir devam kitabı hem de önemli yeni tezler içeriyor. Yazarın 1945: Türkiye-SSCB İlişkileri adlı kitabı, savaşın son dönemine ait belgeler ışığında, Türkiye’nin bağımsızlıkçı siyasetten vazgeçerek sonunda NATO üyeliğine varan sürecin Batı’nın zoruyla değil, aksine Türkiye’nin isteğiyle gerçekleştiğini ortaya koyuyordu. 1939: Avrupa, Sovyetler Birliği, Türkiye ise bu sürecin tetiklendiği tarihi kesiti inceliyor ve temel tezi belgelere dayanarak formüle ediliyor: Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve tek eksen kayması aslında savaş öncesinde, daha 1939’da gerçekleşmiştir.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKitapta 1939 yılına ilişkin çok sayıda Sovyet belgesinden başka Türkiye ve İngiltere belgeleri de ele alınıyor. Eser, kapsamlı tarih anlatısından ve ortaya koyduğu tezlerden başka ek bölümdeki belgelerle de tarihçiler ve siyaset bilimciler için olduğu gibi tarih okuru için de ilgiyle okunacak bir kitap olma özelliği taşıyor.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248744673525,"sku":"9786052604120","price":875.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-2_d96fd52b-af21-43a2-8240-6454838b23ff.jpg?v=1781039525"},{"product_id":"muebbet-hucresinde-dusunmek","title":"Müebbet Hücresinde Düşünmek","description":"\u003cdiv\u003eDaha on sekiz yaşında mutlak sıfır noktasının altında kuantum fiziği hakkında konuşabilecek kaç kişi tanırsınız? Hadi tanırsınız diyelim; peki ya, daha bu konuda bilimsel teoriler bile değil ancak ilk varsayımların ortaya konulduğu bir çağda, daha 1980’lerin sonunda kuantların aslında bildiğimiz anlamda madde parçacıkları değil enerji biçimleri olduğu hakkında fikir yürütebilecek kimse tanıdınız mı hiç?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSiz de okuyunca bu kitaptaki düşüncelere katılır ya da katılmayabilirsiniz ama o satırlarda ölmeye mahkûm edilmiş zekâ pırıltısını, ele alınan konulardaki derinliği görmemeniz mümkün değil.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBöyle bir aklın yok edilmekte oluşu, onun şizofreniye itilmiş olması (resmi rapordur bu) sadece bizlerin, yani Kemal’i tanıyanların değil, hepimizin trajedisi olmalı.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBu ülkede ne çok acılar yaşandı! İşkenceler, hapisler, ölümler… Kemal hepsini biz bugün dışarıdakilerden daha ağır yaşadı ve halen de yaşıyor; ölene kadar infaz!\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eOnun hücre duvarlarını aşmasına ve kalan ömründe dışarıyla ilgili düşler görebilmesine yardımcı olur mu bu küçük kitap?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSadece umut ediyoruz.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248752963829,"sku":"9786052604083","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mh.jpg?v=1781039761"},{"product_id":"devrimci-yol-hareketi","title":"Devrimci Yol Hareketi","description":"Devrimci Yol’la ilgili pek çok anı, nehir söyleşi, kasaba\/kent\/\/bölgesel sözlü tarih anlatıları yayımlandı. Fakat hiçbiri, hareketin bütününü kapsayan bir analitik değerlendirme yapmaya girişmedi. Belki nedeni, bütünün yeterince görülebilir olmamasıydı. Ancak yıllar içinde oluşan külliyatla bütünsel tablonun önemli bir kısmı aydınlanmaya başladı.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248753881333,"sku":"9786052604038","price":532.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-4.jpg?v=1781039773"},{"product_id":"diyarbakirda-devrimci-mucadele-1976-86","title":"Diyarbakır’da Devrimci Mücadele 1976-86","description":"Bu kitap, Türkiye ve Kürdistan devrimci süreçlerinin önemli bir tarih kavşağında iki tarihi kesiştirme imkanına sahip bir şehirde, açık faşizmin azgın saldırganlığı altında yürüttüğümüz devrimci yeraltı mücadelesinden hatırladıklarımızla oluşturuldu. Yapabildiklerimizin onurunu, yapamadıklarımızın sorumluluğunu omuzlamak ve yitirdiğimiz yoldaşlarımızın büyük hatırasıyla birlikte gelecek kuşaklara aktarmak için…","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248753979637,"sku":"9786052604021","price":364.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-3_016b7afb-9a1c-41b3-8bbc-295db4ee29b9.jpg?v=1781039775"},{"product_id":"eylul-karanligindan","title":"Eylül Karanlığından","description":"“Ressam-yazar Alime Mitap’ın 12 Eylül tanıklıklarını görselliğin olanaklarıyla dillendirdiği resimlerinde bu onurlu direnişi sessiz haykırışlar halinde, yüreğimizin derinliklerinde duyumsuyoruz…","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248754766069,"sku":"9786052603987","price":301.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-1_db2ec566-a545-4e8e-95a4-3e5eb986fc0f.jpg?v=1781039784"},{"product_id":"mamak-gunlugu-1980-1989","title":"Mamak Günlüğü 1980-1989","description":"Mamak Askeri Cezaevi, Ankara Emniyet’indeki DAL’la birlikte 12 Eylül döneminin ilk iki işkence laboratuvarından biridir. Birbirini tamamlayan bu iki laboratuvar 12 Eylül dönemine damga vurmuştur. İşkencenin son derece sistematikleştirildiği bu kurumlardaki uygulamalar, sonraki dönemlerde başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere, yurt çapındaki tüm işkence merkezlerinde gündeme getirildiler. Bu iki kurumun ana aktörleri de sonraki yıllarda ordu, polis ve MİT’in önde gelen isimleri arasında yerlerini aldılar.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248756273397,"sku":"9786052603901","price":462.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mg.jpg?v=1781039810"},{"product_id":"turkiyede-kadinlarin-secim-hakki-hakk-i-intihab-mucadelesi-1908-1935","title":"Türkiye’de Kadınların Seçim Hakkı (Hakk-ı İntihâb) Mücadelesi 1908-1935","description":"Türkiye’de kadınlar 1934 yılı sonunda seçme ve seçilme hakkını kazandılar. Bu hak Cumhuriyet döneminde, eğitim, din, hukuk ve yaşamın diğer alanlarında yapılan reformların bir parçasıydı. Bu reformlar sayesinde kadınlar eğitimin her düzeyine katılabilme, iş yaşamının her alanında yer alabilme, sanat ve kültür hayatına katılabilme, giyim kuşamda, aile yaşamında, kişi ve miras hukukunda dini gericiliğin zincirlerini kırabilme imkanlarına kavuştular.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248756404469,"sku":"9786052603895","price":315.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-tksh.jpg?v=1781039813"},{"product_id":"yasathak-aslan-bir-uzun-yol-turkusu","title":"Yaşathak Aslan Bir Uzun Yol Türküsü","description":"Bu kitap, bir devrimcinin kendini gerçekleştirmesine dair bir yolculuk öyküsü ve bir kişisel anlatı. 1950’li yılların Artvin’inden 2022 yılının İsviçre’sine uzanıyor. Bu uzun yolculukta duraklar, kavşaklar, çatallanmış yollar, yalnızlıklar, terk ediş ve terk edilişler var.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248762237173,"sku":"9786052603710","price":262.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-yasathak-1.jpg?v=1781039861"},{"product_id":"yoldasca-diyaloglar","title":"Yoldaşça Diyaloglar","description":"\u003cdiv\u003e78 kuşağı neden şoka sokan ve şoka sokulan kuşak oldu?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Türkiye’de muhalefetin amiral gemisi kadın hareketi,\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Harama karşı mücadele farzken, siyasal İslam’da haramın kendisi niye tarz oldu?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Sınıf indirgemeciliğinin muhalefete zararları,\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Bugün Türkiye’de neden Dimitrov’un Faşizme Karşı Birleşik Cephesi’nden daha çok imkânlara sahibiz?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Toplumda kopuş nerede ve ne şekilde olacak?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Karanlık dönemden çıkış için sade, asgari bir program,\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Solda fikri standartlaşma ve zararları,\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Siyasal İslamcılara kavalyelik yapan “aydınlar”,\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e-Bunların yaptıklarına göre biz ne yapacağız?\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e***\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e12 Eylül sonrası en çok ihtiyacımız olanın “Yoldaşlık” olduğunu bilen iki arkadaş, “Diyaloglar” serisinin dördüncü kitabında yukarıdaki başlıklarda ve birçok konuda hararetle tartışıyorlar. Sadece kendi aralarında değil, okuru da aralarına alarak ve tartışmayı “çoklu” hale getirerek…\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eOnlar, ülkede karanlığın derinleşmesiyle şafağın da çok yaklaştığını bıkmadan, gerekçeleriyle, gençliklerindeki kadar hayatseverlikle anlatıyorlar ve okurlara şöyle sesleniyorlar:\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e“Düşüncelerimizde rastladığınızda inadımıza\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eHiç ihmal etmeyin\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGötürüp verin inadımızı\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eVardiyalardaki işçilere.”\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248763121909,"sku":"9786052603680","price":231.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-yd-1.png?v=1781039875"},{"product_id":"dersimde-yok-edilisin-insasi-i-yalanin-mimari-kirk-parcali-aynada-baytar-nuri-suretleri","title":"Dersim’de Yok Edilişin İnşası – I Yalanın Mimarı - Kırk Parçalı Aynada Baytar Nuri Suretleri","description":"\u003cdiv\u003eÇevresinden yüzyıllarca izole yaşayan Dersim’in oluşturduğu gizem, denebilir ki son yüz yıllık zaman diliminin en yoğun ilgi odaklarından birisi olmuştur.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÖzellikle son kırk yıllık zaman diliminde başta siyasi alan olmak üzere popüler ve akademik tarih tartışmalarının kayda değer bir bölümünde gittikçe ısınarak\/ısıtılarak gündem olmaya devam etmiştir. Bugün, Dersim’e dair güncel siyasi konularda bile tartışmanın çoğu kez Dersim 1937\/38’e bağlanıyor olması, o dönemde yaşananların en azından ana kodlarının bilinmesini zorunlu kılmaktadır.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eTürk ve Kürt (resmi) tarihçi ve siyasetçilerin Dersim 1937\/38’e yönelik bilgi kaynaklarının aynı olduğunu söylemek şaşırtıcı olsa da yanlış olmayacaktır. Ne yazık ki günümüzde resmi ideolojilerin eksenindeki tarihçi, akademisyen, aydın, sanatçı ve siyasetçinin Dersim’e dair ezberlenmiş tezlerinin önemli bir kısmı gerçek dışı bilgilerden oluşmaktadır.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eOluşan bu ezberin başat referansı -yazdığı iki kitapla- Baytar Nuri’dir. Öyle ki bu referans, galat-ı meşhur, yani doğru bilinen yanlışlar dizgesi üzerinden bir “sentetik Dersim ezberi”ne neden olmuş, gün geçtikçe derinleşip genişleyen bilgi kirliliği havzası oluşturmuştur.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e“Yalanın Mimarı”nda, tarih yazımı ve “38”in ayrıntılı sunumu amaçlanmasa da, Dersim etnik kimliğinin ve “38”in kodları verilmeye çalışılmıştır. Dersim’in otantik yapısı ve diğer toplumlarla olan tarihsel ilişkileri üzerindeki örtü aralanarak, Baytar Nuri’nin referansıyla beslenen “Dersim ezberi”nin toplumsal, siyasal, kültürel alanlardaki yıkıcılığına ve Baytar Nuri’nin “Kim?”liğine dikkat çekilmek istenmiştir.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248765579509,"sku":"9786052603505","price":462.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ym.png?v=1781039922"},{"product_id":"oyle-mi-alay-komutani-sinif-hareketiyle-ic-ice-bir-omur","title":"Öyle mi Alay Komutanı! - Sınıf Hareketiyle İç İçe Bir Ömür","description":"Kitap 1970’lerden 2021’e kadar Türkiye sendikal sürecini, özellikle de 1980 sonrası yeni sendikal hareketlerin gelişimini, siyasal gelişmeler ışığında ele alıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248766857461,"sku":"9786052603291","price":448.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/arka-kapak-oak.jpg?v=1781039948"},{"product_id":"yonetim-bizde-mulkiyet-bizde-paris-komununden-gunumuze-isci-denetimi","title":"Yönetim Bizde Mülkiyet Bizde - Paris Komünü’nden Günümüze İşçi Denetimi","description":"Sanayi çağı ile birlikte ücretliler sendikalarda örgütlendiler, grevlerle mücadele ettiler ve hatta üretimi patronlar olmadan kontrol etmeyi amaçlayan çeşitli özyönetim kurumları yaratarak kapitalist sistemin temel dayanaklarına meydan okuyacak kadar ileri gittiler.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248767447285,"sku":"9786052603208","price":577.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ybmb.jpg?v=1781039959"},{"product_id":"gecmisten-gelecege-kivilcimliyi-anlamak","title":"Geçmişten Geleceğe Kıvılcımlı’yı Anlamak","description":"Türkiye Sosyalist Hareketi’nin en önemli düşünce ve eylem insanlarından Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın 50 ölüm yıldönümü, onun siyasal mücadele tarihinin, Marksist teorinin geliştirilmesi yönünde yürüttüğü teorik çalışmaların daha fazla görünür hale geldiği bir zaman kesiti.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248767774965,"sku":"9786052603260","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-ggka.jpg?v=1781039969"},{"product_id":"olum-ne-yana-duser-usta-diyarbakir-suruc-ankara-katliamlari","title":"Ölüm Ne Yana Düşer Usta Diyarbakır, Suruç, Ankara Katliamları","description":"\u003cdiv\u003e10 Ekim 2015 Cumartesi günü, mevsime inat, güneşli bir gündü. Kitlelerin Ankara Garı’na aktığı kalabalık, coşkulu, heyecanlı, sevinçli bir gün…\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248768364789,"sku":"9786052603239","price":455.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-onydu.jpg?v=1781039970"},{"product_id":"anti-fasizmin-estetigi-1945-sonrasi-italyan-sinemasinda-fasizm-elestirisi","title":"Anti-Faşizmin Estetiği - 1945 Sonrası İtalyan Sinemasında Faşizm Eleştirisi","description":"\u003cdiv\u003eSinema modernizmin en özgürlükçü buluşlarından biri olarak, kimsenin kimseyi ezmediği bir dünya hasretinin, tekniğin imkânlarıyla gönüllere taht kurmasını sağlayabilir. Bu tahtın bahtını yapmak için, kökenlerini Griffith’in tek bir görüşü hiçbir şekilde sorgulamaksızın kabul ettirmeye dayalı estetik anlayışından alan Hollywood'un klasik anlatı sinemasının alışkanlıklardan kopuş gerekir. Bu kopuş sanat ve estetik hakkında ilkçağlardan itibaren süregiden “güzel”, “gerçek”, “iyi” kavramlarına dair bir bakış açısı yaratmakla başlar.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eSinemada faşizm eleştirisinin estetik politikası üzerine bir çalışma yapabilmek için; estetiğin felsefi ve ideolojik gelişimine, anti-faşist mücadelelerin tarihine, sinemada anti-faşist ve özgürlükçü film biçimi arayışlarının geçmişine, faşizmin emperyalist yayılmacılığının damgasını\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003evurduğu 1930'ların sonunda Georg Lukács ile Ernst Bloch arasında başlayıp Walter Benjamin ve Bertolt Brecht'in de dâhil olduğu gerçekçilik tartışmalarına, Vertov’un manifestosuna, egemen film biçimlerine ve burjuva ideolojisine en ileri noktadan saldıran Godard’ın film biçimine bakılarak yol alınmalıdır. Bu yolun güzergâhı içinde şekillenen film analiz yöntemi ile 1945\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003esonrası İtalya’da faşizmle yüzleşen filmleri ele alan bu çalışma, izleyiciyi özgürleştiren ve bir özne olarak sorumluluk almaya teşvik eden sinema kuramlarına katkıda bulunmayı hedefliyor. Günümüzde binlerce film, kitap, sanat ürünü arasında kaybolanlar için bir filmi okumak ya da\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eyaşadığı dünyayı anlamak giderek zorlaşırken, bu filmler ve analizler, sadece sinema, faşizm ve anti-faşist mücadeleler hakkında önemli fikirler, felsefeler, imgeler yaratmış olmakla kalmaz; sınıfsız, sınırsız, özgür bir dünya düşü uğruna mücadele edenlerin referans alabileceği özgürleştirici bir estetik politika için de çerçeve yaratır.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248769478901,"sku":"9786052603130","price":280.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1911-anti-fasizmin-estetigi-1945-sonrasi-italyan-sinemasinda-fasizm-elestirisi.jpg?v=1781039993"},{"product_id":"marksizmin-doguya-acilisi-somurgecilik-savas-devrim","title":"Marksizmin Doğu'ya Açılışı - Sömürgecilik, Savaş, Devrim","description":"Marx da sömürgeci aydınlar gibi batı-merkezci miydi? Hindistan yazılarında ortaya konan görüşleri nasıl yorumlamak gerekiyor? Sömürgecilikle Avrupa Sosyal Demokrasisinin nasıl bir ilişkisi vardı? Lenin’in Marx yorumunu ayırt edici kılan faktörler neler? Bir zamanlar “tarihsiz halklar” olarak nitelenen çevre ülke halkları nasıl bir evrimle dünya proletaryasının öncü gücüne dönüştü?","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248771969269,"sku":"9786052603062","price":406.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-mda.jpg?v=1781040050"},{"product_id":"rusya-cokus-yukselis-ve-dinamikler","title":"Rusya - Çöküş, Yükseliş ve Dinamikler","description":"... Sovyetler Birliği ve mirasçısı olarak Rusya Federasyonu’na dair sorulması gereken, yanıt bekleyen hâlâ çok fazla soru var. Hazal Yalın, elinizdeki bu kitapta, bütün bu sorulara dikkat çekici yanıtlar ortaya koyuyor. İnsanlığın ‘alternatif ’ arayışının öznesi olmuş bir yapıyı etkileyen iç ve dış faktörleri yeniden ele alıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248771903733,"sku":"9786052603017","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1883-rusya-cokus-yukselis-ve-dinamikler.jpg?v=1781040048"},{"product_id":"teskilatin-en-afilisi-veli-eskiili-kitabi","title":"Teşkilatın En Afilisi - Veli Eskiili Kitabı","description":"Bu çalışma zor zamanların umut yolculuklarına dairdir. Yol açanlara ve kendileri bizzat yol olanlara… Maratonları sanki yüz metreymişçesine, rüzgarla yarışır gibi koşanlara dairdir biraz.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248772657397,"sku":"9786052603086","price":203.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1870-teskilatin-en-afilisi-veli-eskiili-kitabi.jpg?v=1781040057"},{"product_id":"bir-sira-neferi-abdullah-aydin","title":"Bir Sıra Neferi: Abdullah Aydın","description":"\u003cdiv\u003eKarl Marx “İnsan tarihin öznesidir, değişir değiştirir.” diyor. Son yıllarda, özne olan, değişen ve değiştiren insanın aynı zamanda şahitliğine de çokça başvurulmaya başlandı. Pek çok çalışmayla kişisel tarihler üzerinden toplumsal tarihimizin de izi sürülüyor. Siyasal toplumsal dönüşümler, mücadeleler, darbe süreçleri, katliamlar, isyanlar muhataplarıyla, özneleriyle\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003ekonuşulunca çok daha iyi anlaşılıyor. Nehir söyleşiler bu açıdan iyi bir olanak.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eBir Sıra Neferi Abdullah Aydın bu bakış açısıyla hazırlanan kitaplardan. Abdullah Aydın’ın 1944 yılında Artvin’in Yukarımaden köyünde başlayan yaşam öyküsünde aynı zamanda Artvin’in 1945 sonrasına dair pek çok şey buluyoruz. Demokrat Parti’nin yarattığı iklimin ve 27 Mart Darbesi’nin toplumsal hayattaki etkilerini bir de Abdullah Aydın’ın anlatımlarıyla\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003egözlemliyoruz. Aydın, 1960’ların Ankara’sına; gençlik hareketinin mayalandığı yıllara; 68 devrimci hareketine; o yılların kültür-sanat, edebiyat dünyasına; 12 Mart ve sonrasına, yükselen devrimci harekete ve 12 Eylül yıllarına ilişkin pek çok şey anlatıyor. TÖS, TÖBDER, Eğit-Sen ve Eğitim Sen’le süren eğitim emekçilerinin mücadelesine dair de birinci derece\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003ekaynak niteliğinde anlatımlar okuyoruz. Halkevlerinin 1980 öncesine ve 1980 sonrasındaki yeniden kuruluş sürecine dair bilgilere erişiyoruz. Elbette 90’lı yılların mücadeleleri, 2000’li yıllar ve günümüz de ele alınıyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eAbdullah Aydın, insanlığın eşitlik, özgürlük düşünü kurmaktan hiç vazgeçmemiş, aynı zamanda mütevazı, kibar, saygılı bir insan olarak gönüllerde yer etmiş. Bunlarla birlikte neşesini ve coşkusunu hiç kaybetmemiş. Genç bir devrimcinin coşkusunu, öğrenme merakını hep korumuş ama önde durmanın da hep hakkını vermiş. En önemlisi hiçbir zaman “büyük küçük” diye ayırmadan her işi yapmış, aldığı her sorumluluğu yerine getirmiş. Kitabın adı bu yüzden “Bir Sıra Neferi” olarak koyulmuş.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eGörüyoruz ki Abdullah Aydın iyi bir devrimci, iyi bir mücadele arkadaşı, iyi bir dost, iyi bir eş, iyi bir dede olmayı başarmış. Kitabın başından sonuna kadar eksilmeyen umudu görüyoruz. Aynı zamanda eşitliğe, özgürlüğe, barışa, kardeşliğe olan inancı…\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248772755701,"sku":"9786052603024","price":224.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1866-bir-sira-neferi-abdullah-aydin.jpg?v=1781040058"},{"product_id":"feminist-okumalar-cumhuriyetten-gunumuze-edebiyatta-cinsellik-ve-erotizm","title":"Feminist Okumalar Cumhuriyet’ten Günümüze Edebiyatta Cinsellik ve Erotizm","description":"Feminist Okumalar\/Cumhuriyet’ten Günümüze Edebiyatta Cinsellik ve Erotizm, tarihsel, felsefi ve psikanalitik bağlamlarıyla metinleri irdeliyor, queer\/feminist yönteme ve araştırmaya yüzünü dönen, edebiyat tarihimize bu bağlamda eşitlikçi yaklaşan yanıyla özel bir tartışma yürütüyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248773181685,"sku":"9786052603048","price":420.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1845-feminist-okumalar-cumhuriyetten-gunumuze-edebiyatta-cinsellik-ve-erotizm.webp?v=1781040069"},{"product_id":"direnis-gunlugu-gerzede-bir-doga-mucadelesi","title":"Direniş Günlüğü - Gerze’de Bir Doğa Mücadelesi","description":"‘Direniş Günlüğü - Gerze’de Bir Doğa Mücadelesi’ kitabında Sinop Gerze’de yapılması planlanan termik santrala karşı verilen mücadele anlatılıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248773214453,"sku":"9786052603031","price":308.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1854-direnis-gunlugu-gerzede-bir-doga-mucadelesi.jpg?v=1781040069"},{"product_id":"muzikte-sinemada-ve-edebiyatta-2000-sonrasi-arabesk-yeniden","title":"Müzikte, Sinemada ve Edebiyatta 2000 Sonrası Arabesk Yeniden","description":"Arabesk Yeniden, teoride rafa kaldırılmış gibi görünen ancak hayatımızda kanlı canlı yaşayan arabesk olgusunun izini sürerek konuya siyasal, kültürel yanıtlar arıyor; arabeskin hangi formlarda ve nasıl yeniden yükselen bir değer haline geldiğini, gündelik hayata ve sanata nasıl sızdığını tartışarak konuya ilişkin refleks oluşturabilmeyi hedefliyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248776818933,"sku":"9786052602676","price":269.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/arabesk-site.jpg?v=1781040143"},{"product_id":"unutup-gitmeden","title":"Unutup Gitmeden","description":"Yaşamını sanatla yoğurarak biçimlendirmiş bir yazar ve çizer Ayla Çınaroğlu. Unutup Gitmeden Çınaroğlu’nun hafıza yoklayışı, hatırladıklarının öyküsü. Çınaroğlu yaşam yolculuğuna, başka hayatları ve tanıklık ettiği çalkantılı dönemlerin izlerini ekliyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248777146613,"sku":"9786052602553","price":217.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1714-unutup-gitmeden.jpg?v=1781040149"},{"product_id":"yakin-donem-turk-basin-tarih","title":"Yakın Dönem Türk Basın Tarih","description":"Usta Gazeteci Yazar Hıfzı Topuz ve Recep Yaşar, “Yakın Dönem Türk Basın Tarihi’ adlı çalışmalarıyla basın dünyasında son dönemde yaşananları kitaplaştırdı.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248777605365,"sku":"9786052602522","price":402.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1832-yakin-donem-turk-basin-tarihi-guncellenmis-2-baski.webp?v=1781040157"},{"product_id":"yasakli-bolge-1870-1984-dersim","title":"Yasaklı Bölge 1870-1984 Dersim","description":"Kızılbaş inancı ile birlikte heterojen toplumsal yapısı, etnik Kırmanç kimliği ve sosyal sistemi “Kanunê Kımanciye” (Kırmanciye Kanunu) ile yönetilen Desim (ya da “sonraki adıyla” Dersim ve “şimdiki resmi adıyla” Tunceli), yüzyıllardır farklı bir toplum olagelmiştir.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248778227957,"sku":"9786052602461","price":269.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/site-yb.jpg?v=1781040170"},{"product_id":"islam-sosyalizm-bolsevik-devrimi-ve-din","title":"İslam - Sosyalizm Bolşevik Devrimi ve Din","description":"Çalışma Sovyet devriminin Türkiyeli okur tarafından pek bilinmeyen bir yanını, Bolşeviklerin dini alandaki politikalarını ve bu politikaların Müslüman toplumlar üzerindeki etkilerini inceliyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248780062965,"sku":"9786052602355","price":420.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/islam-sosyalizm-site.jpg?v=1781040208"},{"product_id":"demokrat-parti-ve-laiklik","title":"Demokrat Parti ve Laiklik","description":"Aynur Demirli, Türkiye’nin Demokrat Parti yıllarına “Kahrolsun Komünizm! Yaşasın Din Hürriyeti!” başlığı ile ışık tutuyor. Başlıkta yer alan ilk tespit, yani “devlet politikası olarak antikomünizm”, CHP iktidarı ile Demokrat Parti dönemi arasındaki bir sürekliliği simgelemektedir. CHP, parlamenter rejime bir “ilk günah” işleyerek; solcu partileri, sendikaları, sosyalizmi yasaklayarak geçecektir.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248780030197,"sku":"9786052602225","price":262.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/demokrat-parti-ve-laik.jpg?v=1781040208"},{"product_id":"bir-uzun-yolculuk-bahadin-pohrekten-avrupaya-devrimci-mucadele","title":"Bir Uzun Yol'culuk - Bahadın-Pöhrek'ten Avrupa'ya Devrimci Mücadele","description":"\u003cdiv\u003e“Bir Uzun Yol’culuk” birkaç açıdan özgün bir kitap. Birincisi, olayların temel bölümü diğer siyasal anı kitaplarındaki gibi büyük şehirler ya da dağlarda değil, bir küçük kasaba ve bu kasabaya bağlı bir köyde yaşanıyor. Yazarın gençliğinde sağın ve MHP’nin kitlesel ve kadrosal gücünün en yoğun olduğu illerden biri olan Yozgat’ın küçük bir kasabasında, Bahadın’da (ve önceden Sorgun’un bir köyü olan Pöhrek’te) geçirdiği 1970’lerdeki gerilimli yıllardaki\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eantifaşist mücadele kitabın ana temasını oluşturuyor.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eKitabın asıl özgünlüğü ise yazarın bir sosyal-kültürel antropolog olarak bu küçük yörenin toplumsal genetiğini çözümleme çabası. Küçücük bir köyün, kasabanın dahi ne denli kozmopolit olduğunun, birçok kültürün iç içe yaşandığının canlı tanıklıklarını izliyoruz. Kıyımlardan saklanarak kurtulan Ermeni kız çocuklarının yaşamlarını bulacaksınız. Bu kişilerin (bugün artık iyice yaşlanmış olan) çocuklarıyla yapılan görüşmelerle, toplumsal hafızanın\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003ederinliklerine doğru adeta bir yolculuğa çıkacaksınız. Eserin bu sosyal antropolojik boyutu, ülkemizdeki siyasal anı kitapları içinde ilklerden birini, belki de ilkini oluşturuyor. \u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv\u003eÖte yandan kitabın sınırlı da olsa Avrupa’da siyasi mülteci olmanın zorlukları ve oradaki mücadeleye ilişkin bir kesit sunması ayrı bir zenginliktir. Yazar bu yaşananlara rağmen doğduğu topraklara sırtını dönmüyor ve 1990’lı yıllardan itibaren köyüne, kasabasına arkadaşlarıyla birlikte destek olmaya, oradaki yaşamı dönüştürme çabasına devam ediyor. Bu arkadaş topluluğunun ve yöre insanlarının bütünleşmesi, örnek alınacak derinlikte bir tablo ortaya koyuyor.  Eğer bu kitap böylesi saygıdeğer bir çabaya ve onun arka planındaki tarihe bir nebze de olsa dikkat çekmeyi başarırsa amacına fazlasıyla ulaşmış olacaktır.\u003c\/div\u003e","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248781537525,"sku":"9786052602256","price":301.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1482-bir-uzun-yolculuk-bahadin-pohrekten-avrupaya-devrimci-mucadele.jpg?v=1781040237"},{"product_id":"fenerbahce-sozlugu","title":"Fenerbahçe Sözlüğü","description":"“Aslında zaten taraftarlık baştan ayağa bir tür aşk fikri üzerine kuruludur. Kimi mahallenin en afili abisinden, kimi dayısından, kimi topla buluştuğu an vurulduğu bir futbolcudan devralır takım aşkını. Ve biliyoruz ki; aşk, sen ne yaparsan yap akıl, fikir, mantık filan tanımaz. ...","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248784519413,"sku":"9786052601884","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1361-fenerbahce-sozlugu.jpg?v=1781040292"},{"product_id":"yuregim-solmadan-malatya-dersim-elazig-erzincanda-devrimci-mucadele","title":"Yüreğim Sol'madan - Malatya, Dersim, Elazığ, Erzincan’da Devrimci Mücadele","description":"Kitap; 1975-85 arası Malatya, Erzincan, Elazığ ve Dersim bölgesindeki devrimci mücadeleyi birçok bilinmeyen yönüyle ele alıyor. Bölgenin önemli aktörleri ilk defa konuşuyor ve tüm bölge ilk defa boydan boya masaya yatırılıyor. Devrimci hareketin o gün merkezinde yer alan aktörler ise kendi perspektiflerinden karar alış süreçlerini yansıtıyor.","brand":"NotaBene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48248809455861,"sku":"9786052601938","price":420.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/files\/1287-yuregim-solmadan-malatya-dersim-elazig-erzincanda-devrimci-mucadele-2-baski.jpg?v=1781041079"}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0807\/8262\/2965\/collections\/notabene_ana_kalip_6.jpg?v=1782480769","url":"https:\/\/notabene.com.tr\/collections\/tarih.oembed?page=3","provider":"NotaBene Yayınları","version":"1.0","type":"link"}