• -30%

Saklı Rönesans Türkiye Sol Edebiyat Hareketleri İçin Bir Hat

₺24,00
₺16,80 30% kazanın
Vergi dahil

Yazar: M. Bülent Kılıç

Yayınevi: Nota Bene Yayınları

İlk Baskı Yılı: 2012

Sayfa Sayısı: 248

Adet

  • Üyelik Sözleşmesi Üyelik Sözleşmesi
  • Mesafeli Satış Sözlemesi Mesafeli Satış Sözlemesi
  • İade / İptal / Değişim İade / İptal / Değişim

Türkiye Sol Edebiyat Hareketleri İçin Bir Hat

Bu kitap, Türkiye'de 1954-1957 yılları arasında ortaya çıkan büyük kültürel yoğunlaşmanın, 1960'ların ortasında solla buluşması nedeniyle gerçekleşen kültürel-sanatsal sıçramayı ele alıyor. 1960'ların ikinci yarısında kısacık bir dönemde gözüküp, tanımlanma fırsatı bile bulamadan yok olan bu sıçramayı "Saklı Rönesans" diye adlandırıyor.

Çalışma, 1950'lerdeki, öznel eleştiriden nesnel eleştiriye geçiş sürecini inceleyerek başlasa da, odağına 1960'larda sol edebiyat hareketlerine biçim veren dergileri yerleştiriyor. 1964 yılında yayınlanan Doğuş Bildirisi ile başlayan, Devinim, Yordam ve Halkın Dostları dergileriyle devam eden sol sanat/edebiyat hareketleri mirasının, kesintilere uğratılan süreçlere karşın, 1980'lerin ikinci yarısındaki Edebiyat Dostları dergisiyle ve 1990'ların başındaki Sanat Hareketi ile birleşerek bir hat oluşturduğunu öne sürüyor.

1960-1970 dönemi edebiyat hareketleri ile ilgili ilk ve tek inceleme/araştırma kitabı olan Saklı Rönesans,1960'ların edebiyatını, dönemi sembolize eden iki ad olan Hüseyin Cöntürk ve İsmet Özelüzerinden okumaya çalışıyor. Aynı zamanda, 1960-1970döneminin genç şairlerinin, tespit edilip adlandırılamadan asimile olmuş, kaybedilmiş 'Genç 60 Şiiri' diye adlandırdığı bir şiir hareketi başlattıkları iddiasıyla geliyor.

Kitap, ikinci baskıya eklenen yeni metinlerle, hem "Saklı Rönesans"ı hazırlayan koşulları daha ayrıntılı olarak incelemiş oluyor hem de bütün bu bilgiler ışığında kültür-sanat pratiklerinin 1980'lerden günümüze kadarki macerasını bir ölçüde de olsa değerlendirme olanağı sunuyor. 1950'lerde başlayıp 1960'ların ikinci yarısında doruğa ulaşan yükseliş trendinin, 1980'le, özellikle de 1989 Evrensel Karşı-devrimi ile nasıl bir düşüş, dincileşme ve gericileşme trendine dönmüş olduğunu gözler önüne sermeyi deniyor.Elbette, bu karanlık ortamda atılması gereken adımların ipuçlarını da vererek...